6
6. Bölüm — Son Söz
Alparslan'ın Ağzından
Gözlerimi açtığımda ilk duyduğum şey kulaklarımdaki uğultuydu.
Sonra acıyı hissettim.
Neremde olduğunu anlamam birkaç saniye sürdü.
Sağ omzum yanıyordu. Nefes aldıkça göğsümde keskin bir ağrı dolaşıyordu.
Karanlığın içinde başımı kaldırmaya çalıştım.
— Herkes iyi mi?
Cevap gelmedi.
Etrafı dinledim.
Telsizden zayıf bir cızırtı yükseliyordu.
Elimi cebime attım.
Telefonum hâlâ yanımdaydı.
Ekranı çatlamıştı.
Şarjı ise yüzde üçtü.
Ekrana baktığım anda tek bir isim gördüm.
Betül.
Mesajını açtım.
"Döneceğine inanıyorum."
Gözlerimi birkaç saniye kapattım.
İçimden sessizce konuştum.
— Döneceğim.
Bunu ona söylemiştim.
Ve ben verdiğim sözlerden kolay kolay dönmezdim.
Telsizi elime aldım.
— Tim, durum raporu.
Cızırtı...
Sonra çok uzaktan bir ses geldi.
— Komutanım...
Derin bir nefes aldım.
— Konum?
— Tam belirleyemiyoruz. İletişim hâlâ zayıf.
Başımı duvara yasladım.
Bulunduğumuz yer güvenli değildi.
Ama asıl aklımdaki şey görev değildi.
Betül'dü.
Telefonu yeniden açtım.
Arama geçmişinde onun adı vardı.
Parmağım ekrana dokundu.
Arama başlattım.
Bir kez çaldı.
İkinci kez...
Sonra bağlantı kuruldu.
— Alparslan!
Sesini duyduğum anda gözlerimi kapattım.
— Betül...
Sesimin ne kadar yorgun çıktığını ben bile fark ettim.
— Buradayım.
Karşı tarafta ağladığını duyabiliyordum.
— Seni dinliyorum.
Bir an sustum.
Ona gerçeği anlatamazdım.
Korkutmamalıydım.
— Ne olursa olsun...
Cümlemi tamamlamak için nefes aldım.
— Bana inan.
— Sana inanıyorum.
O iki kelime içimde garip bir güç oluşturdu.
Sonra telsizden bir ses geldi.
Başımı çevirdim.
Zamanımız azalıyordu.
— Ve...
Telefon bir anda cızırdadı.
Bağlantı kesildi.
— Betül?
Cevap yoktu.
Telefonu tekrar kulağıma götürdüm.
— Betül!
Tam o sırada dışarıdan gelen sesle irkildim.
Elimi silahıma götürdüm.
Telsizden kısa bir uyarı geldi.
— Komutanım, hareket var.
Ayağa kalkmaya çalıştım.
Omzumdaki acı yeniden kendini gösterdi.
Dişlerimi sıktım.
— Hazır olun.
Bir an durup telefonuma baktım.
Ekranda hâlâ Betül'ün adı vardı.
İçimden son kez geçirdim.
"Bekle beni."
Sonra telefonu cebime koydum.
Çünkü bu gece bitmeden eve dönmem gerekiyordu.
Betül'e verdiğim söz vardı.
Annem vardı.
Beni bekleyen insanlar vardı.
Ve ben...
Henüz eve dönmeye hazır değildim belki.
Ama eve dönmek zorundaydım.
Çünkü bazı sözler sadece söylenmez.
Bazı sözler uğruna insan karanlığın içinden çıkıp yürür.
Benim sözüm de Betül'eydi.
Dönecektim.