1. Bölüm: Hayalperest Kalp
Naz, mahallenin en neşeli kızıydı. Sabahları erkenden kalkar, pencereyi açar, güneşin İstanbul sokaklarına vuruşunu izlerdi. Herkesin gözünde tatlı, sevecen, biraz da hayalperest bir kızdı. Ama kimse bilmezdi ki içinde küçük bir sır taşırdı: Naz, hayatının bir gün bir mafya adamıyla kesişeceğine inanıyordu. Dizilerde izlediği, kitaplarda okuduğu o gizemli, tehlikeli ama sadık aşkları hep kıskanmıştı.
Best arkadaşı Elif, bu hayaline her seferinde gülerdi.
"Naz, sen dizi mi izliyorsun hayat mı yaşıyorsun artık ayıramıyorum," dedi bir gün kafede otururlarken.
Naz kahvesini karıştırırken gülümsedi. "Ne bileyim Elif, sıradan bir adam istemiyorum. Hayatımda biraz heyecan olsun istiyorum. Tehlikeli olsun, ama beni her şeyden korusun."
Elif başını iki yana salladı. "Bir gün başına bir hal gelecek, göreceksin."
O akşam Naz işten çıkıp eve dönerken, her zamanki sakin sokağında beklenmedik bir kalabalıkla karşılaştı. Karanlık renkli arabalar, etrafta dolaşan ciddi suratlı adamlar... Naz meraklı gözlerle izlerken, kalabalığın ortasından biri geçti — uzun boylu, siyah paltolu, bakışları soğuk ama bir o kadar da çekici bir adam.
Adam, Naz'ın meraklı bakışlarını fark etti ve bir an durdu. Gözleri birbirine kilitlendi. Naz'ın kalbi hızla çarpmaya başladı; sanki hayal ettiği o an gerçek oluyordu.
Adam kısaca başını salladı, hiçbir şey söylemeden yanından geçip gitti. Ama Naz'ın aklından bir türlü çıkmadı o bakışlar.
Eve vardığında hâlâ heyecanlıydı. "Elif, bugün biri gördüm... Anlatamam sana, tam hayalimdeki gibi biriydi," diye yazdı arkadaşına mesajla.
Elif'in cevabı gecikmedi: "Yine mi başladın? Kim bu gizemli adam?"
Naz gülümsedi ama cevap veremedi. Çünkü adamın adını bile bilmiyordu. Sadece bir şeyden emindi: onu bir daha görecekti.