Keşfet

Önsöz

Horonun Son Nefesi

Sevgili Okuyucum…

Bazı hikâyeler bir anda başlamaz. Yıllar boyunca sessizce birikir. Bir çekmecede unutulan eski bir kâğıtta, kimsenin artık sormadığı bir soruda ya da geçmişten bugüne taşınan bir sırrın gölgesinde bekler. Zaman geçer, insanlar değişir, hayat başka yollara savrulur. Ama bazı şeyler unutulmaz. Sadece doğru zamanı bekler. Derin’in hikâyesi de böyle başladı. Yirmi beşinci yaş gününde aldığı bir hediye, onun için yalnızca eski bir haritadan ibaret değildi. Babasının yıllardır sakladığı bu harita, Derin’in bildiğini sandığı geçmişin aslında ne kadar eksik olduğunu gösterecekti. Arkeolojiye duyduğu merak ve babasından miras kalan araştırma tutkusu, onu hiç düşünmediği bir yolculuğun içine sürükleyecekti. İlk durak Trabzon olacaktı. Sislerin arasında yükselen eski yapılar, taş duvarlara sinmiş geçmiş ve Karadeniz’in hiç dinmeyen sesi… Derin, haritanın gösterdiği izleri takip ettikçe geçmişin yalnızca kitaplarda ve kazı alanlarında saklanmadığını anlayacaktı. Bazen bir dağın yamacında, bazen unutulmuş bir patikada, bazen de yıllardır kimsenin konuşmadığı bir hikâyenin içinde karşısına çıkacaktı. Ve bu yolculukta yalnız olmayacaktı. Rüzgar, bölgenin yollarını Derin’in haritayı bildiğinden daha iyi biliyordu. Dağların hangi patikadan geçileceğini, yağmurun ne zaman bastıracağını, sisin hangi yollarda daha uzun kaldığını biliyordu. Karadeniz onun için yalnızca doğduğu ve büyüdüğü bir yer değildi; geçmişi, anıları ve bildiği bütün yollarıyla hayatının bir parçasıydı. Derin ile Rüzgar'ın yolları kesiştiğinde her şey kolay olmayacaktı.

Biri cevapların peşindeydi. Diğeri bazı soruların hiç sorulmaması gerektiğine inanıyordu.

Aynı yolda yürümek zorunda kaldıkça birbirlerini anlamaya, birbirlerinin sessizliklerini okumaya başlayacaklardı. Başta yalnızca bir yol arkadaşlığı gibi görünen şey, zamanla ikisinin de adını koymakta zorlandığı başka bir şeye dönüşecekti. Fakat bu hikâyede yalnızca bir aşk yok. Geçmişin yarım bıraktığı bir araştırma, yıllardır saklanan bir harita ve ortaya çıkmayı bekleyen bir sır var.

Trabzon’un sisli yollarından Rize’nin sarp dağlarına, oradan Artvin’in derin kanyonlarına uzanan yol boyunca her adım onları gerçeğe biraz daha yaklaştıracak. Ama bazı gerçekler bulunduğunda her şeyi değiştirebilir. Belki de insanın geçmişini öğrenmesi, her zaman huzur getirmez. Bazen bildiğin her şeyi yeniden sorgulamana neden olur. Bazen yıllardır güvendiğin insanların sustuğu şeylerle yüzleşmeni gerektirir. Derin’in öğreneceği en büyük şeylerden biri de bu olacak.

Çünkü bazı izler silinmez. Bazı yollar unutulmaz. Ve bazı insanlar, hayatımıza yalnızca bir yolculuğun parçası olmak için girmez.

Bu hikâyeyi yazarken Karadeniz’in sisini, yağmurunu, dağlarını ve denizini kelimelerin arasına bırakmak istedim. Her bölümde biraz daha derine inen, her sayfada yeni bir soru bırakan bir yolculuk olsun istedim. Horonun Son Nefesi, yalnızca kayıp bir haritanın hikâyesi değil. Bir babanın sakladığı geçmişin, bir kızın gerçeği arayışının, bir adamın bildiği yolların ve iki insanın hiç beklemedikleri bir anda birbirlerine yaklaşmasının hikâyesi. Derin’le birlikte haritanın peşine düşecek, Rüzgar’ın bildiği yollarda kaybolacaksınız. Her adım sizi geçmişe biraz daha yaklaştıracak. Hikâyenin sonunda ise geriye tek bir soru kalacak: Bazı yolların sonu, aslında bir başlangıçtır. Şimdi sislerin arasından bir yol uzanıyor. Derin o yola adımını atmak üzere.

Ve Karadeniz, yıllardır sakladığı sırrı anlatmaya hazırlanıyor.

Belki bu yolculukta siz de kendi izinizi bulacaksınız. Belki bazı sırların neden yıllarca saklandığını anlayacaksınız.

Şimdi, sislerin ardındaki hikâyeye birlikte adım atma zamanı.

Çünkü her yolun ardında anlatılmayı bekleyen bir hikâye vardır. Her sır, bir gün mutlaka sahibini bulur. Ve bazı karşılaşmalar, hayatın yönünü bir daha asla eskisi gibi bırakmaz. Belki de aradıkları sır, yolun sonunda değil, attıkları ilk adımda gizlidir; çünkü bazı gerçekler, bulunmaktan çok önce kendini hissettirmeye başlar. Şimdi geriye yalnızca sislerin ardında saklanan gerçeğin peşinden gitmek kalıyor. Bazı yolların sonu, insanı aradığı cevaptan çok daha derin bir gerçeğe götürür. Asıl soru, o gerçeği bulduğunuzda onunla ne yapacağınızdır. Şimdi, yol başlıyor

Yorumlar

  • Beyza: Onu şimdilik kimse bilmiyor ama büyük bir sır saklıyor o kesin
  • Yasin Kaan Bulut: Harita neyi gösterecek acaba
  • vay uzun zamandan sonra ilk defa Karadeniz kitabı görüyorum başarılar👏👏