8
GELİNLİK VE DEDEKTİF
8. BÖLÜM — YAKALANDIM
Sabah olduğunda neredeyse hiç uyumamıştım.
Gece boyunca aklımdan aynı düşünceler geçip durmuştu. Beni takip eden kişi kimdi? Defterlerimi kim almıştı ve en önemlisi, bunun Kont Victor Blackwood'la bir bağlantısı var mıydı?
Yataktan kalkıp çantamı hazırladım.
Tam kapıya yönelmiştim ki koridordan gelen sesleri duydum.
“Üst katı kontrol ettiniz mi?”
“Henüz değil.”
Bir başka adamın sesi duyuldu.
“Kont, onu bulmamızı özellikle söyledi. Bu kez gözünüzü üzerinden ayırmayın.”
Olduğum yerde kaldım.
Kont.
Victor Blackwood.
Beni bulmuşlardı.
Kapıya yaklaşıp sesleri dinledim. Ayak sesleri merdivenlerden yukarı çıkıyordu.
Odaya baktım.
Pencere, kapı ve küçük bir masa.
Kaçabileceğim başka bir yer yoktu.
Ayak sesleri kapının önünde durdu.
“Eleanor?”
Cevap vermedim.
Kapının kolu aşağı indi.
Kilitli olduğunu anlayınca adam kapıya vurdu.
“Kapıyı aç.”
Sessiz kaldım.
“Eleanor, burada olduğunu biliyoruz.”
Bir an sonra kapıya yeniden vuruldu.
Bu kez daha sertti.
Geri çekildim.
Kapının açılması uzun sürmeyecekti.
Tam ne yapacağımı düşünürken kapı açıldı.
İki adam içeri girdi.
Biri doğrudan bana doğru yürüdü.
“Bizimle geleceksin.”
“Nereye?”
“Kont'un yanına.”
“Ben hiçbir yere gitmiyorum.”
Adam kolumdan tutmak için elini uzattı.
Geri çekildim.
“Bırakın beni.”
“Eleanor, işi zorlaştırma.”
“İşi zorlaştıran sizsiniz.”
Diğer adam kapının yanında duruyor, çıkış yolunu kapatıyordu.
İlk adam yeniden üzerime geldi.
Bu kez kolumu yakaladı.
Kurtulmaya çalıştım ama bırakmadı.
“Kont seni konağa götürmemizi emretti.”
“Ben de gitmeyeceğimi söylüyorum.”
Elimi çekmeye çalışırken masanın kenarındaki sürahiyi gördüm.
Bir an ne yapacağımı düşündüm.
Sonra elimle sürahiye çarptım.
Sürahi yere düşüp kırıldı.
Adam istemsizce elini gevşetti.
Ben de o anı kaçırmadım.
Kolumu kurtarıp kapıya doğru koştum.
Kapının önündeki adam beni durdurmaya çalıştı.
Omzuyla aramızdaki mesafeyi kapatmaya çalışırken yana çekildim ve koridora çıktım.
Arkamdan bağırdılar.
“Tutun onu!”
Merdivenlere doğru koştum.
Ayak sesleri arkamdan geliyordu.
Aşağı indiğimde hanın birkaç müşterisi dönüp bana baktı.
Ne olduğunu anlatacak zamanım yoktu.
Kapıyı açıp kendimi sokağa attım.
Londra'nın kalabalığına karıştım.
Arkamdan gelen sesleri duymaya devam ediyordum ama birkaç sokak sonra kalabalıkta beni kaybettiler.
Bir duvarın kenarında durup nefesimi toparladım.
Ellerim hâlâ titriyordu.
Ama bu kez korkudan çok öfkeliydim.
Victor Blackwood beni bulmuştu.
Üstelik adamlarını peşimden gönderecek kadar ileri gitmişti.
Neden?
Beni zorla evlendirmek için mi?
Yoksa bilmediğim başka bir şey mi vardı?
Çantamı sıkıca tuttum.
Edward Hale'in zarfı hâlâ bendeydi.
Defterlerim çalınmıştı ama zarfı alamamışlardı.
Bu düşünceyle biraz olsun rahatladım.
Sonra gece gördüğüm gölge aklıma geldi.
Belki de beni takip eden kişi Kont'un adamlarından biriydi.
Belki de değildi.
Bunu henüz bilmiyordum.
Ama bir şeyi biliyordum.
Edward'ın zarfını açtığım günden beri başıma gelen hiçbir şey tesadüf değildi.
Ve artık kime güveneceğimi bile bilmiyordum.