Keşfet

BÖLÜM 1

GERİ DÖN FİRUZE

Gözlerimde senin

gözlerin,

        Kalbimde senin kalbin,

        Düşlerimde senin o siman,

        Ne olur artık geri dön Firuze, diyordu Selim içten bir ah

çekerek.

        Bundan altı yıl öncesiydi. Selim işten çıkmış evine

dönüyordu. Bu arada evin ihtiyaçlarını gidermek için markete girmiş,

alacaklarını almış daha sonra marketten çıkmıştı.

        Alışverişi yapıp çıkmasına çıkmıştı ama yürümekte güçlük

çekiyordu. Çünkü ellerindeki poşetler oldukça fazlaydı ve poşetlerin her biri

de ağırdı.

        Evine on metre kalmıştı ki karşıdan hızla bir arabanın

geldiğini gördü. Ellerinde taşıdıkları oldukça ağır olduğu için ondan kaçması

oldukça zordu.

        Araba tam kendisine çarpacaktı ki son anda geri çekildi. Geri

çekilmesine çekilmişti ama arabanın dikiz aynasının koluna çarpmasına engel

olamamıştı. Bu yüzden de ellerindeki yiyecekler etrafa saçılmıştı.

        Araba hızlı gittiği için duramamış Selim’in ellerindeki

poşetlere çarparak etrafa saçılmasına sebep olmuştu. Bu yüzden arabanın şoförü

arabayı güçlükle durdurdu. Ardından arabadan aşağıya indi.

        Şoför takım elbiseli ve kravatlıydı. Bu haliyle özel şoför

olduğu açıkça belli oluyordu.

        Şoför arabadan indikten sonra arka kapıyı açarak geri

çekildi. O çekildikten sonra arabanın arkasından ince adımlarla bir bayan indi.

Bu

bayan yirmi beş otuz yaşlarında bir bayandı. Oldukça çekici ve alımlıydı.

Üzerine sıktığı parfümün kokusu uzaklardan bile hissedilebiliyordu. Üzerinde

kırmızı bir bluz ve mini bir eteği vardı.

Selim,

onu görünce hemen gözlerini başka bir tarafa çevirdi. Ardından yere eğilerek

etrafa saçılmış olan yiyecekleri toplamaya başladı.

Selim,

ona bakmadan işine devam ederken, o topuklu ayakkabılarıyla ses çıkara çıkara

ilerliyordu.

O,

Selim’in yanına gelerek yere eğildi ve o da yere saçılanları toparlamaya

çalıştı. Yerde olanlar toparlanıp poşetlere doldurulduktan her ikisi de ayağa

kalktı. Ardından o bayan:

     ‘Size yaşattığım sorunlardan dolayı özür

dilerim’ dedi içtenlikle.

     ‘Mahalle arasında bu kadar hızlı sürülür

mü?’ dedi Selim, ağrıyan kolunu tutarak.

       ‘Gerçekten size yaşattığım sorundan

dolayı özür dilerim’ dedi bayan, ardından ona ‘Öyle görünüyor ki arabanın dikiz

aynası kolunuza çarpmış ve yaralanmasına sebep olmuş. O yüzden sizi hastaneye

götüreyim de kolunuza baktıralım’ dedi.

Bu

söz üzerine Selim:

      ‘Gerek yok’ dedi ve poşetleri eline aldı.

Bu şekilde birkaç adım atmıştı ki acı içinde elindeki poşetleri yere attı.

Ardından kolunu tutarak inledi. Bayan, onun acı içerisinde kıvrandığını görünce

ona:

        ‘Kolunuz daha fazla kötülemeden kalkın

da gidelim’ dedi nazik bir ifadeyle.

       Onun nazik ifadesi karşısında hiç

istifini bozmuyordu Selim. Sadece kolunu ovuyor poşetlere bakıyordu.

        ‘Hadi inat etmeyin de kalkın’ dedi o

bayan tekrar.

        ‘Hayır, istemiyorum’ dedi Selim ‘Size

ihtiyacım yok. Ben kendim hastaneye giderim’ dedi ters bir ifadeyle.

        ‘Siz ne inatçı bir adamsınız’ dedi Bayan

dedi sinirle ardından şoförünün yanına gelmesini istedi. Şoför gelince ona ‘Şu

inatçı adama yardımcı ol da onu hastaneye götürelim’ dedi ve Selim’in ne

diyeceğini beklemeden arabaya yöneldi.    

Şoför,

Selim’in kolundan tutup kaldırdıktan sonra ona:

     ‘Beyefendi, Firuze Hanım’ın söylediklerini

duydunuz. O yüzden benimle gelin de sizi hastaneye götürelim’ dedi güler yüzle.

Yorumlar

  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim🇹🇷🇹🇷🇹🇷
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim🇹🇷🇹🇷🇹🇷
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim🇹🇷🇹🇷🇹🇷
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim🇹🇷🇹🇷🇹🇷
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim🇹🇷🇹🇷🇹🇷
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim🇹🇷🇹🇷🇹🇷
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim🇹🇷🇹🇷🇹🇷
  • Berk Emir Baran: Bazen kabul etmek zor olsa da yardıma ihtiyacımız var selim
  • Aslı Zorlu: @hansel1976 beyefendi o bayan haklı Hastaneye gitmenden yanayım
  • İsmail Parlak: selim biraz anlayış göster Yaralandığını kabul et ve yardım al
  • Zeynep Avcı: Yine mi poşetleri yere attın selim Kendine acımaktan vazgeç
  • Tarık Arslan: selim bu kadar inatçı olma artık anlamadın mı?