6
Çocuklar paytak paytak adımlarla merdivenlerden aşağı iniyorlardı. Arya Hanım Almina’ya dikkat ederken ben de Arslan’ın adımlarına göz kulak oluyordum. İkisi de elimizi tutmadan inmek istiyordu; neymiş, "Biz büyüdük, di mi Almina?" diye bir de kardeşinden onay alıyordu paşa! Almina da kollarını iki yana açıp, "Hıhı, büyüdük! Kocaman olduk biz!" diyerek abisini doğruluyordu. Arya Hanım ile bu hallerine gülmeden edemedik.
— "Duydun mu Selen? Büyümüşler beyefendi ile hanımefendi... Bırakalım kendileri insinler bakalım aşağıya."
Ağır ağır, temkinli adımlarla basamakları bitirdiler. Salona adım atar atmaz Almina derinden bir nefes aldı: "Ay yoruldum ben ya! Ne zormuş tek inmek..."
O sırada salondan yükselen toplu kahkaha sesiyle hafifçe irkildim. Arden Bey’in ailesi gelmişti sanırım. Salondaki herkes bir anda meraklı gözlerle bana baktı. Arden Bey hemen yanımıza gelip çocukları tek hamlede kucağına aldı. Oha, adamın boyu ne böyle? diye geçirdim içimden. Çocuklar dev gibi adamın kucağında minicik birer oyuncak gibi kalmıştı.
— "Selen, bunlar benim ailem. Gel," diyerek koltuğa doğru ilerledi ve oturdu.
— "Bu babam, Erdem."
Heyecanla, "Merhaba efendim, hoş geldiniz," dedim.
Arya yanıma yaklaşıp kısık bir sesle fısıldadı: "Çekinme kızım, git ellerini öp."
Çekinerek adımladım ve Erdem Bey’in elini öptüm. Erdem Bey sevecen bir ifadeyle, "Asıl sen hoş geldin kızım," dedi.
Arden Bey devam etti: "Annem Minel."
Onun da yanına gidip elini öptüm. "Hoş geldiniz efendim."
— "Efendim mi? Minel Teyze de lütfen kızım, ben öyle resmiyet hiç sevmem. Evine hoş geldin diyelim, buradasın artık inşallah." İlk bakışta biraz ciddi ve mesafeli duruyordu ama düşündüğüm gibi biri değilmiş Minel Teyze; oldukça sıcaktı.
— "Kardeşlerim... Bu Arya'nın ikizi Aytekin." Aytekin gerçekten de Arya’ya çok benziyordu. "Merhaba, hoş geldiniz efendim."
Aytekin samimiyetle gülümsedi: "Selen'di sanırım? Abi demen yeterli, yaşın epey küçük sanırım." Ne diyeceğimi bilemeyip Arden Bey’e baktım ama o tepkisizce duruyordu. "Abi yeterli Selen, lütfen."
Arya söze atıldı: "Bana abla deme ha sakın! Arya de yeterli, ikizim gibi yaşlı değilim ben," diyerek kahkaha attı. Ben de tebessüm ettim. Neşeli sesi ve enerjisiyle bana sanki Naz’ı hatırlatıyordu.
— "Senin yaşın kaç kız, devlet sırrı mı?" diye sordu Arya takılarak.
— "21 yaşıma yeni girdim."
Hep birlikte, "Nice mutlu senelere!" dediler.
Arden Bey tanıtmaya devam etti: "Bu da ortanca kardeşim Aybars."
Aybars gülerek, "Hoş geldin kardeşim! Sen 'Beyefendi' demeden ben önce davranayım dedim. Sen de bana abi de lütfen," diyerek elini uzattı.
— "Hoş buldum, çok teşekkür ederim Aybars Abi."
İkizler konuşulanları öyle komik izliyorlardı ki! Bir bana, bir aile üyelerine bakıp duruyorlardı. Arya çocuklara dönüp, "Vallahi çocukların boynu ağrıdı bizi dinlemekten! Halacım, yoruldunuz mu siz?" diye sordu. Şaşkın ördek gibi bakan ikizlere, Aybars abi, "amcam, siz beni özlemediniz mi? Gelin bakayım buraya!" diyerek kollarını açtı. Çocuklar babalarının kucağından kayıp hemen amcasının kucağına zıpladılar.
Aile bir süre çocuklarla vakit geçirip vedalaşarak kendi evlerine geçti. İkizlerin bir saatlik uyku vakti gelmişti. Arden Bey bana dönüp, "Çocukların uyku saati geldi, uyutsak mı?" diye sordu.
— "Çok iyi olur Arden Bey, bugün epey yoruldular."
Eski dadının bıraktığı listede çocukların kendi kendilerine uyudukları yazıyordu. Önce Arslan’ı tuvalete götürdüm; çişini yaptıktan sonra odasına geçip onu yatağına yatırdım. "İyi uykular küçük prens," deyip üstünü örttüm. Sonra Almina’yı tuvalete götürdüm, o da çişini yapınca odasındaki yatağına yatırıp, "İyi uykular prenses," diyerek üstünü örtüm.
Ben odadan çıkarken Arden Bey koridorda göründü. "Yatırdın mı?"
Bakışlarımı yukarı doğru çevirip yüzüne baktım. Adam gerçekten çok uzundu! "Evet, kâğıtta kendilerinin uyuduğu yazıyordu. Ara ara kontrol ederim. O sürede benim yapmam gereken bir şey var mı?"
Arden Bey düşünür gibi yaptı: "Ben normalde bu saatlerde evde olmam Selen, bugünlük işe gitmedim. Yoldan geldin zaten, onlar uyanana kadar git dinlen. Uyandıklarında ben sana haber veririm. Öğlen yemeği bir saate kadar hazır olur, bilgin olsun."
— "Emin misiniz? Ben arada bakardım çocuklara..."
— "Hadi Selen, git dinlen. Akşama çok var, yorulacaksın zaten."
Haklıydı sanırım. "Peki, iyi günler," diyerek odama geçtim ve yatağa uzandım. Saati kurup gözlerimi kapattım; biraz uyumak gerçekten iyi gelecekti.