Keşfet

2. bölüm

GİT

2. bölüm

Hülya, ekrana uzun uzun baktı.

Mesaj, bir uygulama üzerinden gönderilmişti. Yeni açılmış bir hesaptı. Sıfır takipçisi vardı, yalnızca bir kişiyi takip ediyordu.

O kişi de Hülya Sarıca’ydı.

Hesabın adı ise…

Yusuf Köse.

Hülya’nın kalbi bir anlığına duracak gibi oldu.

Bunca yıldan sonra…

Niye şimdi mesaj atmıştı?

Parmakları ekranın üzerinde öylece kaldı. Cevap vermedi. Telefonu yavaşça yastığının yanına bıraktı. Ardından sırtüstü uzanıp tavana baktı.

Ve o an, yıllardır zihninin en kuytu köşelerinde sakladığı anılar birer birer gün yüzüne çıktı.

Geçmiş, gözlerinin önünden bir film şeridi gibi akmaya başladı.

Telefon yeniden titredi.

Hülya istemsizce ekrana baktı.

Bu kez gelen mesaj yalnızca birkaç kelimeydi:

“Tek bir kelime de olsa bir şey yaz, lütfen.”

Hülya cevap vermek istemedi.

Ama geçmiş… unutulmak istenmeyecek kadar güzeldi.

Ta ki Yusuf, başka biriyle evlenene kadar.

O günden sonra Hülya’nın yaşadığı acılar, geçip giden sıradan bir ayrılığın çok ötesindeydi. Ne büyük travmalar atlatmıştı… Ne kadar uğraşmıştı unutmak için.

Peki şimdi neydi bu?

Evli olduğu hâlde neden yazıyordu?

Hülya daha fazla dayanamadı. Telefonu eline aldı ve parmakları titreyerek yazdı:

“Sen ne yüzle yazıyorsun? Evli adamsın bir de.”

Cevap neredeyse anında geldi.

“Hayır, değilim.”

Hülya bir süre ekrana baktı.

Başka hiçbir şey yazmadı.

Uykusu tamamen kaçmıştı. Yataktan kalktı, hazırlanıp aşağı indi. Kahvaltı masası hazırdı. Önüne konulanlardan yalnızca iki üç lokma aldı. Boğazından fazlası geçmiyordu.

Sonra sessizce evden çıktı.

Canı hiçbir şey istemiyordu.

Ama telefonu susmuyordu.

Arka arkaya mesajlar gelmeye devam ediyordu.

“Bir kere konuşalım.”

Ardından bir mesaj daha:

“Sadece bir kere, lütfen.”

Hülya kendini tuhaf hissediyordu.

Çünkü Yusuf, onun ilk aşkıydı.

Üstelik sıradan bir aşk da değildi. Uzun yıllar sevgili olmuşlar, birlikte hayatının en güzel zamanlarını geçirmişlerdi. Yusuf, Hülya’ya unutamayacağı kadar güzel günler yaşatmıştı.

Sonra her şey bir anda değişmişti.

Yusuf, ailesinin baskısıyla başka bir kızla evlenmişti.

Hülya ise geride kalan bütün anıları, bütün hayalleri ve bütün kırgınlıkları tek başına taşımak zorunda kalmıştı.

Şimdi ise yıllar sonra Yusuf yeniden karşısındaydı.

Hülya derin bir nefes aldı.

Ve nedense aklına Teoman geldi.

Teoman’a âşık değildi.

Ama onu seviyordu.

Çünkü Teoman, Hülya’yı gerçekten çok değerli hissettiriyordu.

Yusuf’un sevgisi Hülya’nın kalbinde fırtınalar koparmıştı.

Teoman’ın sevgisi ise o fırtınalardan sonra sığınılan sessiz bir liman gibiydi.

Teoman, Hülya’yı hiç yarım bırakmamıştı.

Onun yüzündeki en küçük değişikliği bile fark eder, sesindeki bir titremeden canını sıkan bir şey olduğunu anlardı.

Hülya söylemeden sorar, anlatmak istemediğinde zorlamaz, yalnızca yanında olduğunu hissettirirdi.

Bazen bir “Günaydın” mesajıyla yüzünü güldürür, bazen gününün nasıl geçtiğini defalarca sorardı.

Hülya onun yanında kendisini değerli hissediyordu.

Sevilmekten daha fazlasıydı belki bu…

Önemsenmekti.

Yorumlar

  • Elif Ruveyda BİRCAN: 😍
  • Muhammed: 😍
  • Elif Ruveyda BİRCAN: 🙏🙏🙏
  • Büşra Çeçen: Devamında ne olacak merak etmeye başladım