Keşfet

1

Kaderin Oyunu

Hayat benim için acımasızdı... Yine ailemin mezarındaydım, onları ziyarete gelmiştim. Annemi hiç tanımamıştım; babamı ise sadece dört yaşıma kadar görebilme şansım olmuştu. Bana çok güzel bakardı ama ani bir trafik kazası onu da benden alıp götürdü. Kaderin bir cilvesiydi sanırım. Mezarlarına son kez bakıp içimden, "Huzur içinde uyuyun..." diye fısıldadım.

Duamı ettikten sonra ayağa kalktım ve otobüs durağına doğru yürüyüp beklemeye başladım.

​Kendimi tanıtayım: Ben Selen Yazgı, 21 yaşındayım. Çocuk gelişimi bölümü okuyorum. Üniversitenin son günlerindeyim, mezun oluyorum artık ama ne gidecek bir evim ne de ev tutacak bir param var. On sekiz yaşıma kadar yetiştirme yurdunda büyüdüm.

Evlatlık alınmadım, açıkçası bunu kendim de hiç istemedim. Yurt müdüremiz Nevin Teyze çok iyi bir kadındı. Filmlerde ya da kitaplarda anlatıldığı gibi bize hiç kötü davranmadılar.

Bizim için zor olan tek şey yalnızlık ve hayatın o erken yaşta omuzlarımıza binen ağır yüküydü. On tane oyuncağımız yoktu mesela ya da çeşit çeşit kıyafetlerimiz... Herkesin canı bir şey çektiğinde iyi kötü alabilirdi ama biz alamazdık. Yalnızlığa mahkûm çocuklardık işte...

​En yakın arkadaşım Naz Irmak da benim gibi kimsesizdi. Hem Üniversiteyi yurt dışında okudu ve çalıştı, yıllardır Türkiye’ye gelmedi; sadece telefonda görüntülü konuşabiliyoruz.

Bu sene yüksek lisans yapacak, nasipse seneye de mimar olacaktı. Türkiye’ye dönmesine daha bir yıl vardı. Zamanında benim de gelmem için çok ısrar etmişti ama ben burada kalmayı tercih etmiştim. Gelmemesinin asıl sebebi ise para biriktirebilmekti.

​Bir senedir özel bir anaokulunda staj yapıyordum. Okul müdürü öğretmen olarak kalmamı çok istiyordu ama yurt müdüremiz Nevin Teyze de bana başka bir iş bulduğunu söylemişti.

Zihnim kararsızlıkla çalkalanıyordu. Anaokulunda devam edersem maaşım iyi olacaktı fakat başımı sokacak bir evim, eşyam yoktu. Her şeyi sıfırdan almam gerekiyordu ve kenarda hiç birikmiş param yoktu. Kazandığım ancak okula, yemeğe ve yola yetiyordu. Maaşım kiraya mı yetişecekti, yoksa alacağım eşyaların taksitine mi? Dört senedir okulun yurdunda kalıyordum ama mezuniyetle birlikte o da bitiyordu.

​Nevin Teyze'nin bulduğu iş ise iki yaşındaki ikiz çocuklara dadılık yapmaktı. Anneleri tıpkı benim annem gibi, onlar doğarken vefat etmişti... Bir nevi kader ortağıydık onlarla. Eski dadıları evlenip başka bir şehre taşınacağı için yeni birini arıyorlarmış. Nevin Teyze ile o ailecek görüşüyorlar miş; tatil için memlekete gittiğinde konu açılınca Nevin Teyze de beni önermiş.

Yorumlar

  • Es Es: Şartlar öyle gerekince alıştılar, kendini eğitimine adamıştı ve başardı
  • Nazlı Güler: Arkadaşınla ayrı kalmak ne zor ama gerçekten kendi yolunu seçtiğin için gurur duymalısın
  • Es Es: Aynen öyle
  • Ayşe Pekmez: Hayatın yükünü bu kadar erken yaşta taşımak ne yazık ki adaletsiz
  • Es Es: İnşallah
  • Aslı Ekmekçi: Bu iş senin için yeni bir başlangıç olabilir biraz da şans yanında olsun
  • Es Es: Kimsesiz olunca, yapacağı bir şeyi yoktu ki
  • Melis K.: selen bu acıyı her seferinde taşımak zorunda kalmamalıydı
  • Es Es: Aynen öyle
  • Tarık Arslan: Şimdiye kadar başına gelen tüm zorluklara rağmen ilerlemeye devam etmelisin
  • Es Es: Çok zurdur eminim, kendi ayakları üzerinde duran bir genç kız evet
  • Elisa: Kimsesiz büyümek zor ama selen yine de bir şeyler başardı