Keşfet

3.BÖLÜM

Kanla Ayrılanlar

Elvanios, kendisine doğru ilerleyen yavaş ama istikrarlı tehditten habersizdi. Halk, her zamanki gibi yaşıyordu. Tarlalar sürülüyor, pazarlar kuruluyor, haneler kendi küçük oyunlarını oynamaya devam ediyordu. Ve bu normal hayatın içinde, gelenekleri kendi çıkarları için eğip bükenler de vardı.

Hayura Myteath, henüz yirmi beş yaşındaydı. Ama şimdiden Myteath Hanesi'nin Naralı ve Elvanios'un koruyucusu olmuştu. Altın desenlerle kaplı, Elvanios'un en büyük sarayı olduğu söylenen dev Far Saray'da, yardımcılarını toplamış, kendince önemli bir toplantıyı başlatmak üzereydi.

Far Saray'ın en büyük odasında, koruyucu yardımcılar küçük bir masanın etrafında toplanmış, Naralları Hayura Myteath'ı bekliyorlardı.

Yardımcıların en yaşlısı olan Üstat Kreylon, masadaki lezzetli yemeklerin kokusunu içine çekiyor, bir yandan da dayanamayıp o yemekleri tek başına yediği hayallerini kuruyordu. Sabrı tükenen Üstat, gözünü boyayan Yalburan'dan bir lokma aldı. Ağzında yemeği çiğnerken, Başyardımcı Lonn onu fark etti ve yanına sokuldu.

— Üstat Kreylon, diye fısıldadı kulağına. — Acıktığınızı biliyorum ama Naral gelmeden başlamamalısınız.

Üstat Kreylon, şaşkın bir ifadeyle gözlerini açtı.

— Bağışlayın Lordum. Yemeğin kokusu burnumu genişletti.

Lonn da en az Kreylon kadar yaşlı ve bilgili bir adamdı. Ama kendisine "Lord" denmesinden hiç hoşlanmazdı.

— Ben Lord değilim, Üstadım.

Kreylon hemen lafa girdi:

— Benim geldiğim yerde saygıyı hak edenlere Lord deriz. Belli bir yaştan sonra tabii...

Yüzündeki gülümseme, keyfinin yerinde olduğunu gösteriyordu. Lonn, ihtiyarın gülen suratına bakıp sırıttı ve öksürüğü andıran sesiyle konuştu:

— Benim geldiğim yerde bir hırsıza Lord dendiğini görebilirsiniz.

Üstat'ın gülen yüzü bir anda yerini şaşkın ve yargılayıcı bir ifadeye bıraktı. Tam o sırada odanın şık kapısı aniden açıldı. Tüm yardımcıları kendine çeviren bir girişti bu.

Naral Hayura Myteath, yardımcılarını sıcak bir gülümsemeyle selamladı.

— Lordlarım, hepiniz hoş geldiniz.

Sesinde, sırıtan cinsten bir enerji vardı.

— Buyurun. Beni beklemeniz bile hata.

Yardımcılar kendi aralarındaki konuşmayı bırakıp yemeğe uzandılar. Üstat Kreylon, Yalburan'dan ikinci lokmasını alırken Hayura masayı kuşatan sıcak ama bir o kadar da tehlikeli bir sesle konuştu:

— Bugün aldığım en önemli ve en güzel kararlardan birini sizlerle paylaşacağım.

Yemek yiyen Lordlar, tüm dikkatlerini Hayura'ya çevirdi.

— Siz yemeklerinizi yerken ben hemen konuya gireceğim.

Yüzünde muhteşem bir sırıtma vardı.

— Weslin Halister ile evleneceğim.

Bu sözler, masada bir anlık sessizlik yarattı. Sonra Lordlar, şaşkınlıklarını gizlemeye çalışarak Hayura'yı tebrik etmeye başladı. Ama Lonn, bir hıçkırık sonrası lafa atladı:

— Ama! dedi yorgun sesiyle. — Eşiniz Ihaylo Snock ne olacak? Oğlunuz Pogner var. Bir aileniz var.

Hayura, Lonn'un sözlerini kesti. Alaycı bir tavırla konuştu:

— Onları bir kenara attığım yok, Lonn. Sadece yeni bir eş alacağım.

Yemeğinden bir lokma aldı.

— Hem büyük büyük babam da iki eşliydi. Ne olmuş yani? Ben ikisini de eşit severim.

Lonn, laflarını esirgemeden devam etti:

— Büyük babanız, eşi öldükten sonra yeni bir Alakses aldı. Ve o, bir köylü kızıydı.

Hayura, gözlerini Lonn'a dikti ve ağzını büzdü.

— Ne olmuş yani? Alakses köylü kızıyken sorun yok da zengin bir hanenin prensesi iken mi sorun var?

Lonn tam cevap verecekken Lord Remlic onu susturdu:

— Evleneceği kişi Weslin Halister. O bir prenses, bir Alakses adayı. Ve geleneklerimizde bu isteği reddedecek bir madde de yok.

Lonn, elini masaya uzattı ve masadaki Ulu Kitap sembolünü gösterdi.

— Bu kitap, hanenizin sembolü.

Yüzünü Hayura'ya döndü. Kararlı bakışlarla konuşuyordu:

— Bu kitaptan emir almadan iş yapan bir Naral, daha önce görülmedi. Myteath tarihi boyunca her zaman Ulu Kitap yönetici olmuştur.

Lonn bir an duraksadı ve Lord Remlic'e baktı:

— Ve kitap der ki, Myteath soy ismini taşıyan her Naral, ikinci bir eş alma isteğini gerçekleştirmemeli.

Hayura, Lonn'a alaycı gözlerle bakıyordu. Gelenekleri saçma buluyor ve onlara itibar etmeyi reddediyordu.

— Benim Naral olduğumu unutuyorsunuz, Lord Lonn.

Üstat Kreylon, araya girdi:

— O bir Lord değil.

Hayura, konuşmasını yarıda bölen Üstat'a döndü. Gözleri sinirden parladı. Ses tonu sertleşti:

— Ona Lord demek istiyorsam, Lord derim, Üstat Kreylon!

Üstat'ın gözlerini korku bürüdü. Ağzını bıçak açmaz hale gelmişti.

Hayura tekrar Lonn'a döndü:

— Lord olmayan Lonn...

Duraksadı. Yüzünü ekşitti ve sertçe devam etti:

— Naral demek güç demektir. Ve güç, her istediğini yapmak demektir. Peki ben neyim?

Tüm yardımcılar aynı anda bağırdı:

— Naral!

Hayura'nın sesi masayı bir kez daha doldurdu:

— Bir kitap, Naral'ı yönlendiremez! Benden önce nasıldı bilemem. Ama ben Hayura Myteath'ım. Elvanios'un Naralıyım. Kimin yazdığı belli olmayan aptal bir kitaptan ders alacak değilim!

Lonn, tüm gerginliğini bir kenara bırakıp konuştu:

— Aptal mı? Gözleri büyüdü. Sesi kalınlaştı. — Bu kitabı bir aptalın mı yazdığına inanıyorsunuz? Olacakları bir düşünün. Zaten Snock Hanedanı ile bir evlilik anlaşmanız var. Ihaylo'nun yanına Weslin'i koyduğunuzda, bunu saygıyla mı karşılayacaklar?

Kafasını geriye yasladı.

— Sanmam!

Hayura, arkasına yaslandı. Kafasını kütletti ve sessizce odanın bir köşesini izlemeye başladı. Lordların elleri kırılacak gibi titriyordu.

Ve sonra Lord Thalis, sessizliği bozdu:

— Lonn'un haklı olduğu bir nokta var.

Bir süre durdu.

— Snock Hanedanı ile yapılan evlilik anlaşmasının bozulması, üstümüze yürüyen sinirli bir Snock ordusu demek. Bunu istemeyiz. Ama Halister Hanesi ile yapılacak bir evlilik, zenginliğimiz açısından gelecek vaat ediyor.

Lonn, Lord Thalis'e döndü:

— Gelecek mi? Elvanios Savaşı kazanıldığından beri tüm haneler barış yapmış durumda. Weslin Halister ile evlenmek, bu barışı bozmak demektir.

Hayura, kendi kendine mırıldandı:

— Ya barış istemiyorsam?

Lonn, bu kısık sesle söylenen cümleyi duyduğu anda şaşkınlıkla Hayura'ya baktı:

— Barış istemiyorsak mı? Yani barış, sizin için bir anlam ifade etmiyor mu? Yirmi yıl öncesini çabuk unuttunuz.

Hayura, gözlerini Lonn'a dikti. Sertçe sözünü böldü:

— Yirmi yıl önceye dair hatırladığım tek şey, kazandığımız büyük bir savaş.

Dişlerini gıcırdattı.

Lonn, altta kalmadı:

— Kazandık ama neyle? Smolder'larımızla mı, dev kılıçlarımızla mı, yoksa hanelerin birliğiyle mi? O ışık patlaması olduğunda herkes tanrının yardımını bekliyordu.

Lonn bir süre sustu ve ardından konuştu:

— Dindar biri değilim. Ama o savaşta ben de dua ettim. Neyle kazandığımızı bilmediğimiz bir savaşın getirdiği güzel sonuçları, bu evlilikle bir kenara fırlatmış olacaksınız.

Hayura, ellerini sertçe sıktı. Terlemeye başlamıştı.

— Beni vazgeçirebilecek misin?

Lonn'un gözleri stresten yoruluyordu:

— Yapamam. Ama bilmenizi isterim ki, aldığınız kararın getireceği kaostan zevk almayacaksınız.

Tüm Lordlar, farklı düşünen Lonn'a alaycı bakışlarla bakıyordu. Yemek yemeyi bırakmış, sadece konuşulan konuya odaklanmışlardı.

Ve Lord Thalis, sessizce konuştu:

— Roguin Taşları.

Masadakiler, anlam veremeden Thalis'e baktı.

— Roguin taşı madenlerine sahip olan bir hanedan. Bu mirasa ortak olmak, Myteath için vazgeçilmez bir dönüm noktası.

Lonn, meseleyi o ana kadar aşk sanıyordu. Ona göre Hayura siyasetten anlamazdı. Ama şimdi, gerçeğin ne kadar farklı olduğunu görüyordu.

Hayura, kafasını sallayarak alaycı tavrına geri döndü:

— Sanırım meselemiz burada halledildi. Öyleyse düğün hazırlıkları için ilk adımı tamamlayalım.

Üstat Kreylon, titreyen bedeniyle sordu:

— Davetiyeler mi, Naralım?

Hayura, gözlerini şeytanlar ele geçirmiş gibi baktı:

— Hayır... Engellerden kurtulma adımı!

Lonn, bir anda Hayura'ya döndü. Gözlerinde büyük bir korku vardı:

— Ne tür engeller?

Hayura, keskin diliyle cevap verdi:

— Yarım saattir geleneklerden bahsediyorsun. O saçmalıklara uymanın iyi olabileceğini düşündüm. Dediğin gibi, tek eşli bir Naral olacağım. Ve o da Weslin Halister olacak.

Lonn'un gözleri açıldı. Ağzı açık kaldı. Son bir korku

Yorumlar

  • Hasan Igertaş: evet Hayura gibi bir Manyak ile aynı sarayda
  • Hasan Igertaş: ilerleyen bölümlerde öğreneceğiz
  • Cihanngir d.: Üstat kreylon çok sağlam bir karakter ama ne kadar dikkatli olursa olsun tehlikede
  • Asil genç: @athanar_9 9 hayuranın hareketleri beni korkutuyor işlerin nereye varacağını bilmiyorum