Keşfet

1.BÖLÜM

Güneşin Donduğu An: Kehribar

Alara, elflerin hüküm sürdüğü büyük krallığın sınırlarında, ormanın hemen kıyısındaki küçük bir evde yaşıyordu.İnsanlar, bu krallıkta elflerden daha aşağı bir konumda görülüyordu. Alara ise bütün bunlardan uzak, kendi küçük hayatını sürdürmeye çalışıyordu. Ailesini yıllar önce kaybetmişti. Onlardan geriye kalan en önemli şey ise annesinin ona söylediği son sözlerdi:

“Alara, ne olursa olsun elflere güvenme. Onlara yaklaşma. Ve sakın bir elfi sevme.”

Alara bu sözleri hiç unutmamıştı.

Hayatı kolay değildi. Her gün ormandan meyveler topluyor, onları köyde satarak geçinmeye çalışıyordu. Yaşadığı zorluklar onu zaman zaman yorsa da hiçbir zaman pes etmiyordu.Her yaşadığı acı ona yeni bir şey öğretmişti.O sabah da sepetini koluna takıp ormana girdi.Ağaçların arasından ilerlerken yerde bir şey gördü.Önce uzun, bembeyaz saçları dikkatini çekti.Sonra adamın yüzünü gördü.Alara olduğu yerde kaldı.Karşısında bir elf yatıyordu.Üzerindeki koyu renkli, asil kıyafetler onun sıradan biri olmadığını belli ediyordu. Uzun beyaz saçları toprağın üzerine yayılmıştı. Yüzü ise Alara'nın şimdiye kadar gördüğü en güzel yüzlerden biriydi.

Fakat adam yaralıydı.

Alara'nın aklına ailesinin sözleri geldi.

“Elflere yaklaşma.”

Bir an geri çekildi.

Sonra yaralı adama baktı.

— Yardıma ihtiyacı var...

Kendi kendine söylediği bu sözün ardından tekrar yanına çömeldi.

Topladığı şifalı otları ve meyveleri kullanarak bir karışım hazırladı. Yaralarını dikkatlice temizledi ve hazırladığı şifa karışımını sürdü.

Adamın yüzüne baktığında Alara istemsizce birkaç saniye durdu.

Adamın gözleri kapalıydı.

Uzun kirpikleri, keskin yüz hatları ve bembeyaz saçları onu neredeyse gerçek dışı gösteriyordu.

Alara, farkında olmadan düşündü:

“Bu kadar güzel bir elf olabilir mi?”

Sonra kendi düşüncesine kızdı.

“Ne düşünüyorum ben? O bir elf.”

Tam ayağa kalkacakken adam hafifçe hareket etti.

Alara irkildi.

— Uyanıyor!

Hemen sepetini aldı ve oradan uzaklaşmaya başladı.

Fakat birkaç adım sonra dönüp baktı.

Elf gözlerini açmıştı.Bilmediği şey ise, yerde yaralı halde bıraktığı kişinin sıradan bir elf olmadığıydı.

O, Elf Krallığı'nın kralıydı.

Kral saraya döndüğünde ilk emri, kendisine yardım eden insan kızının bulunması oldu.

Askerler günlerce Alara'yı aradı.

Sonunda onu buldular.

Kral, Alara'nın yaşadığı yeri öğrendiğinde ertesi sabah onun evine gitti.

Alara evinden çıkıp ormana doğru ilerlerken karşısında onu gördü.

Bembeyaz saçları omuzlarından aşağı dökülüyordu.

Alara onu hemen tanıdı.

Ormanda yaralı halde bulduğu elf...

Şimdi karşısında dimdik duruyordu.

Kral birkaç adım yaklaştı.

— Beni kurtaran sendin.

Alara başını hafifçe salladı.

— Sadece yardıma ihtiyacı olan birine yardım ettim.

Kral yanında taşıdığı küçük bir keseyi çıkardı.

Keseyi Alara'ya uzattı.

— Bunu kabul et.

Alara keseye baktı.

İçinde birbirinden nadir, parlak inciler vardı.

— Hayır. Buna gerek yok.

— Israr ediyorum.

— Ben karşılık bekleyerek yardım etmedim.

Kralın yüzünde hafif bir gülümseme belirdi.

— Bunu biliyorum.

Alara yine de keseyi almak istemedi.

Kral ise sakin bir sesle konuştu.

— Bunlar yalnızca bir teşekkür değil. Sana, kimin hayatını kurtardığını hatırlatacak bir armağan.

Alara şaşkınlıkla ona baktı.

— Siz kimsiniz?

Kral cevap vermeden önce kısa bir süre sustu.

— Bunu yakında öğreneceksin.

Sonunda Alara keseyi aldı.

— Teşekkür ederim. Şimdi gitmem gerekiyor. Meyve toplamam lazım.

Arkasını dönüp ormana doğru yürümeye başladı.

Kral olduğu yerde kalıp onu izledi.

Alara birkaç adım ilerledikten sonra dayanamadı.

Merakına yenilip arkasına bakmak için döndü.

Tam o anda karşısındaki kişiye çarptı.

— Ah!

Alara bir adım geri sendeledi.

Başını kaldırdığında kralın hemen karşısında olduğunu gördü.

İkisi de sustu.

Alara'nın gözleri onun gözleriyle buluştu.

Kral da gözlerini ondan ayırmadı.

Ormanın bütün sesleri sanki bir anda uzaklaşmıştı.

Alara, karşısındaki gözlerin derinliğine baktıkça ne söyleyeceğini unuttu.

Kralın bakışlarında açıklayamadığı bir şey vardı.

Alara gözlerini kaçırmak istedi ama başaramadı.

Birbirlerinin gözlerinde kaybolmuşlardı.

Yorumlar

  • Zeynisnür: 2. bölüm akşam sizlerle
  • Ferhat Durmuş: Bu karşılaşma alara için çok karmaşık bunu nereden bulacak?
  • ..: 😍😍