bölüm 7
7. Bölüm
‘Oğlum, bir
vericinin iliği uyumlu çıkmış’ dedi annesi, sevinçle.
‘Anne sana
demiştim iyileşeceğim diye’ dedi Kadir, gözleri ışıl ışıl bakarak.
‘Anne, kim
olduğunu öğrenebildin mi?’ dedi Kadir’in ablası.
‘Bu hastanede
çalışan birisiymiş’ dedi annesi ‘Fakat kim olduğunu öğrenemedim’
‘Peki, ne
zaman ameliyat olacağım’
‘İki gün
sonra ameliyat olacakmışsın’ dedi annesi.
‘Bu kadar
erken mi?’ dedi Kadir, şaşkınlıkla.
‘Evet, oğlum’
dedi annesi.
‘İyileşirsem
o hemşireye açılacağım anne’ dedi Kadir ‘Olursa olur olmazsa da canımız sağ
olsun öyle değil mi?’
‘Seni
umutlandırmak istemem ama kız istekli gibi’ dedi annesi ‘Ama yine de
bilemiyorum’
Ablası içeriye girerek:
‘Sana kimin
donör olduğunu öğrendim’ dedi ağzı kulaklarına varırcasına.
‘Kim, kim
abla’ dedi Kadir heyecanla.
‘Hayır,
söylemem’ dedi ablası ‘Kendisi tembih etti söyleme diye’
‘Ama niye
abla’
‘Bizzat
kendisi gelecekmiş’
‘Abla, sana
bir şey diyeceğim ama utanıyorum’ dedi Kadir.
‘Ne
diyeceğini tahmin edebiliyorum’ dedi ablası, daha sonra da ona ‘Bugün
görüşebildim onunla. Evlenip evlenmeme konusunda bir şey demedi ama hislerinden
onunda niyetli anladım’
‘Bu benim
için büyük bir müjde abla’ dedi Kadir, yerinden doğrularak.
Ameliyat günü…
Kadir’in ameliyatı başarılı geçmişti. Ameliyattan
sonra da yoğun bakım odasına alındı. Birkaç gün sonra da kendine geldi. Ondan
sonra da normal odaya alındı.
‘Oğlum,
kendini nasıl hissediyorsun?’ dedi annesi.
‘İyiyim anne’
dedi Kadir.
‘Ameliyatın
başarılı geçmiş’ dedi annesi.
‘O, o zaman…’
‘Anladım seni
oğlum, yalnız biraz daha iyileş ondan sonra konuşuruz’
Bir hafta sonra…
‘Oğlum, sana
donör olan birkaç dakika sonra gelecek’ dedi annesi.
‘Anne, bari
sen söyle onun kim olduğunu’
‘Birkaç
dakika sonra zaten göreceksin oğlum’
Birkaç dakika sonra…
‘İşte, sana
donör olan’ dedi ablası.
‘Sen’ dedi
Kadir, gözlerine inanamayarak.
‘Evet, benim’
dedi Hemşire Sevil.
‘Size çok
teşekkür ederim, sayenizde sağlığıma kavuştum’ dedi Kadir, mahcup bir ifadeyle.
‘Sizde,
zamanında benim hayatımı kurtarmıştınız’ dedi Hemşire Sevil.
‘Sen, ortaokuldaki Filiz değil misin’ dedi
Kadir, şaşkınlıkla ‘Hani, şu çirkin diye kimsenin yüzüne bakmadığı kız’
‘Evet, ben
oyum’
‘Şimdi
hatırladım’ dedi Kadir ‘Mezun olmaya birkaç gün vardı. Birkaç kız ve erkek
senin etrafında toplanmış alay ediyorlar ve hırpalamaya çalışıyorlardı’
‘Doğru’ dedi
Hemşire Sevil ‘Sende aralarına dalıp beni kurtarmıştın’
‘Evet’ dedi
Kadir ‘Biraz da dayak yemiştim o zaman. Sırf sana yardım ettim diye de
arkadaşlarım bir zaman benimle konuşmamışlardı’
Hemşire Sevil, gülümseyerek.
‘O günden
sonra sana âşık olmuştum, fakat sen bana asla yüz vermemiştin’
‘O zaman
sevdiğim biri var zannediyordum. Lakin o benimle alay etmek ve paramı yemek
için arkadaşlık ediyormuş. Bunu öğrendiğim zaman hemen onunla arkadaşlığımı
kestim ve bir daha kimseyi sevmemeye söz verdim, ta ki sen karşıma çıkana
kadar’
‘Allah
Teâlâ’nın hikmeti işte’ dedi Hemşire Sevil.
‘Kızım,
konuşmanızı kesiyorum ama merak ettiğim şeyler var’ dedi Kadir’in annesi.
‘Buyurun
efendim sizi dinliyorum’ dedi Sevil.
‘Sen küçükken
çirkin diye alay ediyorlarmış, nasıl oldu da bu kadar güzelleştin?’ diye sordu
Kadir’in annesi.
‘Teyzeciğim, ben küçükken sıcak
su dökülmüş kafamdan aşağıya. Bundan dolayı da kafamın bir kısmı ve yüzüm
yanmış. Annem telaşla hastaneye götürmüş ve ameliyata alınmışım. Ameliyatta
kafamın yanan yerinin derisi almışlar. Yüzümde de kalıcı izler kalmış. Burnum
da deforme olmuş. Bu yüzden de yıllarca alay konusu oldum’
‘Kızım, bu
durum herkesin başına gelebilir’ dedi Kadir’in annesi ‘Çirkinsin diye alay edilmen
hiç de hoş bir durum değil’
‘Bende uzun
süre bunun acısını yaşadım’ dedi Sevil ‘Bundan on yıl evvel çalıştığım bu
hastanede burnumdan ve yüzümden ameliyat oldum. Vefat eden genç bir kızın
yüzünün derisini alıp benim yüzüme yerleştirdiler. İyileşme sürecindeyken
hemşireliği kazandım. Hem okudum hem de tedavimi sürdürdüm. Allah Teâlâ’nın o
güzel işlerine bakın ki ameliyat olduğum bu hastaneye de tayin oldum’
‘Senin için
zor bir süreç olmalı’ dedi Kadir’in ablası.
‘Ameliyat
olmadan önce çektiğim sıkıntılar bundan kat kat fazlaydı abla’
‘Özür dilerim
anne’ dedi Kadir ‘araya giriyorum ama ne zaman gidip isteyeceğiz Sevil’i’ bunu
derken yüzü kızarmıştı. Tabii Sevil’in de ondan alt kalır yanı yoktu.
‘Acelen ne
oğlum, kız kaçmıyor ya bir yerlere’
‘Anne,
hayırlı işler de acelen edin buyurmamış mıydı Peygamber Efendimiz’
‘Haklısın
oğlum, sen taburcu olur olmaz gidip isteyelim annesinden’
Yorumlar
- DJ Slot: kadir keşke ablasının hepsini bozmadan önce çırpınan hislerini anlatsaydı
- Ebru Rüzgar: anne böyle kararlar almak zor ama bu istekli hemşire de umut veriyor
- Nur: Kader kolay değil bu zor süreçte
- Hatice Çetin: Bu sahne çok moral verdi umarım her şey yolunda gider
- Efe Hendek: ameliyatın başarılı geçmesi ne güzel bir haber sevindim
- Poyraz Pekün: kadirin gözlerindeki sevinç beni çok duygulandırdı
- Alperix: sevili istemeye acelen ne?