bölüm 9
Bölüm 9
Kadir, hastaneden ayrıldıktan sonra huzur bulduğu malikânesine
geçti. Uzun süredir hastanede olduğu için işler birikmişti. Biraz rahatsız
olmasına rağmen evrakları teker teker kontrol edip imzaladı. Gözleri işindeydi
ama aklı hastanedeydi. Hastaneden çıkmadan evvel, hastalardan birinin Sevil’e
kafayı taktığını öğrenmişti. Bu yüzden de endişeliydi.
‘Alo Kemal,
sana bir kimlik numarası vereceğim. O numarayı araştırıp bana dönebilir misin?’
dedi Kadir.
‘Elbette, can
dostum’ dedi Kemal ‘Ama ne için olduğunu öğrenebilir miyim?’
‘Kardeşim,
sen şu işi hallet ben her şeyi açıklayacağım’
Kemal, bir polis karakolunda komiser olarak görev
yapmaktaydı. Kadir ile yıllar önce yolları kesişmiş sonrada ayrılmaz bir ikili
haline gelmişlerdi.
İki saat sonra…
‘Verdiğin
kimlik numarasında vatandaşı araştırdım’ dedi Kemal ‘Bu adam pek tekin biri
değil. On üç suç kaydı var. Çoğusu da cinsel saldırı. Bir kısmı da
dolandırıcılık ve hırsızlık. Bu durumu yıllarca karısından ve çocuklarından
saklamış. Yani karısı onun suçlu olduğunu bilmiyor’
‘Allah Teâlâ,
razı olsun kardeşim’
‘Şimdi sen
söyle ne için istedin bu bilgileri’
‘Kemal,
biliyorsun uzun süre hastanede yattım. Orada da bir hemşireyle tanıştım’
‘Vay
kardeşim’ dedi Kemal, sevinçle ‘Sonunda sende gönlünü kaptırdın’
‘Aynen öyle
kardeşim’ dedi Kadir ‘Ben onu el altından araştırırken o benim kendisini
araştırdığımın çoktan farkına varmış’
‘O hemşireyle
senin soruşturduğun kimlik numarasının alakası ney onu anlayamadım’
‘Şimdi onu da
anlatacağım’ dedi Kadir ‘Kimlik numarasını arattığım zat, sana bahsettiğim
hemşireye kafayı takmış. Yanındaki refakatçisine karısını boşayıp hemşireyi
alacağını söylemiş. Bunu kabul etmeyen refakatçisi başka bir hemşireye bu
durumu anlatmış. O hemşirede gelip sevdiğim kadına söylemiş. O da ben taburcu
olurken söyledi, böyleyken böyle diye. Bundan dolayı araştırmak istedim neyin
nesi diye’
‘Anladım
Kadir’ dedi Kemal, daha sonra da ‘Merak etme, ben şimdi hastaneye sivil polis
gönderir sevdiğin kızı kontrol altına aldırırım’
‘Allah Teâlâ
razı kardeşim’ dedi Kadir, içi ferahlayarak.
Kemal, telefonu kapadıktan sonra emri altındaki sivil
polislerden üçünü hastaneye gönderdi. Onlar hasta kılığına girecek ve Sevil’i
koruma altına alacaklardı.
Bu üç sivil polisler başhekimliğe giderek durumu
bildirdiler. Başhekimlikte Sevil Hemşireye belli etmeden polisleri hasta gibi
yatırdılar. Yatırılan polislerin bir gözü Sevil Hemşire de bir gözü de Yavuz’da
olacaktı.
Yavuz, sivil polislerden habersiz Sevil Hemşireyi
nasıl kandırabilirim diye planlar yapıyordu. Bir ara bu fırsatı buldu ve hemen
yanına yanaştı.
‘Hemşire bir
dakika bakar mısın?’ dedi pis nefesiyle.
Sevil, aniden irkilerek arkasına döndü ve ona:
‘Ne
istiyorsun?’ dedi ters bir şekilde.
‘Seni
istiyorum’
‘Ne demek
istediğini anlayamadım’ dedi Sevil, aslında biliyordu ama bildiğini fark
ettirmek istemedi.
‘Hemşire bir
kere bana he desen, senin önüne dünyaları sererim’ dedi ona iyice yaklaşarak.
‘Uzak dur
benden’ dedi Sevil Hemşire, bağırarak.
Yavuz, bir adım daha atıp Sevil Hemşireye sarılacaktı
ki üç polis aniden arkasında belirdi. Birisi onun kolundan tutup:
‘Ne yaptığını
sanıyorsun?’ dedi kızgın bir ifadeyle.
‘Siz işinize
bakın’ dedi Yavuz.
‘Dur bakalım
Yavuz Efendi, senin kim olduğunu ve ne niyetle hemşireye yanaştığını çok iyi
biliyoruz’
‘Siz
kimsiniz?’ dedi Yavuz.
‘Biz mi?’
dedi üçüncü polis, ardından cebinden polis kimlik kartını çıkararak ‘Al bak biz
kimmişiz’
Yavuz, kimliği alıp baktı. Bakar bakmaz anında rengi
attı.
‘Şimdi
anladın mı kim olduğumuzu’ dedi ilk polis, ardından da ona ters kelepçe taktı
‘Hakkında şikâyet var. O yüzden bizimle polis karakoluna geleceksin’
‘İyi de ben
ne yaptım ki?’ dedi Yavuz.
‘Bunu
karakola gittiğin zaman öğrenirsin’ dedi polis memuru.
Bir karakol…
‘Neden
karakola getirildiğimi şimdi öğrenebilir miyim?’
‘Cinsel taciz
ve uyuşturucu ticaretinden dolayı tutuklusun’
‘Ne,
uyuşturucu mu?’ dedi Yavuz ‘Ama ben hiç uyuşturucu kullanmadım ki’
‘Sen sadece
aracı oldun. Asıl uyuşturucu ticareti yapan karındı’ dedi komiser ‘Onu da
yakaladık. Sorguda bütün suçunu itiraf etti’
‘Karım mı?’
dedi Yavuz, şaşkınlıkla.
‘Evinizin
altındaki bodrumda kenevir yetiştirip ondan da uyuşturucu elde ediyormuş. Seni de taşıyıcı olarak kullanıyormuş’
‘Bunu bana
nasıl yapabildin Banu’ dedi Yavuz ‘Senin yüzünden kim bilir kaç kişinin canı
yandı’
‘Ha bu arada
çocuklarınız da devlet koruması altına alındı’ dedi komiser.