Keşfet

4

Güç rüzgarı

Yasak Orman’ın son ağaçları geride kalırken, o karanlık atmosferden çıkıyordum artık. Tam kurtulduğumu düşündüğüm o anda, ağaçların arasından incecik, titrek bir çocuk sesi yükseldi.

​Bu lanetli ormanda bir çocuğun ne işi olabilirdi ki?

​Adımlarımı durdurup kulak kabarttım. "Gel Max, kaçma lütfen! Burası çok korkunç bir yer Max!" diye bağırıyordu. Ses, ormanın yan taraflarındaki çalılıklardan geliyordu. İçimdeki merak ve yardım etme duygusu üstün geldi; sesin geldiği yöne doğru yavaşça adımladım.

​Aniden ayağım bir şeye takıldı. Sendeleyip tam yere kapaklanacakken, dengemi kurdum ve doğruldum. Yumuşak bir hırlamayla karışık cılız bir havlama duydum. Eğilip baktığımda, karların ve kurumuş yaprakların arasında titreyen küçük bir köpek yavrusu gördüm. "Max dediği bu olmalı," diye düşündüm. Eğilip minik yavruyu kucağıma aldım. Kucağımın sıcaklığını hisseder hissetmez sığınacak bir yer bulmuş gibi bana sokuldu.

​Köpeği göğsüme bastırıp sesin kaynağına doğru ilerledim. Dalların arkasında, devasa bir çam ağacına sarılmış, gözleri korkudan kocaman açılmış küçücük bir kız çocuğu duruyordu.

​"Küçük kız, senin burada ne işin var? Burası senin için çok tehlikeli!" dedim şefkatle ama bir o kadar da ciddi bir tonla.

​Kız çocuğu beni görünce önce irkildi, ardından gözlerinden yaşlar süzülerek kekeledi: "Lea teyze, Max'ın buraya kaçtığını söyledi... Ben de köpeğimi bulmaya geldim."

"Lea kimdi ve çocuğu tek başına bu ormana mi yollamıştı?"

​Sesi korkudan adeta titriyordu. Küçücük bedenine rağmen, sadece köpeğini kurtarmak için bu lanetli ormana girecek kadar büyük bir cesaret göstermişti.

​"Sakın bir daha buraya girme, olur mu? Ne olursa olsun buraya yaklaşma," dedim gözlerinin içine bakarak.

​Gözyaşlarını kolunun arkasıyla silip usulca kafasını salladı. "Tamam... Max'ı verir misin?"

​"Önce buradan güvenle çıkalım, gel kucağıma hadi."

​Korkarak ama bana güvenmekten başka çaresi olmadığını anlayarak minik kollarını bana doğru uzattı. Bir kolumla yavru köpeği sararken, diğeriyle küçük kızı kucağıma aldım ve hızlı adımlarla Yasak Orman'ın sınırından dışarı çıktım.

​Ormandan çıkmıştık ama tehlike henüz bitmemişti. Astran Klanı'ndan geldiğim veya o klanın kanını taşıdığım duyulursa, beni burada ya zindana atarlar ya da acımasızca o lanetli ormana geri sürerlerdi. Kimliğimi gizlemeli ve bu küçük kızı ailesine teslim etmem gerekti.

Kız zengin bir aileden geldiği belliydi, kimsesiz biri değildi. Giymi, kuşamı yerindeydi.

Kızı yere koydum ve gözlerine baktım, "küçük ismin ne bakalım?"

Yüzümü inceledi, sonra saçlarımı " benim ismim Hope, ismimin anlami Umut demekmiş biliyor musun? Babanın umuduyum, hep öyle sever beni. Senin ismin ne peki?"

"Benimde Faith memnun oldum küçük, ailen nerede?"

"Şurada" diye ileriyi gösterdi. Tek gidebilir misin? Hayır şeklinde kafasını sağ, sola salladı "çok yoruldum, sen götür" dedi masumca bakarak "lütfen".

Yaklanirsam kötü olurdu, ne yapmalıyım hiç bir fikrim yoktu ama bu çocuğu tek bırakamazdım da. Off!

O kadar masum ve tatlı bir cocuktu ki "tamam küçük Umut, yolu biliyor musun?

Evet, evet! diye alkış tuttu. Köpekle ikisini tekrar kucağıma alıp gösterdiği yöne gidiyordum.

"Faith senin ismin anlamı var mi?

Kafamı salladım. "Var," dedim kısık ve buruk bir sesle. ​Hope merakla yüzüme baktı. "Ne demek peki?"

​"Faith, İnanç demek," diye cevap verdim gülümseyerek. Hope’un gözleri parladı, "İnanç he, iyiymiş" diyerek kıkırdadı. Onun bu masumiyeti, içimdeki öfkeyi ve yalnızlığımı biran için unuturmuştu bana.

​"Geldik, geldik!" diye Hope birden alkış tuttu ve heyecanla ileriyi işaret etti. Gösterdiği yöne baktığımda nefesim boğazımda düğümlendi. Yanlış görüyorum sandım, gözlerimi kırpıştırdım ama hayır, karşımdaydı;

Büyük bir şato, hayır olmazdı demi?"

Yorumlar

  • Es Es: Ormanın sonu artık güvendeler
  • Eda Pekcan: Hadi bakalım güvenli yer bulmalıyız sadece köpek değil çok tehlikeli bir durumda olabilirsin
  • Es Es: Cesur biri, korkmaz
  • Eda Korkmaz: burası çok tehlikeli sevgili kız gözünü korkutmamalısın
  • Es Es: Umarım
  • Işıl Yağcı: umarım en kısa zamanda güvende hissederek çıkarsınız bu karanlık yerdir
  • Es Es: Onun sesini kimse duymadı ama o cesaret edip birini kurtardı
  • Aslı Okur: bence az önce çok doğru bir cesaret gösterdin ama düşünülsene hepimiz kaybolabiliriz
  • Es Es: Cesaretli bir genç kız olduğu için korkmadan sese doğru gitti
  • Ayla Başar: bu ortam gerçekten tehlikeli hemen üstüne gitmemelisin