3
Mezuniyet günü gelip çatmıştı; artık bütün hayatım baştan aşağı değişecekti.
Nevin Teyze beni bu özel günde yalnız bırakmak istemediği için yanımdaydı. Tören öncesinde Naz ile telefonda uzun uzun konuşup ağlaşmıştık. Onu o kadar çok özlemiştim ki... Olmayan kız kardeşim gibiydi. "Sabret Selen, bir sene sonra hiç ayrılmayacağız" deyip duruyordu. Söylemesi kolaydı tabii... İnsanlarla çabuk iletişim kurabilen biri değildim; bu yüzden koca okulda tek bir samimi arkadaş bile edinememiştim.
Tören bittikten sonra Nevin Teyze ile bir kafeye oturduk.
— "Ne zaman gidiyorsun kızım, biletini aldın mı?"
Nevin Teyze’nin yüzüne bakıp, "Bu akşam gidiyorum Nevin Teyze. Dün her şeyimi hazırladım, burada daha fazla durmanın bir anlamı yok. Bir an önce gideyim," dedim.
Aslında bu karara varmadan önce Nevin Teyze ile uzun uzun konuşmuştuk. Beni evine çağırmıştı. Ona bu iş konusunda emin olamadığımı söylediğimde bana şunları söylemişti: "Annesizliği en iyi sen bilirsin kızım, beni yanlış anlama sakın... Onlara çok iyi bir yoldaş, bir abla olursun diye diyorum. Onların bir yanı hep eksik kalacak; işte bu yüzden sen onlara çok iyi geleceksin. Onlar da sana iyi gelecek. Bir dene; yapamazsan dönersin, sana başka bir iş bakarız."
İşte o günden sonra denemeye karar vermiştim. Yapamazsam nasıl olsa geri dönerdim.
— "Her şeyin hayırlısı olsun kızım. Hanoğlu ailesi çok iyi insanlardır. Biraz Arden Rüzgar ketum ve sinirlidir, ona da zamanla alışırsın."
— "Alışırım sorun değil Nevin Teyze. İnşallah çocuklar da bana alışır."
— "Alışırlar tabii... Sen çocukların dilinden çok iyi anlarsın."
Gülümsedim. Çocukları gerçekten çok seviyordum. Yurttayken küçük çocukların bakımında Nevin Teyze’ye az yardım etmemiştim. Onlarla vakit geçirirken kendi yalnızlığımı unutuyordum.
— "Hadi kalkalım kızım."
Nevin Teyze hesabı ödedi ve masadan kalktık. Beni otogara kendisi bırakacaktı. İstanbul’dan Ankara’ya gidecektim. İstanbul çok kalabalıktı; duyduğuma göre Ankara buraya kıyasla çok daha sakindi. Yurda uğrayıp yukarıdan bütün eşyalarımı aldım, oda arkadaşımla vedalaştım. Oda arkadaşım da tıpkı benim gibi sakin, sadece derslerine odaklanan biriydi.
— "Hazır mısın bakalım güzelim?"
Yapacak bir şey yoktu; hazır olsam da olmasam da gidiyordum. "Heyecanlıyım Nevin Teyze... Beni orada neyin beklediğini hiç bilmiyorum."
Omzumu sıvazladı, elimdeki valizleri arabanın bagajına koydu. "Heyecan yapacak bir şey yok, sakin ol ve olumlu düşün."
Kafamı salladım, artık geri dönüşüm yoktu..
Yorumlar
- Es Es: Ne kolay ki, hayat şartları onun için bu yönde gelişti
- Mehmet Yıldırım: Her şey çok hızlı gelişti ama dikkatli ol zor bir dönemdesin
- Es Es: Çalışmaya alışkın, o yüzden biraz daha rahat
- Tolga Korkut: Bu büyük adımda heyecan kaçınılmaz sakin olmaya çalış
- Es Es: Çalışıp görecek olanları alışır inşallah
- Sevgi Korkmaz: selen bu yolculuğa çıkmak için kendine bu kadar yüklenme
- Es Es: Nevin hanım onu ikna attı ve şuan başka çaresi yoktu
- Mardin güzeli: Geri dönüş yoksa bunun hakkında daha çok düşünmelisin
- Deniz Mutlu: arden rüzgara dikkat et selen sinir yapmasın sana
- Es Es: Çalışıp denemesi gerek
- Zafer Kaan Genç: Gitmeden konuşmalarını iyi değerlendirdin ama acele etme selen
- Es Es: 👍