BÖLÜM 6
Oğlunun muzip bir şekilde konuşması onu güldürmüştü. Gülmesi geçince oğluna:
‘Hazırlığımı geç de olsa tamamlamıştım. Bu arada sırdaşım, yoldaşım olan en küçük kardeşimin aracılığıyla babanla iletişime geçiyorduk, böylece iletişimimizi sağlı yorduk. Hazırlığımı tamamlayınca yine küçük kardeşimle babana haber gönderdim gece kaçalım diye. Babandan onay alınca da gece olmasını bekledim. Gece yarısı olunca baban yattığım pencerenin önüne geldi. Onun geldiğini görünce üstümü giydim. Çeyizimi de alıp yavaşça pencereden çıktım. Pencerenin önünde baban ve arkadaşları beni bekliyorlardı. Onları görünce hızımı artırıp arabaya bindim. Ardından yaşadığımız şehirden, şuan ki yaşadığımız şehre geldik ve yıldırım nikâhı ile evlendik’ dedi annesi, bu arada yaşadığı olayları anlatırken gözleri parlıyor, o anı yaşıyor gibiydi.
Bölüm 5
‘Ceyda, sevgilim’ dedi Fatih ‘Gerçekten Selim denen o adamla evlenecek misin?’ O sırada Ceyda banyoda yıkanırken Fatih’te yarı çıplak bir şekilde yatakta yatıyordu.
Ceyda, banyodan çıkıp sevgilisinin dudağından öptü. Ardından ona:
‘Maalesef evlenmek zorundayım. Çünkü annem sürekli baskı yapıyor. Senden de ses çıkmayınca’ bunu söylerken kinayeli bir şekilde söylemişti ‘Annemin baskısına daha fazla dayanamayıp onun bulduğu adamla yani Selim'le nişanlanmak zorunda kaldım’ dedi Fatih’in gözlerinin içine bakarak. Ardından Fatih'in yüzüne tokat atarak ona ‘Sen nasıl yaparsın’ dedi, kızgın bir şekilde.
Onun tokatı karşısında Fatih şaşırmış, ben ne yaptım ki dercesine Ceyda'nın yüzüne bakmıştı.
Şaşkınlığı geçince ona:
‘Ben ne yaptım ki tokat attın. Hem sen bana nasıl tokat atarsın’ dedi kafasını kaşıyarak.
Onun sözleri Ceyda'yı daha da kızdırmış, sağa sola gidip gelir olmuştu. Kızgınlığı geçince de Fatih'e dönerek:
‘Daha ne yapacaksın. Seninle olan ilişkimizi video çekerek anneme göndermişsin. Bu yüzden de annemden fena halde dayak yedim. Videoyu göndermeden evvel evlenme konusunda az da olsa direniyordum. Gönderdiğin videodan sonra artık direnemez hale geldim’ dedi hem ağlamaklı hem de Kızgın bir şekilde
‘Sen de o adam da evlenmek için inat etmeseydin’ dedi Fatih, pişkin bir şekilde.
‘Ne diyorsun sen’ dedi Ceyda ‘Senin yüzünden annemin yüzüne bakamıyorum. Bir de kalkmış ne diyorsun’
Ceyda'nın çıkışı Fatih'in gerçek yüzünün ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştı. O sonunda dayanamamış ve ona:
‘Eeeh! Sende, bu saatten sonra seninle uğraşamam. Hem sen kimsin ki senin evleneyim. Sen sadece benim oyuncağımsın. Aynı diğer kadınlar gibi. Oyuncaklarımın vadesi doldu mu, bir kenara atar giderim. Aynı diğer kadınlara yaptığım gibi’ dedi. Ardından Ceyda'yı hızla itekleyerek yere düşürdü. O yere düşünce pis pis sırıtarak ‘Bay bay güzelim’ dedikten sonra ceketini alıp otel odasından ayrıldı.
O, otelden ayrılınca Ceyda ne yapacağını bilemez bir şekilde, oracıkta kala kaldı. Üstelik hamileydi ve bunu diyememişti Fatih'e.
Üzgündü Ceyda, adamın birinin cazibesine kapılmış. Bu da her şeyini kaybetmesine sebep olmuştu. Aslında onun kavuşmak istediği zenginlikti. Bu yüzden Fatihe yanaşmış onun sevgilisi olmuştu. Sonunda terk edileceğini bilemeden.
Fatih'in çekip gitmesinden sonra ağlaya ağlaya üstünü başını giyinip çıktı. Ne yapacağını bilemeden resepsiyona indi. Tam otelden çıkacaktı ki resepsiyon görevlisi onu durdurdu. O, Ceyda’ya pis pis bakındıktan sonra:
‘Hanımefendi otel parasını ödemediniz’ dedi sert bir şekilde. Bunu duyan Ceyda inanamamış bir şekilde:
‘Ne parası hem Fatih, otelin parasını ödedim demişti. Yoksa... sözünü daha fazla tamamlayamadı. Çünkü otel görevlisinin sinsi sinsi gülmesini görmüştü.
Otel görevlisi hınzır bir şekilde güldükten sonra ona:
‘Fatih Bey'in otel parasını ödediğini mi zannediyorsunuz. O sadece senin gibi kızları kullanır, kenarı atar. Ben de bu durumdan faydalanırım. İstersen benim odama gidelim, orada otelin parasını ödersin.
Otel görevlisinin sözleri onun derinden ürpermesine sebep olmuştu. Bundan dolayı otel görevlisine hızlıca bir şekilde tokat atarak:
‘Namussuz adam, senin gibi insanlar olmaz olsun’ dedi tükürürcesine.
Otel görevlisi yediği tokatın etkisinden kurtulduktan sonra:
‘Şimdi ben mi namussuz oldum. Asıl namussuz sen ve senin gibiler. Sizin gibilerin para için yapmayacağı şey yoktur. Para için her şeyinizi satarsınız" dedi ve masaya hızlıca vurarak ‘Ya şimdi otelin parasını ödersin ya da bulaşıkları yıkamak zorunda kalırsın’ dedi Kesin bir ifade ile.