yeni kasabam
Arabadan dışarı bakarken geride bıraktığımız şehri izliyordum.
Evler yavaş yavaş azalmış, yerlerini ağaçlar ve uzun yollar almıştı.
“Daha ne kadar var?” diye sordum.
Babam direksiyondan gözlerini ayırmadan cevap verdi.
“Yaklaşık yarım saat.”
“Yarım saat mi?”
İç çektim ve tekrar cama döndüm.
Hayatımın tamamını geçirdiğim yerden ayrılmak istememiştim.
Arkadaşlarım, okulum, alıştığım sokaklar...
Hepsi geride kalmıştı.
Neden taşındığımızı tam olarak anlayamıyordum. Annem ve babam bunun bizim için daha iyi olacağını söylüyordu.
Ama kimse bana bu kasabanın neden seçildiğini söylemiyordu.
Bir süre sonra telefonumun çekmediğini fark ettim.
“Harika,” diye mırıldandım.
Babam güldü.
“Alışırsın.”
Yolun iki tarafındaki ağaçlar gittikçe sıklaştı.
Sonunda uzakta birkaç ev göründü.
Babam yavaşladı.
“İşte geldik.”
Başımı kaldırdım.
Kasaba küçüktü.
Ana yolun iki yanında eski evler, küçük dükkânlar ve birkaç insan vardı. Her şey fazlasıyla sessizdi.
Arabadan indiğimde soğuk hava yüzüme çarptı.
Etrafıma bakarken meydanın karşısında duran iki kişiyi fark ettim.
Bir kız ve bir erkek.
Kız bana bakıyordu.
Sonra yanındaki çocuğa bir şey söyledi.
İkisi de bizim tarafa doğru yürümeye başladı.
Henüz isimlerini bilmiyordum.
Onların da benim kim olduğumu bildiklerini sanmıyordum.
Ama birkaç dakika sonra tanışacaktık.
Ve o gün, bu kasabadaki herkesin hayatını değiştirecek hikâyenin ilk günü olacaktı.
Yorumlar
- Efe Çelik: O havanın ilk çarptığı an bana başka şeyler hatırlatıyor
- AZRA KARADUMAN: neden taşındığınızı sorgulamanı anlıyorum bir açıklama gelmeden zor
- Efe Şahin: Kalkıp gitmek istemek çok normal ese alsın bitsin şu yolculuk
- Bahar Onat: bu kasabaya gelerek yeni bir başlangıç yapacaksın @bilisiksuleyman5
- Şevnur Binici: gizemli kasabanın devamını bekleriz 👏👏