Keşfet

BÖLÜM 15

HİZMETÇİ BÜŞRA

Talip Bey, onların tavrı karşısında korkmuştu ama ne dediklerini

anlayamamıştı. Bu yüzden de onlara:

    ‘Siz neden bahsediyorsunuz. Benim

kimseye borcum yok’ dedi korku içerisinde.

İçlerinden onların reisi olan adam cebinden senetler çıkarıp onun önüne

fırlattı.

Talip Bey, önündeki senetleri görünce karşısındaki kişiye:

    ‘Bu senetlerde ne?’ dedi merak

içerisinde.

Bu soru üzerine karşısındaki kişi cebinden yine kâğıt çıkarıp önüne

bıraktı. Talip Bey, önündeki kâğıda bakınca yüzü asıldı. Çünkü önündeki kâğıtta

karısı Selma’nın birikmiş kumar borçları görünüyordu.

Adam, Talip Bey’in yüzünün asıldığını görünce kâğıtların hepsini

toparladı.  Ardından ona:

     ‘Şimdi sadede gelelim. Eğer bu

senetleri bir hafta içerisinde ödemezseniz, ölümlerden ölüm beğenin’ dedi ve

adamlarıyla beraber oradan uzaklaştı.  

Talip Bey, adamlar oradan ayrıldıktan sonra bir süre kendine gelemedi.

Kendine gelince de ayağa kalktı. Çalışma odasında sinirle bir oyana bir buyana

gidip geldi. Siniri geçmeyince sekreterine avukatın aceleyle gelmesini,

gelirken de boşanma kâğıdı hazırlamasını ve bu şekilde gelmesini istedi.

Sekreteri, onun isteği üzerine avukata telefon açıp Talip Bey’in

isteklerini bildirdi. Avukat aldığı haber üzerine çok geçmeden holdinge geldi.

Oradan Talip Bey’in odasına çıktı.

Avukat odasına geldiğinde bile siniri geçmemişti. Eşine sayıp döküyordu.

Avukat geldiğini belli etmek için hafifçe öksürdüğü anda sustu.

Avukata oturmasını söyledikten sonra ona:

     ‘Selim Bey, derhal Selma’dan

boşanmam için boşanma kâğıdı hazırlayacaksın. Onu hazırladıktan sonra da

geleceksin. Boşanmadan dolayı ona bırakacağım malları belirleyeceksin. Bu

dediklerimi hemen yerine getirmen benim için çok önemli’ dedi sert bir

ifadeyle.

Avukat, ne olduğunu bilmediği için Talip Bey’e:

      ‘Talip Bey, bu boşanma işi de

nereden çıktı?’ dedi ne olduğunu anlayabilmek için.

Avukatın sorusu üzerine ona:

     ‘Selim Bey, Selma’nın kumar

borçlarından bıktım artık. Böyle giderse kendisiyle beraber beni de batıracak’

dedikten sonra ona ‘Sen buraya gelmeden evvel kılıksız üç kişi geldi. Onların

bellerinde silahları vardı. Bellerindeki silahları çıkarıp önüme bıraktılar.

Ardından onların başı olduğu belli olan kişi cebinden senetler çıkarıp önüme

bıraktı.  Senetleri bıraktıktan sonra

cebinden ayrı bir kâğıt daha çıkarıp önüme bıraktı. O ikinci kâğıtta Selma’nın

kumar borçları yazılıydı. O adam bir hafta içerisinde onları ödemediğim

takdirde ölümlerden ölüm beğen, deyip çıkıp gitti. O yüzden Selma’dan boşanmak

istiyorum. Boşanmadan kalacak mal varlığıyla ne yapacaksa yapsın, o artık beni

ilgilendirmez’ dedi iç çekerek.

Avukat, onu dinledikten sonra boşanma kâğıdı hazırlayıp adalet sarayına

gitti.

Avukat, boşanma kâğıdını hazırlayıp gidince Talip Bey’in içi rahatladı ve

kendi kendine ‘Senin yüzünden canımdan olamam. Bundan sonra o adamlarla kendin

uğraşırsın’ dedi ve sekreterinden orta şekerli kahve istedi, keyifle yudumlamak

için.

********

Büşra, hapishaneye geri döndükten sonra üzgün bir vaziyette yattığı yere

oturdu. Semiha ve yanındaki birkaç mahkûm onun üzgün haline kıs kıs

gülüyorlardı. Onlar gülüşürken Handan onları susturdu ve ona:

      ‘Ne oldu kızım? Üzgün halinden

belli ki işler iyi gitmemiş’ dedi, neler olduğunu anlamak için.

Büşra, tam konuşacağı sıra Semiha öne atılarak:

      ‘Öyle görüyorum ki suçluluğun

anlaşıldı ha! Birde bize suçsuzum deyip duruyordun’ dedi tıslayarak.

Handan, onun söz söylemesine canı sıkılmıştı. Bu yüzden canının sıkıldığı

anlatmak için ona öyle bir bakış attı ki Semiha, geri çekilmek zorunda kaldı.

O susunca ona:

      ‘Bir daha konuş demedikçe

konuşursan, seni burada boğarım. Hiç kimsede seni elimden alamaz. Ayrıca bunu

seve seve yapacağımı beni benden daha iyi bilirsin’ dedi, Handan tehdit

edercesine. Daha sonra Büşra’ya dönerek, ‘Anlat kızım neler oldu?’ diye sordu.

Bu soru üzerine Büşra, mahkeme salonunda olan biteni olduğu gibi anlattı.

Anlatılanları dinleyen Handan, eliyle çenesini sıvazladı. Ardından ona:

      ‘Demek bunu da yaptı ha!’ dedi.

Onun ne dediğini anlamayan Büşra:

      ‘Ne demek istiyorsun Handan

abla. Sözlerinden hiçbir şey anlamadım’ dedi, onun yüzüne saf saf bakarak.

Onun sözleri üzerine Handan:

       ‘Boş ver be kızım. Ben arada

bir öyle şeyler konuşurum. O yüzden benim sözlerimi kafana takma’ dedi,

şefkatle Büşra’nın omzundan tutarak.

e Büşra’nın omzundan tutarak.