bölüm 1
Faruk sabah
kalktığında kendisinde bir huzursuzluk, tedirginlik, içine kapanıklık hissetti.
Ömrü hayatında böyle duyguları sadece babası ölmeden evvel bu duyguyu
hissetmemiş, ondan sonra da babasının ölüm haberini duymuştu. Babasının ölüm
haberinden sonra bir müddet bu duygular içerisinde kalmış, ondan sonra bir daha
bu duygulara kapılmamıştı, ta ki bugüne kadar.
Yıllar
sonra hissettiği bu duygu kendisine neden gelmişti. Yoksa başlarına kötü bir
şeyler mi gelecekti de bu yüzden bu duygulara kapılmıştı. İşte bu yüzden
çaresizdi, ne yapacağını bilemez bir haldeydi. İçindeki bu duyguları ailesine
de açıklayamazdı. Çünkü bu duyguları ilk açıkladığında ailesi ona ‘Bu duygular
hemen hemen herkeste olur. O yüzden fazla kafana takma’ demiş başlarından
savmışlardı, ama bunun sonucunu kötü ödemişlerdi.
Bölüm 1
Faruk,
çaresizlikle yatağından doğrulup lavaboya gitti. Ellerini ve yüzünü yıkayıp
kendine gelmeye çalıştı. Bütün bu uğraşmalarına rağmen çaresizliği geçmeyince
tekrar odasına geçti ve yatağına uzandı.
Annesi onun bu
haline ilk kez şahit olduğu için hasta olduğunu zannetmiş, onun hizmetine bakan
Fatma’ya, ona ne olduğunu anlaması için emir vermişti.
Fatma, verilen
emir üzerine utana sıkıla yanına gelerek:
‘Faruk Bey ne oldu, anneniz sizi o şekilde
görünce tedirgin oldu. O yüzden beni göndererek size bakmamı istedi’
Faruk Bey,
yatağından doğrulup Fatma’ya ters ters bakarak:
‘Senden başka benimle ilgilenecek kimse yok
mu? Mesela, Nurcan gibi’ –Nurcan yanlarında hizmetçi olarak çalışan ve ağzı
gözü boyalı, son derece açık giyinen biriydi- deyince Fatma hüzünlü bir şekilde
geri dönerek hanımına:
‘Süreyya Hanım, Faruk Bey, her zamanki gibi
beni tersleyerek geri gönderdi. Ayrıca yine Nurcan’ı istedi. Aslında onu
anlıyorum. Çünkü Nurcan, onun istediği gibi biri. Ben ise kapalı biriyim’
dedikten sonra hüzünlü bir şekilde Süreyya Hanım’a sarılarak:
‘Süreyya Hanım, sizi annem gibi sevdim, ama
Faruk Bey’in bu tavırlarına dayanamıyorum. O yüzden işten ayrılıyorum’ diyerek
dışarı çıktı. Müştemilata giderek toparlanmaya başladı. Bütün eşyalarını
toparlayıp çıkacakken Süreyya Hanım gelerek onu durdurdu ve ona:
‘Kızım, ne olur gitme’ dedi hüzünlü bir
şekilde.
Fatma, evin
hanımını sever, sayardı. O yüzden elindeki eşyaları bırakarak Süreyya hanımına:
‘Süreyya Hanım, bilirsiniz sizi sever
sayarım. Ama artık Faruk Bey’in bana olan tavırlarından dolayı dayanamaz hale
geldim. O yüzden bırakın beni gideyim’ dedi ve kapıdan çıkacakken evin hanımı
onun kolundan tutarak:
‘Fatma, sen bu eve geleli henüz daha birkaç
ay oldu. Buna rağmen çalışkanlığından, merhametinden, dürüstlüğünden dolayı
kendini sevdirdin. Kızım, başta Nurcan olmak üzere birkaç tane daha hizmetçimiz
olmasına rağmen onlar senin gibi dürüst değiller. O yüzden ancak sana güvenebilirim’
dedi ve ağlamaklı bir ifadeyle ‘Hem ayrıca dert ortağım, sığınağım oldun. Sen
gidersen, ben kime dert yanayım. O yüzden ne olur gitme’
Fatma, hanımının
hüzünlü bir şekilde ‘gitme’ demesi üzerine ayrılmaktan vazgeçip:
‘Hanımım, sırf siz istediniz diye
gitmiyorum. Eyer, sizin de merhametiniz olmasa oğlunuzun bu yaptıklarına
dayanamaz çoktan işten ayrılmış olurdum’
‘Sağol kızım, ben de senden memnunum. Merak
etme ben oğlumla konuşur, sana iyi davranmasını sağlarım’ dedi ve doğruca
oğlunun yanına gitti.
Yorumlar
- Recep Karaca: Sana iyi davranmaya çalışan ve sana güvenen insanları düşün biraz
- Recep Sağlam: fatmaya böyle bağırman doğru değil belki sana yardım etmeye çalışıyordu
- Aylin Alkan: @tortum19761234 sen harika bir bölüm yazmışsın ilk bölüm harika!
- Akduman: çaresizlik üzerine kabullenemediğin bu duygularla yaşamayı öğrenmek zorundasın
- Metin Taner Yavuz: faruk bu halinle inanın hiç kimseye güvenemez bir görünümde