6.bölüm

Nesrin Hanım, kızını bulabilmek için ısrarla aramaya devam etti. Defalarca çaldıktan sonra nihayet telefon açıldı.
Fakat karşısına çıkan ses, beklediği gibi değildi.
Telefondan yükselen yüksek müzik sesi, kahkahalar ve birbirine karışan konuşmalar vardı. Birkaç saniye sonra Hülya’nın sarhoş ve bitkin sesi duyuldu.
— Efendim...
Nesrin Hanım’ın yüreği sıkıştı.
— Kızım, neredesin?
Hülya birkaç saniye sustu.
— Bilmiyorum ki...
Telefonun ardından bir gürültü geldi. Hülya’nın telefonu elinden düşmüştü.
Ama görüşme hâlâ devam ediyordu.
— Hülya? Hülya, kızım beni duyuyor musun?
Nesrin Hanım tekrar tekrar seslendi.
Tam telefonu kapatmayı düşünüyordu ki başka bir ses duydu.
— Sevgilim, kalk hadi... Eve geçelim. Burada sızmışsın.
Nesrin Hanım olduğu yerde donup kaldı.
O sesi tanıyordu.
Hem de çok iyi tanıyordu.
Yıllar önce kızının hayatında olan o adamın sesiydi.
— Hayır... Hayır, nasıl olur?
Bu Yusuf’tu.
Hülya’nın yıllar önce sevgilisi olan Yusuf...
Üstelik Yusuf evlenmişti.
Hülya ise Teoman’la sözlenmek üzereydi.
Nesrin Hanım’ın zihninden binlerce düşünce geçti.
Teoman’ın bundan haberi var mıydı?
Hayır, olamazdı.
Eğer bilse Hülya’yı çoktan terk ederdi.
Üstelik daha az önce Teoman’la konuşmuştu.
“Dün akşam Hülya’yı aradım ama açmadı,” demişti.
Nesrin Hanım’ın elleri titremeye başladı.
Hemen telefon rehberini açtı. Yusuf’un numarasını yıllar önce silip silmediğini kontrol etti.
Numara hâlâ kayıtlıydı.
Hiç vakit kaybetmeden aradı.
Bir...
İki...
Üç...
Dördüncü çalışta telefon açıldı.
— Buyurun?
Nesrin Hanım’ın sesi öfkeyle titredi.
— Kızım nerede? Onu nereye götürdün?
Yusuf’un sesi oldukça sakindi.
— Şşş... Sakin olun Nesrin Hanım.
Bu sakinlik Nesrin Hanım’ın öfkesini daha da artırdı.
— Kes sesini! Kızımı nereye götürdün?
— Kızınız kendi ayaklarıyla geldi. Kimse onu zorla bir yere getirmedi.
— Ben sana kızımı soruyorum!
Yusuf birkaç saniye sustu. Ardından alaycı bir tavırla güldü.
— Tamam, tamam... Sinirlenmeye gerek yok. Konum atıyorum.
Telefon kapandı.
Birkaç saniye sonra Nesrin Hanım’ın telefonuna konum geldi.
Nesrin Hanım kimseye tek kelime etmeden evden çıktı.
Yusuf kapıyı açtığında karşısında öfkeden deliye dönmüş Nesrin Hanım vardı.
Hülya ise yavaş yavaş kendine gelmeye başlamıştı.
Nesrin Hanım kızını görür görmez yanına gitti.
Bir tokat sesi odada yankılandı.
Hülya ne olduğunu anlamadan annesine baktı.
— Biz seni böyle mi yetiştirdik?
Nesrin Hanım’ın gözleri dolmuştu.
— Evli bir adamla ne işin var senin? Hiç utanmıyor musun?
Hülya başını eğdi.
Nesrin Hanım kızının kolundan tuttuğu gibi onu kapıya doğru çekti.
— Çıkıyoruz!
Hülya annesinin peşinden giderken son bir kez arkasına baktı.
Yusuf kapının yanında duruyordu.
Göz göze geldiler.
Yusuf elini kulağına götürüp sessizce işaret etti.
“Ara beni.”
Hülya hiçbir şey söylemeden annesinin peşinden gitti.
Saat hayli ilerlemişti.
Hülya banyoya girmişti. Bir süre sonra sarhoşluğun etkisi tamamen geçmişti.
Ama ayıldıkça korkusu daha da büyüyordu.
Annesi her şeyi öğrenmişti.
Şimdi ne olacaktı?
Banyodan çıktığında Nesrin Hanım’ın sesi duyuldu.
— Aşağıda seni bekliyorum. Konuşacağız.
Hülya’nın kalbi sıkıştı.
Aşağı indiğinde annesinin karşısına sessizce oturdu.
Daha tek kelime edemeden kapı çaldı.
Halbuki kimseyi beklemiyorlardı.
Kapı açıldığında karşılarında Teoman vardı.
Teoman’ın yüzü öfke ve hayal kırıklığıyla kaplıydı.
Hülya ayağa bile kalkamadı.
Teoman elindeki telefonu Hülya’nın önündeki berjerin üzerine fırlattı.
— Yazıklar olsun sana!
Hülya irkildi.
Teoman’ın gözleri dolmuştu.
— Sen ne iğrenç bir insanmışsın...
Hülya hiçbir şey söylemedi.
Sadece Teoman’a bakıyordu.
Teoman acı bir gülümsemeyle başını salladı.
— Annen beni aradıktan sonra toplantıya girdim. Ama toplantının nasıl geçtiğini bile bilmiyorum. Seni düşünmekten hiçbir şeye odaklanamadım.
Bir an sustu.
— Sonra seni aradım. Aradım, aradım... Sonunda telefonun açıldı.
Hülya’nın gözleri telefona kaydı.
— Bir kadın telefonunu kulübün içinde, bir koltuğun altında bulmuş. Telefonu açıp bana konumu söyledi. Gidip telefonu aldım.
Teoman’ın sesi titremeye başlamıştı.
— Ve telefonda ne gördüm biliyor musun?
Hülya başını kaldırdı.
— Yusuf.
O isim odadaki havayı bir anda değiştirdi.
Teoman devam etti.
— Bir sürü bildirim... Bir sürü mesaj... Ve hepsi Yusuf’tan. Dahası sen dün onunla kalmışsın.
Hülya’nın dudakları titredi.
Teoman’ın sesi artık öfkeyle değil, kırılmış bir adamın çaresizliğiyle çıkıyordu.
— Nasıl yaptın bunu bana?
Hülya hâlâ susuyordu.
Teoman bir adım geri çekildi.
— Nasıl yaptın ya?
Odada kimse konuşmuyordu.
Teoman son kez Hülya’ya baktı.
— Her şey bitti. Dedi
Ve kapıya yöneldi.
— Sakın beni bir daha arama.
Kapı kapandı.
Ve evin içine ağır, boğucu bir sessizlik çöktü.
Hülya olduğu yerde kalakaldı.
Yorumlar
- Elif Ruveyda BİRCAN: 😍
- Muhammed: 😍
- Elif Ruveyda BİRCAN: ☺️🙏
- Büşra Çeçen: 😍😍😍😍