BÖLÜM 14
Kız,
babasının yüzüne bakarak.
‘Şimdi ne yapacağız baba’ diye sordu.
‘Bende bilmiyorum kızım’ dedi yaşlı adam
‘Arabası yanmasaydı ailesini bulmak için bir ipucu bulabilirdik’
‘Doğrusun baba, yaralının cebinden nüfus
cüzdanı bile çıkmadı’
‘Polise haber verelim’ dedi yaşlı adam
‘Haber veremeyiz baba’ dedi kız ‘Ya o
suçluysa, bizi yardım ve yataklık yaptınız diyerek suçlayabilirler’
‘Hay Allah, bu çocuk başımıza kaldı desene’
dedi babası.
‘Dur hele telaş etme baba’ dedi kız ‘Şehre
gidip bir araştırayım belki bir tanıdığı çıkar’
‘Kızım, dikkatli ol biliyorsun kanlılarımız
peşimizdeler’
‘Biliyorum baba, bende o yüzden sevdiğim
mesleği bırakmak zorunda kalmadım mı?’
‘Baba yüreği işte kızım’ dedi babası
‘Oğlumdan sonra seni de kaybetmek istemiyorum’
‘Sen merak etme baba, kılık değiştirip
gideceğim. Umarım bu gencin ailesini bulabilirim’ dedi kız.
‘Allah Teâlâ yolunuzu açık eylesin kızım’
Bölüm 14
‘Evlilik teklifimi
düşündün mü?’ dedi Firuze
‘Evet, düşündüm’
dedi Selim ‘Teklifini kabul ediyorum’
Firuze duyduğuna memnun olmuştu. Bu da doğal olarak yüzüne
yansımıştı.
‘Teklifimi kabul
ettiğin için teşekkür ederim’ dedi Firuze.
‘Yalnız’ dedi Selim
‘Bu evliliği şu an kimse duymasın’ dedi çekingenliğini belirterek.
‘Evliliğimizin
duyulmamasının nedenlerini öğrenebilir miyim?’
‘En başta sizin
eski kocanız’ dedi Selim ‘ Hem kızınızın babası hem de boşanmanıza rağmen
peşinizi bırakmıyor. Bizzat şahidim bu duruma’
‘Reşat’tan mı
korkuyorsun?’ dedi Firuze.
‘Hayır, Allah
Teâlâ’dan korkarım, onun yarattıklarından değil’ dedi Selim ‘Onun bu durum
karşısında ne yapacağını kestiremiyorum. Ayrıca iş yerinde Ezgi denilen bir kız
var. Ona her ne kadar umut vermesem de peşimi bir türlü bırakmıyor. Onun da bir
kötülük yapmasından korkuyorum’
‘Az önce Allah
Teâlâ’dan başka birisinden korkmuyorum demedin mi? Buna rağmen niçin
korkuyorsun’
‘Zarar sadece bana
gelse Allah Teâlâ’dan geldi der sabrederim. Yalnız size ve kızınıza zarar
gelmesine asla razı olamam. Çünkü bende kızınızı bir baba gibi sevdim. Maşallah
çok cana yakın, tıpkı sizin gibi’ Bu söz Firuze’nin hem hoşuna gitmiş hem de
yüzünün kızarmasına sebep olmuştu’
‘Tamam, sizin
istediğiniz gibi olsun. Evliliğimizi sen istemedikçe kimse duymayacak’ dedi Firuze,
daha sonra da ‘Ezgi’den zarar geleceğinden korkuyorsan onu işten kovabilirim’
dedi, geri yaslanarak.
‘Hayır, hayır benim
yüzümden kimsenin işinden olmasını istemem. Hem bu karşı tarafın kin ve
öfkesini daha çok artırabilir’
‘Her neyse’ dedi
Firuze, oturduğu koltuktan geriye doğru yaslanarak ‘Teklifimi kabul ettiğin
için teşekkür ederim. Bu işe kızım çok sevinecek, zira daha önce de dediğim
gibi babası gibi seviyor sizi’
‘Bende elimden
geldiği kadar ona baba olmaya çalışacağım’ dedi Selim.
‘Başka bir şey daha
var’ dedi Firuze ‘Biliyorsun müdür Fazıl Bey emekli olmak üzere. O emekli
olduktan sonra onun yerine senin geçmeni istiyorum. Hem burada tecrübelisin hem
de gözümün önünde olmuş olursun’
‘Evlilik teklifinize
tamam da bunu kabul edemem’
‘Ne kadar da inatçı
bir adamsın Selim’ dedi Firuze ‘Anla artık, ben seni seviyorum. Seni ilk
gördüğüm andan itibaren gönlüme düştün. Hele de kızıma şefkatle yaklaşman beni
daha çok etkiledi.
‘Mademki beni
seviyorsun öyleyse neden evlililiğimz gerçek bir evlilik olmayacak dedin’
‘Haklı bir soru
sordun Selim’ dedi Firuze ‘İlk evliliğim beni çok etkiledi. O kırgınlık üzerime
adeta kabus gibi çöktü. O kabusla yıllarca savaştım durdum. Bu yüzden şimdiye
kadar gönlümü hiçbir erkeğe kaptırmadım, ta ki seni görene kadar. Seni
gördükten sonra aradığım erkek bu dedim. Lakin yinede çekingelerim var. İşte
bundan dolayı gerçek bir evlilik olmayacak dedim’
‘Firuze, ben Allah
Teala’ya kulluk görevlerimi elimden geldiği kadar yerine getiren birisiyim.
İsterim ki eşimde böyle birisi olsun. Mademki benimle evlenmek istiyorsun sende
dine yönel. Ondan sonra karar verelim evlenip evlenmeyeceğimizi’ dedi Selim
‘Eğer istersen sana dini konularda bilgi verebilirim. Düşün, taşın ona göre
kararını ver’
Firuze, bir müddet düşündü Selim’in isteğini. O haklıkdı,
Allah Teala’ya ve peygamberlerine inanıyordu ama bu yaşına kadar inancının
gereğini yerine getirmemişti. Aslında bir ara dine yönelmişti ama ailesinin ve
eski kocasının baskılarıyla terk etmişti namazı niyazı.
‘Söylediklerinde
haklısın Selim, ben bu yaşıma kadar Allah Teala’ya iyi bir kul olamadım.
İnşallah bundan sonra iyi bir kul olmaya çalışacağım’
Bu sözler karşısında içinden şükürler olsun dedi Selim. Çünkü
o da seviyordu Firuze’yi ama onun giyinişi ve İslam’dan uzak duruşundan dolayı
bir türlü açılamamıştı ona.
n dolayı bir türlü açılamamıştı ona.