BÖLÜM: 10

Lamia çırpınmayı bırakmıştı.
Kolları yatağın iki yanına bağlı duruyordu.
Hemşire kilitl kapıyı açtı. Bu süreden sonra kapı hep açık olacaktı.
Kırık telefonuna da el koymuşlardı. Yerdeki telefonu yerden alıp cebine koydu.
Lamia'yı çözdü ve sonra onu yemek için götürme tekniği etse de Lamia kendisi geleceğini söyledi.
Hemşire de sözlerine inandı ve odadan çıktı. Kapıyı kapatıp iyi dileklerde bulundu.
***
Tekrar kapı açıldığında kapıdan içeri yaşlı bir kadın girdi.
Yazın ortasında turuncu bir kazak, siyah çiçekli bir etek ve yazma takmıştı. Terlik gitmişti. Bu klinikte geçen geldiğinde de terlik giyiyorlardı.
Lamia kendine bir söz verdi kendisi dahil hiç kimseyi kırmayacak ve daima iyileşmek için çabalayacaktı.
Kadın odaya girdiğinde gülümsedi.
- Merhaba ben Jade. Sana çay getirmiştim ama içine tükürdüler diye çöpe attım. İstersen tekrar yapmalarını isterim.
Lamia gördüğü bu yaşlı kadına acıdı gerçi kendine de acımaya başlamıştı.
- Bende Lamia tanıştığıma memun oldum.
Jade Teyze yatağın kenarına oturdu.
- İsminin anlamı ne peki Lamia?
- Yunan Mitolojisinde Lamia, Zeus'un eşi. Ayrıca parlayan, parıldayan anlamlarına geliyor.
- Anlamı çok güzelmiş Lamia.
- Peki senin adının anlamı ne teyze?
- Bilmiyorum ama merak etmiyorum. İsmimi hiç sevmiyorum. Bana hiç uğurlu gelmedi. Bu arada burcun ne?
- Yay burcuyum teyze, aralık ayında doğdum. 22 yaşındayım. Ek olarak da üniversite tekim.
- Aaa kızım hangi bölüm okuyordun ve nerede okuyordun?
- İstanbul Üniversitesinde İşletme 4 yıllık okuyordum. Bıraktım. Peki sen teyze sen okudun mu?
- Yok kızım ailem beni okutmadı. Ben ilkokul mezunuyum. Çok istedim kızım okumayı ama babam izin vermedi. Beni her gün döverdi bu yüzden. Yıllarca ağır şiddet gördüm.
Sonra dayanamayıp aklımı kaçırdım. Kafamda bir türlü susmayan seslerle mücadele etmeye çalışıyorum.
Lamia duydukları karşısında üzülmüştü.
- Teyze üzülme, kıyamette hakkını alacaksın?
Hem ben seni çok sevdim. Okuma yazman yoksa ben sana öğretirim. Peki bu kliniğe neden ve kim yatırdı seni.
- Oğlum yatırdı kızım, eşim çok iyi bir eşti.
Türkü dinlmeyi çok severdi. Bende saz çalarım bu arada. Türkü söylemeyi de çok severim. İstersen sana kısaca söyleyeyim. En sevdiğim türkü Sunam adlı parça.
Lamia çok sıkılmıştı ama kabul etti.
Türkülerle arası pek yoktu ama dinleyecekti.
Jade Teyze, sazını odasından getirip çalmaya başladı.
* Şafak söktüğine sunam uyanmaz
Hasret çeken gönül derde dayanmaz
Çağırırım sunam sesin duyulmaz
Uyan sunam derin uykudan
Çektiğim gönül elinden
Usandım gönül elinden
Hiç kimse bilmez halimden
Uyan sunam derin uykudan *
Lamia türküyü çok sevmişti.
- Teyze sesin çok güzel.
- Sağol kızım beni dinlediğin için.
- Teyze peki bu türkünün hikayesi var mı. Derler ki her şarkının bir hikâyesi vardır.
Bu şarkının hikâyesini bana anlatır mısın?
- Tabi kuzum anlatırım.
Rivayete göre olay Malatya'da geçiyor. Fahri ile Sunam birbirlerini çok severler.
Bir gün Sunam hamama gider. Sırtında kimsesmin bilmediği bir ben bulunur.
Bu bilginin Fahri'nin arkadaşı tarafından aktarılır. Fahri bunun üzerine eve gider ve tartışırlar.
Sunam ise bir not bırakır onu çok sevdiğini ve aldatmağına dair. Ardından intihar eder.
Türkünün hikayesi böyle kızım.
Affet kızım başını sişirdim.
- Ne affı teyze olur mu öyle şey?
- Tamam kızım hadi kalk yemek saati gidip yiyelim.
- Peki.
Lamia yemeğe gitmek için yatağından kalktı.
Kalktığında hafif başı dönsen de belli etmedi.
- Jade Teyze, ismini niçin koymuşlar?
Dedi Lamia, yürürken. Beraber yürüyorlar ve sohbet ediyorlardı.
- Kızım babamın metresinin ismiymiş . Dediklerine göre babam köye gelen yabancı öğretmeni unutmamış ve benim ismimin Jade olmasını istemiş. Bu kadar işte kızım.
- Seni kızdırıysam özür dilerim teyze.
- Hayır kızım ne kızmasından bahsediyorsun. Önemi yok. Hadi yemek yiyelim.
Yemekler hazırlanmıştı yemekte bugüne özel pizza yapılmıştı. Yemekler kliniğe dışarıdan geliyordu.
Klinik Kainat Hoca'nındı.
Yemeklerin teminiyle ve klinikte ki her detayla o ilgileniyordu.
- Ben kitap okumayı çok severim Lamia dedi Jade Teyze.
- Bende ve şiir okumayız, yazmayı, dinlemeyi çok seviyorum. İstersen sana kendi yazdığım şiiri okuyayım.
- Evet kızım merak ettim oku bakalım.
Bir yandan yemek yiyor bir yandan konuşuyorlardı. Lamia yazdığı şiiri okumaya başladı.
- Şiirimin adı "Seni severken ölmeyi öğrendim" kısa bir şiir.
* Seni severken ölmeyi öğrendim
Adını kalbime kazıdığımda,
Yokluğunla boğuşuyordum...
Başkasına yar dediğinde
Kesilen nefesimle,
Tanrıya beni sevmen için dua ediyordum.
Gece yarısı olduğunda
Senin adına bir yıldız seçiyor
Ona aşkla bakıyordum.
Kader diyemem
Beni senden alıp götürdü diye
Bir çizik atarım koluma
Belki mahşerde kavuşuruz diye
Hoşçakal sevgilim ölümle... *
Lamia şiirini okuduğunda herkes onu alkışladı.
Jade Teyze şiiri çok beğenmişti.
Yemeklerini yediler ve televizyon odasına geçtiler.
Televizyon da The Orjianals oynuyordu.
Lamia da vampir dizilerine de bayılırdı.
Diziyi izledikten sonra Lamia'yı Dr. Kainat Hanım çağırmıştı seans için.
Hemşire gelip Lamia 'yı odadan götürdü. Jade Teyze de Lamia gidince odasına çekildi.
Yorumlar
- Ötüken Kalemi 00 Kalem: eline sağlık çilemiz bitti.mi
- Ötüken Kalemi 00 Kalem: yetoo ama yaa
- Ötüken Kalemi 00 Kalem: oyyy kuzummm
- Ötüken Kalemi 00 Kalem: 😭😭