1. Bölüm Kan Yemini
Şehrin ışıkları Boğaz'ın üzerine düşerken siyah bir araç, lüks bir otelin önünde durdu.
Kapı açıldı.
İnce topuklu ayakkabılar mermer zemine değdi.
Siyah, sırtı açık elbisesiyle arabadan inen genç kadın, çevresindeki bakışlara aldırış etmeden yürüdü.
Ece Karahan.
Yirmi beş yaşındaydı.
Türkiye'nin en genç ve en başarılı kalp cerrahlarından biriydi.
Bugün hastanede on saat süren zorlu bir ameliyatı başarıyla tamamlamıştı. Şimdi ise çocukluk arkadaşı Deren'in doğum günü için bu davete gelmişti.
"Doktor Hanım!"
Garsonlardan biri gülümseyerek kapıyı açtı.
Ece sadece kısa bir tebessüm etti.
"Teşekkür ederim."
Salon altın sarısı ışıklarla süslenmişti. Kahkahalar, müzik ve kadeh sesleri birbirine karışıyordu.
Tam arkadaşlarının yanına ilerlerken omzuna biri dokundu.
"Ece!"
Deren koşarak ona sarıldı.
"Sonunda geldin!"
"Gelemem sanmıştım ama ameliyat beklediğimden iyi geçti."
"Hadi, bu gece doktorluğu unut."
Ece gülümsedi.
"Deneyeceğim."
Saatler ilerledikçe eğlence büyüdü.
Fakat Ece'nin içini açıklayamadığı bir huzursuzluk kaplamıştı.
Sanki biri onu izliyordu.
Başını kaldırdı.
Salonun en arka köşesindeki VIP bölümünde siyah giyimli birkaç adam oturuyordu.
Ortalarında ise biri vardı.
Yüzü loş ışık yüzünden seçilmiyordu.
Sadece keskin bakışlarını hissedebiliyordu.
Adam gözlerini bir an bile ondan ayırmıyordu.
Ece rahatsız olup başka tarafa döndü.
"Kim o?" diye sordu Deren'e.
Deren dönüp baktı.
"Kim?"
"Şuradaki adam."
Deren gözlerini kıstı.
"Orada kimse yok."
Ece tekrar baktığında gerçekten de köşe boştu.
Kaşlarını çattı.
"Galiba yoruldum."
Aynı dakikalarda...
Otelin çatı katı.
Siyah takım elbiseli adam, elindeki dürbünü masaya bıraktı.
"Bu mu?"
Yanındaki adam başını eğdi.
"Evet efendim."
Adam sigarasından derin bir nefes çekti.
"Ece Karahan..."
İsmi yavaşça tekrar etti.
"Sıradan bir doktor gibi görünmüyor."
"Geçmişi tertemiz."
Adam hafifçe gülümsedi.
"Kimsenin geçmişi tertemiz değildir."
Masanın üzerinde kırmızı mühürlü eski bir dosya duruyordu.
Dosyanın kapağında tek bir isim yazıyordu.
ECE KARAHAN
Adam dosyayı kapattı.
"Artık onu izlemeye başlayın."
"Peki efendim."
Adam gece manzarasına döndü.
Soğuk sesi karanlığa karıştı.
"Çünkü bu savaşın başlaması için tek gereken kişi... o."
Ve Ece Karahan'ın henüz bilmediği bir gerçek vardı.
Hayatı, o geceden sonra bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı.
Ece kaşlarını hafifçe çattı. Gözlerini yeniden salonun en arka köşesine çevirdi.
Adam hâlâ oradaydı.
Siyah takım elbisesiyle, etrafındaki korumaların arasında sessizce oturuyor, salondaki herkesi tek bakışta analiz ediyormuş gibi görünüyordu.
Ece, Deren'e doğru eğildi.
"Şuradaki adamı görüyor musun?"
Deren başını çevirir çevirmez duraksadı.
"Ha... onu mu diyorsun?"
"Evet."
Deren hafifçe gülümsedi.
"Şahsen tanımıyorum ama kim olduğunu biliyorum."
Ece merakla sordu.
"Kim?"
"Rusya'nın en zengin iş adamlarından biri. Adı çok geçer ama hakkında pek kimse konuşmaz."
Ece gözlerini tekrar adama çevirdi.
"Burada ne işi var?"
Deren omuz silkti.
"İşte onu kimse bilmiyor. Hem buradaki davetlilere de pek uymuyor. Sanki bu ortamdaki hiç kimse onun çevresinden değil. Böyle davetlere geldiğini de hiç duymamıştım."
Ece bir an sessiz kaldı.
"İlginç..."
Tam o sırada adam ağır ağır başını kaldırdı.
Bakışları doğrudan Ece'ye kilitlendi.
Kalabalık salon bir anda sessizleşmiş gibi hissettirdi.
Deren, Ece'nin kolunu hafifçe sıktı.
"Sanırım... bize bakıyor."
Ece istemsizce bakışlarını kaçırdı.
"Neyse..." dedi, sesini olabildiğince sakin tutmaya çalışarak. "Boş ver."
Deren tam bir şey söyleyecekken salondaki müzik aniden kesildi.
Sunucu sahneye çıktı.
"Sayın misafirlerimiz, küçük bir duyurumuz var."
Salondaki herkes sahneye döndü.
Ece de diğer davetliler gibi alkışlamaya başladı.
Tam o sırada...
Siyah takım elbiseli adam yerinden kalktı.
Yanındaki dört koruma aynı anda hareket etti.
Kalabalık, kendiliğinden ikiye ayrıldı.
Adam ağır ve kendinden emin adımlarla yürüyordu.
Kimse konuşmaya cesaret edemiyordu.
Deren, Ece'nin kulağına eğildi.
"Bak... herkes yol veriyor."
Ece hiçbir şey söylemedi.
Adam onlara doğru geliyor gibi görünüyordu.
Kalbi istemsizce biraz hızlandı.
"Abartıyorsun." diye fısıldadı.
"Hayır." dedi Deren. "Gerçekten bu tarafa geliyor."
Adımlar yaklaştı...
Yaklaştı...
Ve tam Ece'nin bulunduğu masanın önüne geldiğinde durdu.
Ece başını kaldırdı.
Adamın buz gibi gri gözleri birkaç saniye boyunca yalnızca ona odaklandı.
Tek kelime etmedi.
Sonra bakışlarını Ece'nin arkasındaki yaşlı bir adama çevirdi.
"Bay Aksoy."
Yaşlı adam telaşla ayağa kalktı.
"Hoş geldiniz."
Adam kısa bir baş hareketi yaptı.
"Konuşmamız gereken bir mesele var."
İkisi VIP bölüme doğru yürürken salondaki fısıldaşmalar yeniden başladı.
Ece derin bir nefes verdi.
"Demek bize gelmiyormuş."
Deren gülümseyerek başını salladı.
"Ben bile bir an öyle sandım."
Ece su bardağını eline aldı.
"İnsan üzerinde garip bir baskı bırakıyor."
Deren ciddileşti.
"Çünkü onun hakkında anlatılanlar pek iç açıcı değil."
"Ece..."
"Ne?"
"Onun bulunduğu yerde genelde sorun da olur."
Ece cevap veremeden salonun ışıkları bir anda söndü.
Ardından karanlığı delen tek bir silah sesi duyuldu.
Tam o sırada siyah takım elbiseli adam başını Ece'ye çevirdi.
Soğuk bakışlarını ondan ayırmadan tek bir cümle kurdu.
"Подойди сюда, Едже."
Okunuşu: Padaydi syuda, Yedje.
Türkçesi: "Buraya gel, Ece."
Ece bir an donup kaldı.
Kaşlarını çattı.
"Ne dedi?"
Deren şaşkınlıkla adama baktı.
"Rusça konuştu..."
"Benim adımı mı söyledi?"
Deren yavaşça başını salladı.
"Evet... Hem de doğrudan sana baktı."
Salondaki herkes nefesini tutmuş, gözlerini Ece ile gizemli Rus iş adamına çevirmişti. Artık geri dönüşü olmayan bir hikâye başlamıştı.
Yorumlar
- Sena Kara: Kesinliklee
- Sena Kara: Dimiii
- Efe Ünver: O an kurşun sesi herkesin ruhunu daraltmıştır
- Sena Kara: Aksiyon lazımdı
- Emre Efe: Ecenin arkadaşının doğum gününde böyle şeyler olmamalı
- Emre Kuş: Bu sahne bir anda heyecanı arttırdı
- Nursenaa: @senaa okurus ins🤧
- Sena Kara: sende oku die getirdim çaktırmaaa
- Ceren Karataş: @senaa bende biraz dan kırık tahtın devamı ve yeni bölümünü yayınyayıcam
- Nursenaa: OA BURAYA DA MI GELMİS BACİSKOM YA
- Sena Kara: Yaa teşekkür ederim birazdan yeni bölümü yayınlayacağım🤍🫶
- Ceren Karataş: 😍kitabın çok güzel olmuş canım ellerini salık