Keşfet

7. BÖLÜM MALİKÂNE KUŞALTMA ALTINDA

Kan Yemini

"Господин Морозов... у нас проблема."

Okunuşu: Gospodin Morozov... u nas problema.

Türkçesi: "Bay Morozov... bir sorunumuz var."

Viktor'un yüzündeki tebessüm bir anda kayboldu.

Rusça sordu.

"Что случилось?"

Okunuşu: Şto sluçilos?

Türkçesi: "Ne oldu?"

Emre ciddi bir ifadeyle cevap verdi.

"Люди Орлова окружают особняк."

Okunuşu: Lyudi Orlova okrujayut osobnyak.

Türkçesi: "Orlov'un adamları malikâneyi kuşattı."

Ece konuşulanları anlamıyordu.

İkisine birden baktı.

"Ne oldu?"

Emre bu kez Türkçe cevap verdi.

"Malikânenin etrafını sardılar."

Ece'nin yüzü gerildi.

"Kim?"

"Orlov'un adamları."

Viktor yatağından kalkmaya çalıştı.

Ece hemen omzuna dokundu.

"Olmaz! Daha yeni kendine geldin."

Viktor onun söylediklerini tam anlayamasa da hareketinden ne demek istediğini anlamıştı.

Başını hafifçe salladı ama yine de ayağa kalktı.

Yarası canını yakıyordu.

Emre hemen yanına geçti.

"Efendim, lütfen."

Viktor Rusça cevap verdi.

"Я не буду прятаться."

Okunuşu: Ya ne budu pryatatsya.

Türkçesi: "Saklanmayacağım."

Emre derin bir nefes aldı.

"Anladım."

O sırada dışarıdan helikopter sesi duyuldu.

Koridorlarda koşuşturan korumaların ayak sesleri yankılanıyordu.

Bir koruma kapıyı çalarak içeri girdi.

"Господин! Они требуют отдать девушку!"

Okunuşu: Gospodin! Ani trebuyut otdat devuşku!

Türkçesi: "Efendim! Kızı teslim etmenizi istiyorlar!"

Viktor'un gözleri sertleşti.

Hiç düşünmeden cevap verdi.

"Никогда."

Okunuşu: Nikagda.

Türkçesi: "Asla."

Ece, Viktor'un yüzüne baktı.

Onun ne dediğini anlamıyordu ama ses tonundan cevabın ne olduğunu hissetmişti.

Emre, Ece'ye döndü.

"Seni istiyorlar."

Ece şaşkınlıkla geri çekildi.

"Beni mi?"

"Evet."

"Neden?"

Emre başını iki yana salladı.

"Bunu anlatma görevi bana ait değil."

Tam o anda...

Boom!

Malikânenin bahçesinden büyük bir patlama sesi yükseldi.

Pencereler sarsıldı.

Alarm sistemleri çalışmaya başladı.

Viktor hemen Rusça emir verdi.

"Защитите Едже любой ценой!"

Okunuşu: Zaşitite Yedje lyuboy tsenoy!

Türkçesi: "Ece'yi ne pahasına olursa olsun koruyun!"

Bütün korumalar aynı anda başlarını eğdi.

"Да, господин!"

Okunuşu: Da, gospodin!

Türkçesi: "Emredersiniz efendim!"

Ece ilk kez bu kadar çok insanın, sadece onu korumak için canını ortaya koyduğunu görüyordu.

Ve artık emindi...

Bu savaşın merkezindeki kişi gerçekten kendisiydi.

geçti.

Emre hızla Ece'nin yanına geldi.

"Ece, benimle gel."

Ece ise olduğu yerde kaldı.

"Hayır."

Emre şaşırdı.

"Ne?"

"Artık hiçbir yere gitmiyorum."

Viktor, Ece'ye baktı.

Ne söylediğini tam anlayamadı.

Emre, Ece'nin sözlerini Rusçaya çevirdi.

"Она говорит, что больше никуда не пойдёт."

Okunuşu: Ona govorit, çto bolşe nikuda ne poydyot.

Türkçesi: "Artık hiçbir yere gitmeyeceğini söylüyor."

Viktor birkaç saniye sustu.

Sonra Rusça konuştu.

"Она должна уйти."

Okunuşu: Ona doljna uyti.

Türkçesi: "Gitmek zorunda."

Emre bunu Türkçeye çevirdi.

Ece sinirle Viktor'a döndü.

"Hayır! Sürekli bana ne yapacağımı söylüyorsun."

"Bir şey açıklamıyorsun."

"Beni koruduğunu söylüyorsun ama nedenini söylemiyorsun."

Emre, Ece'nin söylediklerini Rusçaya çevirdi.

Viktor sessizce dinledi.

Yüzünde en ufak bir ifade yoktu.

Sonra kısa bir cevap verdi.

"Я не могу."

Okunuşu: Ya ne magu.

Türkçesi: "Yapamam."

Emre çevirdi.

Ece öfkeyle güldü.

"Yapamazmış..."

"Senin tek bildiğin bu!"

"Ece..." dedi Emre.

Ama Ece durmadı.

"Ben senin oyuncağın değilim Viktor!"

"İstediğin zaman kaçırıyorsun, istediğin zaman saklıyorsun, istediğin zaman hayatımı yönetmeye çalışıyorsun."

"Yeter!"

Emre bunların hepsini Rusçaya çevirdi.

Viktor'un gözleri bir an olsun Ece'den ayrılmadı.

Söylenecek çok şeyi vardı...

Ama söyleyemiyordu.

Sonunda sadece tek cümle kurdu.

"Прости..."

Okunuşu: Prasti.

Türkçesi: "Affet beni..."

Emre bunu çevirdiğinde Ece'nin gözleri doldu.

Ama öfkesi daha ağır basıyordu.

"Affetmiyorum."

"Ve artık senden de nefret ediyorum."

Bu sözler çevrilince Viktor'un yüzü ilk kez gerçekten değişti.

Gözlerindeki soğukluk yerini derin bir kırgınlığa bıraktı.

Başını eğdi.

Hiçbir şey söylemedi.

Ece arkasını dönüp odadan çıktı.

Kapı sertçe kapandı.

Oda sessizliğe gömüldü.

Emre, Viktor'a baktı.

Rusça konuştu.

"Господин... может, пора рассказать ей правду?"

Okunuşu: Gospodin... mojyet, para rasskazat yey pravdu?

Türkçesi: "Efendim... Artık ona gerçeği anlatmanın zamanı gelmedi mi?"

Viktor uzun süre sustu.

Sonra pencereye bakarak cevap verdi.

"Если она узнает правду сейчас... она возненавидит меня ещё сильнее."

Okunuşu: Yesli ona uznayet pravdu seychas... ona vaznenavidit menya eşço silneye.

Türkçesi: "Gerçeği şimdi öğrenirse... benden daha da çok nefret edecek."

Emre sessiz kaldı.

Viktor ise Ece'nin kapıdan çıkıp gittiği yöne baktı.

İçinden tek bir düşünce geçiyordu.

"Benden nefret etmesi önemli değil... Yeter ki hayatta kalsın."

Ve ilk kez, Ece'yi korumanın onu kendisinden tamamen uzaklaştırdığını kabul etmek zorunda kaldı.

Ece, malikânenin koridorlarında hızla yürüyordu.

Gözlerinden akan yaşları silmeye çalışıyordu.

"Yeter..."

"Kimsin sen, Viktor?"

"Hayatımı neden bu kadar mahvettin?"

Tam çıkış kapısına ulaşmıştı ki Emre arkasından seslendi.

"Ece!"

Ece arkasına bile bakmadı.

"Dur."

"Durmayacağım."

Emre derin bir nefes aldı.

"Şu an dışarı çıkarsan seni Orlov'un adamları bulur."

Ece sertçe döndü.

"Umurumda değil."

"Burada kalırsam da hayatım senin efendinin kontrolünde geçecek."

"Arasında ne fark var?"

Emre söyleyecek söz bulamadı.

Tam o sırada Viktor ağır adımlarla koridora geldi.

Yarası nedeniyle yürümekte zorlanıyordu.

Ece onu görünce yüzünü çevirdi.

Viktor kırık Türkçesiyle konuşmaya çalıştı.

"...Gitme."

Ece gözlerinin içine baktı.

"Artık bana bunu söyleme."

"Sen bana güvenmedin."

"Ben de sana güvenmiyorum."

Viktor sessiz kaldı.

Ece devam etti.

"Bugün gidiyorum."

"Bir daha da seni görmek istemiyorum."

Bu cümleyi Emre Rusçaya çevirdi.

Viktor'un yüzü bembeyaz oldu.

Birkaç saniye boyunca konuşamadı.

Sonunda yalnızca tek cümle kurabildi.

"Если это сделает её счастливой... пусть уйдёт."

Okunuşu: Yesli eta sdelayet yeyo şçastlivoy... pust uydyot.

Türkçesi: "Eğer bu onu mutlu edecekse... bırakın gitsin."

Emre bu cümleyi çevirmedi.

Sadece başını eğdi.

Ece çantasını aldı.

Malikânenin büyük kapısından çıktı.

Arkasına dönüp hiç bakmadı.

Viktor ise pencerenin önüne yürüdü.

Ece'nin arabasının malikâneden uzaklaşmasını sessizce izledi.

Emre yanına geldi.

Rusça konuştu.

"Господин... отпустить её было правильным решением?"

Okunuşu: Gospodin... atpustit yeyo bılo pravilnım reşeniyem?

Türkçesi: "Efendim... Onu göndermek doğru karar mıydı?"

Viktor gözlerini Ece'nin uzaklaşan aracından ayırmadı.

"Нет..."

Okunuşu: Nyet.

Türkçesi: "Hayır."

Emre şaşkınlıkla baktı.

"Öyleyse neden izin verdiniz?"

Viktor yavaşça cevap verdi.

"Потому что она меня ненавидит..."

Okunuşu: Patamu çto ana menya nenavidit...

Türkçesi: "Çünkü benden nefret ediyor..."

Birkaç saniye sustu.

Sonra gözlerini kapatıp ekledi:

"Но даже если она станет моим врагом... я всё равно буду её защищать."

Okunuşu: No daje yesli ana stanet mayim vragom... ya vsyo ravno budu yeyo zaşiçat.

Türkçesi: "Ama bana düşman olsa bile... onu yine de koruyacağım."

Emre ilk kez efendisinin sesindeki kırgınlığı bu kadar net hissediyordu.

Malikânede sessizlik hâkimdi.

Ancak kimsenin bilmediği bir şey vardı...

Malikâneden ayrılan Ece'nin aracını, uzaktan iki siyah araç takip etmeye başlamıştı. Orlov'un adamları, Ece'nin artık Viktor'un koruması olmadan daha kolay bir hedef olduğunu düşünüyordu. Bu da Viktor'un verdiği kararın sonuçlarının çok ağır olabileceğini gösteriyordu

Emre telefonu kapattı.

Yüzündeki ifade bir anda değişmişti.

Viktor hemen Rusça sordu.

"Что произошло?"

Okunuşu: Şto proizaşlo?

Türkçesi: "Ne oldu?"

Emre Rusça cevap verdi.

"Люди Орлова готовят похищение Едже. Они будут ждать удобный момент."

Okunuşu: Lyudi Orlova gatovyat pohişçeniye Yedje. Ani budut jdat udobnıy moment.

Türkçesi: "Orlov'un adamları Ece'yi kaçırmaya hazırlanıyor. Uygun anı bekliyorlar."

Viktor yumruklarını sıktı.

"Нет..."

Okunuşu: Nyet...

Türkçesi: "Hayır..."

Ardından sert bir sesle emir verdi.

"Удвойте охрану. Но Едже не должна знать."

Okunuşu: Udvoyte ohranu. No Ye

Yorumlar

  • Hatice Çetin: viktor benden nefret etmesine razı oluyor ama eceyi asla yalnız bırakmayacak
  • Nisa Fidan: ece bu sefer gitmiyorum dedikten sonra gerçekten gidecek mi merak ediyorum
  • Sena Kara: onu tam bende bilmiyorum ya ve ya hatırlamıyorum yazarken ne düşündüğümü daha önceden yazmıştım çünkü kitabı ama yakın da geri dönüyor
  • Melis K.: viktorun taşıdığı bu yük çok ağır gibi onu korumak için ne kadar uzakta kalması gerek