Keşfet

Tanışma

Gölgede açan çiçek

Dışarıda yağmur yağıyordu çok severdi yağmuru nedense güvende hissederdi

‎

‎Saçları sırılsıklamdı.

‎

‎Ama umrunda değildi.

‎

‎Derya yağmuru severdi.

‎

‎Çünkü yağmur, insanın içindeki kırgınliklarini gizleyebilirdi. Küçük yaşta güçlü olmak en azından güçlü görünmek zorundaydi artık bunu öğrenmişti yurdun müdür odasında ise bir adam pencerenin önünde duruyordu.

‎

‎Elleri cebindeydi.

‎

‎Bakışları dışarıdaki kıza kilitlenmişti.

‎

‎Aradan geçen yıllara rağmen onu tanımıştı.

‎

‎O küçük kızı...

‎

‎Yağmurun altında ağlamamak için gökyüzüne bakan o çocuğu...

‎

‎Unutmamıştı.

‎

‎🪷

‎---

‎

‎

9 yıl önce...

‎

‎Kemal beyin yanında büyüyen,Karan dişardaki bataklıktan çekip çıkarılmış hayata karşı öfkeli genç bir çocuktu

‎

‎Bir gün Kemal beyle birlikte aynı yurda çocuklar için oyuncaklar

getirmişlerdi

Karan ise uzakta durmuştu.

İlgisizdi.

Ta ki onu görene kadar.

‎

‎Bahçede tek başına oturan küçük bir kız dikkatini çekmişti.

‎

‎Diğer çocuklar oynarken o konuşmuyordu.

‎

‎Sadece yere bakıyordu.

‎

‎

‎

‎" Bebeğini beğenmedinmi neden oynamıyorsun?"

‎

‎

‎

‎

‎Küçük kız başını kaldırmıştı.

‎

‎Gözleri kırmızıydı.

‎

‎

‎"Canım istemiyor." Hem ben artık büyümüşüm babam öyle dedi kendi başimin çaresine bakabilirmişim büyük bir kız olduğum için oynamıyorum hem uslu bir kız olursam babam gelip beni alir bana gelicem dedi gelmedi unuttu beni deyip dudaklarını büzdü karan ne yapicağini nasıl davranmalı bilmiyordu bakişlari gözlerinde takılı kalmışti

‎

‎

‎

‎

‎

‎"Ağladın mı?"

‎

‎

‎

‎

‎Kız hemen başını çevirmişti.

‎

‎

‎"Hayır."

‎

‎

‎

‎

‎Yalan söylediği belliydi.

‎

‎Karan cebinden bir çikolata çıkarmıştı.

‎

‎

‎

‎"Al."

‎

‎

‎

‎

‎Küçük kız şaşkınlıkla bakmıştı.

‎

‎

‎"Neden?"

‎

‎

‎

‎

‎

‎"Çünkü bu ufakliğin çikolata sevdiğini hissettim"

‎

‎

‎

‎

‎Küçük Derya ilk kez gülümsemişti.

‎

‎O gün sadece birkaç dakika konuşmuşlardı.

‎

‎Ama Karan nedense o kız çocuğunun kırık gözlerini unutamamıştı.

‎

‎

‎---

‎

‎Şimdi ise yıllar sonra aynı gözlere yeniden bakıyordu.

‎

‎Ama bu kez salıncakta oturan çocuk değil, genç bir kadındı.

‎

‎O sırada Kapıdan içeri

‎

‎Müdür girdi.

‎

‎

‎"Hazır mısınız Karan Bey?"

‎

‎

‎

‎

‎Karan gözlerini Derya'dan ayırmadı.

‎

‎Sessizce sordu:

‎

‎

‎"Hâlâ yağmuru seviyor mu?"

‎

‎

‎

‎

‎Müdür şaşırdı.

‎

‎

‎"Efendim?"

‎

‎

‎

‎

‎Karan başını çevirdi.

‎

‎

‎"Boş verin."

‎

‎

‎

‎

‎Çünkü cevap zaten dışarıdaydı.

‎

‎Derya yine yağmurun altında oturuyordu.

‎

‎Ve Karan, yıllardır unutamadığı o küçük kızın aslında hiç değişmediğini fark ediyordu.

‎

‎Yağmur yağıyordu.

‎Yurdun bahçesinde duran genç kız, sanki dünyada yalnızmış gibi salıncakta oturuyordu.

‎

‎Saçları sırılsıklamdı.

‎

‎Ama umrunda değildi.

‎

‎Derya yağmuru severdi.

‎

‎Çünkü yağmur, insanın içindeki kırgınliklarini gizleyebilirdi. Küçük yaşta güçlü olmak en azından güçlü görünmek zorundaydi artık bunu öğrenmişti yurdun müdür odasında ise bir adam pencerenin önünde duruyordu.

‎

‎Elleri cebindeydi.

‎

‎Bakışları dışarıdaki kıza kilitlenmişti.

‎

‎Aradan geçen yıllara rağmen onu tanımıştı.

‎

‎O küçük kızı...

‎

‎Yağmurun altında ağlamamak için gökyüzüne bakan o çocuğu...

‎

‎Unutmamıştı.

‎

‎🪷

‎---

‎

‎9 yıl önce...

‎

‎Karan henüz on altı yaşındaydı.

‎

‎Kemal Dede'nin yanında büyüyen, hayata karşı öfkeli bir çocuk.

‎

‎Bir gün Kemal Dede'yle birlikte aynı yurda çocuklar için oyuncaklar çikolata vs.getirmişlerdi

‎

‎Bahçede tek başına oturan küçük bir kız dikkatini çekmişti.

‎

‎Diğer çocuklar oynarken o konuşmuyordu.

‎

‎Sadece yere bakıyordu.

‎

‎Karan yanına yaklaşmıştı.

‎

‎

‎" Bebeğini beğenmedinmi nNeden oynamıyorsun?"

‎

‎

‎

‎

‎Küçük kız başını kaldırmıştı.

‎

‎Gözleri kırmızıydı.

‎

‎

‎"Canım istemiyor." Hem ben artık büyümüşüm babam öyle dedi kendi başimin çaresine bakabilirmişim büyük bir kız olduğum için oynamıyorum hem uslu bir kız olursam babam gelip beni alir bana gelicem dedi gelmedi unuttu beni deyip dudaklarını büzdü karan ne yapicağini nasıl davranmalı bilmiyordu bakişlari gözlerinde takılı kalmışti

‎

‎

‎

‎

‎

‎"Ağladın mı?"

‎

‎

‎

‎

‎Kız hemen başını sallamişti

‎

‎

‎"Hayır."

‎

‎

‎

‎

‎Yalan söylediği belliydi.

‎

‎Karan cebinden bir çikolata çıkarmıştı.

‎

‎

‎

‎"Al."

‎

‎

‎

‎

‎Küçük kız şaşkınlıkla bakmıştı.

‎

‎

‎"Neden?"

‎

‎

‎

‎

‎

‎"Çünkü bu ufakliğin çikolata sevdiğini hissettim"

‎

‎

‎

‎

‎Küçük Derya ilk kez gülümsemişti.

‎

‎O gün sadece birkaç dakika konuşmuşlardı.

‎

‎Ama Karan nedense o kız çocuğunun kırık gözlerini unutamamıştı.

‎

‎

‎---

‎

‎Şimdi ise yıllar sonra aynı gözlere yeniden bakıyordu.

‎

‎Ama bu kez salıncakta oturan çocuk değil, genç bir kadındı.

‎

‎O sırada Kapıdan içeri

‎

‎Müdür girdi.

‎

‎

‎"Hazır mısınız Karan Bey?"

‎

‎

‎

‎

‎Karan gözlerini Derya'dan ayırmadı.

‎

‎Sessizce sordu:

‎

‎

‎"Hâlâ yağmuru seviyor mu?"

‎

‎

‎

‎

‎Müdür şaşırdı.

‎

‎

‎"Efendim?"

‎

‎

‎

‎

‎Karan başını çevirdi.

‎

‎

‎"Boş verin."

‎

‎

‎

‎

‎Çünkü cevap zaten dışarıdaydı.

‎

‎Derya yine yağmurun altında oturuyordu.

‎

‎Ve Karan, yıllardır unutamadığı o küçük kızın aslında hiç değişmediğini fark ediyordu.

Karan o an ilk kez şunu hissetti:

"Bu kız... farklı."

‎

‎

Yorumlar

  • kalemine sağlık 🖋