Keşfet

BÖLÜM 12

GERİ DÖN FİRUZE

Hakan,

ikili arasında bir şeyler olduğunu hissediyordu ama bu kadarını da

beklemiyordu.

   ‘Arkadaş, sende ne hızlıymışsın be!’ dedi

hayretle ‘Hem de yere bakan yürek yakan cinsten’

    ‘Alay etme benimle’ dedi Selim, bozulmuş

bir şekilde ona bakarak.

    ‘Ne alayı ben gerçekleri söylüyorum. Sadece

ben değil iş yerindeki her kes aynı şeyi söylüyor’ dedi Hakan, daha sonra da

etrafındaki kızları göstererek ‘Baksana onlara sana bakıp kıs kıs gülüyorlar.

Kimisi de seni ellerinden kaçırdıkları için hayıflanıyor’

Selim,

çaktırmadan etrafına bakındı. Gerçekten de Hakan’ın dediği gibi kızlar kıs kıs

gülüyorlardı. Hele bir tanesi vardı ki ölümcül bakışlar atıyordu kendisine.

     ‘Arkadaş, bu kızın nesi var böyle’ dedi

Selim, ondan çekinerek ‘Sanki beni öldürecekmiş gibi bakıyor’

    ‘Anlamadın mı?’ dedi Hakan ‘O kız seni

seviyor, bunu da bana her seferinde söylüyordu. Ama beyimiz etrafına bakmadığı

için çevresinde neler olup bittiğini göremiyordu’

    ‘Ya öyle mi?’ dedi Selim ‘Daha önce birkaç

sefer karşıma çıktı. Fakat ben onu geri çevirdim. Biliyorsun bu tür şeylerden

hoşlanmıyorum. Hem doğrusu kızcağıza üzüldüm ama ben ona ümit verecek hiçbir

şey yapmadım ki’

    ‘Yapmana gerek var mı Selim’ dedi Hakan,

ona dikkatlice bakarak ‘Yakışıklılığın yeter be kardeşim. O yakışıklılık bende

olsaydı çoktan kapmış olurdum kızları. Ama nerden bende yakışıklılık yok ki

sende. Hem sen güzel konuşma yapan birisisin. Bu yüzden bundan önceki

patronumuz bir konuşma olduğunda hep seni yanında götürüyordu’

    ‘Ben bunların hiçbirinin farkında değilim

ki’

    ‘Ya arkadaş, sen gerçekten de çok safsın’

dedi Hakan ‘Ayrıca şu hoşlanmıyorum laflarını da bırak artık. Yoksa bu gidişle

evde kalacaksın’ dedikten sonra da kendi işine döndü.

O

kendi işine dönerken Selim’de safça etrafına bakındı ve daha sonra da o da

kendi işine döndü.

O

sırada bir başka yerde…

    ‘Bak gör Selim benim olacak’ dedi Ezgi

arkadaşı Melisa’ya.

    ‘Kızım o sana bakar mı’ dedi Melisa

‘Baksana onun gözü yükseklerde. Hem görmedin mi patronumuzla birbirlerine olan

bakışlarını’

    ‘Gördüm, gördüm de görmez olaydım’ dedi

Ezgi, dişleriyle dudaklarının kenarlarını ısırarak.

    ‘Eee, öyleyse niçin halen daha Selim’in

peşindesin’

    ‘Seviyorum onu Melisa, hem de delicesine’

    ‘Seviyorsan git açıl o zaman’

    ‘Yapamam, çünkü o kapalı kutu gibi’ dedi

Ezgi ‘Birkaç sefer denedim ama her seferinde de beni tersledi’

    ‘Terslediyse niye halen daha peşindesin’

    ‘Seviyorum diyorum sana anlamıyor musun?’

    ‘Seninki sevmek değil, hastalıklı bir

tutum’ dedi Melisa

     ‘Ne olursa olsun onu elde edeceğim ve bana

yaptıklarını da fazlasıyla ödeteceğim ona’

    ‘Aman Ezgi, gerçekten de sen hastasın. Hem

seviyorum diyorsun hem de intikam almak istiyorum diyorsun. Bu sevgi değil

sevgiden de öte bir şey. Hastalıklı bir tutku. Bu tutkuyu bırakmazsan korkarım

ki sonunda olan sana olacak’

    ‘Bana nasihat vermeyi bırak’ dedi Ezgi,

arkadaşına da ölümcül bakışlar atarak ‘Yoksa bu uğurda seni de harcarım haberin

olsun’

    ‘Ne o tehdit mi ediyorsun beni’

    ‘Evet, tehdit ediyorum’ dedi Ezgi,

tükürürcesine konuşarak ‘O yüzden ayağıma bağ olma.

Melisa

derin bir iç çekerek.

    ‘Tamam, Ezgi öyle olsun. Yalnız günün

sonunda gülünç bir duruma düşersen yanıma gelme’ dedi ve arkadaşına acınalı bir

bakış atarak işine döndü.

İki

masa ötede…

   ‘Almina, şu Selim ne yere bakan yürek yakan

birisiymiş. Baksana patronumuz gelir gelmez onu tavladı’

   ‘Haklısın Banu, bizde onu pısırık biri

olarak biliyorduk’

   ‘Yakında evlenme haberlerini duyarsak hiç

şaşırmayalım arkadaşlar dedi bir başkası.