BÖLÜM 2
Zaten
evin girişinde tuhaflıklar başlamıştı. O tuhaflıklar yetmezmiş gibi bir de bu
yaşlı adam çıkmıştı.
Genç
adam, onun neyin nesi olduğunu düşünürken güzeller güzeli bir genç kız çıktı
karşısına. O kız öyle güzel, öyle büyülücüydü ki, onu görür görmez kalbinde
fırtınalar kopmaya başladı.
Genç
adam, o kıza büyülenmiş gibi bakarken genç kızda ona aynı şekilde bakıyor ve
ona doğru süzülerek geliyordu.
O
kız, genç adama doğru yaklaştıkça güzelliği gidiyor korkunç bir hal alıyordu.
Öyle ki ayakları bir anda terse dönmüştü. Bir gözü yerinden çıkmış gibi
akıyordu. Öbür gözünün yerinde de kocaman bir siyahlık vardı. Kolları uzadı ve
elleri de çarpık çurpuk oldu. Üzerindeki beyaz elbise yok olmuş, simsiyah bir
hal almıştı. Ayrıca yaklaştıkça ihtiyarlıyordu.
Genç
adam, onun korku verici halini görünce kaçmak istediyse de kaçamadı. Ne bir
adım ileri gidebiliyor, ne de geri gidebiliyordu.
Adeta
yerinde çakılıp kalmıştı sanki. O kız gelip genç adamın önünde durdu. Ardından
ona:
‘Evime gelen, sağ çıkamaz’ dedi ve
üzerine saldırdı. O alta, ihtiyar kadın üstte bir müddet boğuştular. Bir ara,
genç adam bir yolunu bulup onu üzerinden attı ve ayağa kalkarak koşmaya
başladı.
O
önde yaşlı kadın arkada koşarlarken üzerlerinde de şimdiye kadar hiç görmediği
kuşlar uçuşuyordu.
O
kuşlardan biri sürüden ayrılıp genç adama saldırmaya çalıştıysa da genç adam
ondan önce davranıp odalardan birine girdi. Girdiği oda zifiri karanlıktı. Göz
gözü görmüyordu.
Genç
adam karanlık odada saklanırken yaşlı kadın kalpleri titretircesine bağırıyor,
fellik fellik onu arıyordu.
‘O kapının arkasında olduğunu biliyorum.
Kendi arzunla çıkmazsan, simsiyah varlığıma döner kapı deliğinden içeri
girerim. O zamanda senin için daha çok vahim sonuçlar olur’ dedi kalpleri
titreten bir ifadeyle.
Genç
adam, korkudan hiçbir yere kıpırdayamıyordu. Üstelik odanın içinden mideyi
bulandıracak şekilde kan kokusu geliyordu.
‘Seni son kez uyarıyorum. Eğer kendin
çıkmazsan ben gireceğim’ dedi yaşlı kadın, kalpleri titreten bir ifadeyle.
İçeriden
ses çıkmayınca yaşlı kadın, simsiyah bir dumana dönüşüp anahtar deliğinden
içeriye girdi ve genç adamın karşınsa dikildi.
‘Artık sen benimsin, seni benim elimden
kimse alamaz’ deyip genç adama doğru hücuma geçti. Genç adam onu birden bire
karşısında görünce yüksek sesle ‘Allah’ dedi ve:
‘Ben size sığınmaktan başka ne yaptım’
dedi ve korku içerisinde yere çömeldi.
‘Beyefendi, beyefendi öyle yere çömelmiş
ne yapıyorsunuz. Üstelik ‘Yaşlı kadın, yaşlı kadın’ diyorsunuz’
Genç
adam bu sözlerden sonra gözlerini açmadan ‘Kanlı ev, me, me, mezarlar,
mezarlar’ dedi korku dolu bir ifadeyle.
‘Beyefendi, ne evi, ne mezarı burada
kuyudan başka bir şey yok’ dedi adam.
Genç
adam, o orta yaşlı adamın sözlerinden sonra toparlanıp ayağa kalktı ve etrafına
bakındı. Evet, gerçektende o adamın dediği gibiydi. Etrafta kuyudan başka bir
şey yoktu. Üstelik atı da kaçmamış yanında duruyordu.
‘Beyefendi, neden öyle davrandınız?’ diye
sorunca genç adam başından geçen her şeyi anlattı.
O
adam, genç adamı dinledikten sonra:
‘Bütün bu başına gelenler o kuyuya defi
hacetini yapmaktan kaynaklanmış’ dedikten sonra ‘Seni onlardan kurtarmazsak
delirtinceye kadar veya ölüme götürünceye kadar peşini bırakmazlar’ dedi
endişeli bir sesle.
Genç
adam, onu dinledikten sonra
‘Beni onlardan kurtarabilir misin?’ dedi
yalvarır bir vaziyette.
‘Ben, seni kurtaramam ama seni
kurtaracak birini tanıyorum’ dedi adam, ona bakara.
‘Ölmek istemiyorum. Zira eşim hamile ve
yakında bir bebeğimiz olacak’ dedi genç adam, ağlayarak. Bunu söylerken de
adamın ellerine öyle yapışmıştı ki neredeyse bırakmayacak gibiydi.
Orta
yaşı adam, genç adamın sözlerinden sonra ona acıdı. Onu kurtarmaya niyetlendi
ve bu niyetle de ona:
‘Mademki bebek bekliyorsun, öyleyse hadi
kalk da gidelim’ dedi ve genç adamın elinden tuttu. Ardından onun atına binerek
yola çıktılar. Yarım saat yol gittikten sonra o adamın tarif ettiği yere
vardılar.
Yorumlar
- Eylül Nadir: Bu da mı başına geldi ama sahilde herkes burada olamaz ki sadece sen var görünüyorsun
- vulkanx tt: Korkma ona dikkat etmelisin evin içine düşmüşsün sanki burası tuhaf bir dünya
- Hakan Başkurt: bunu göreceğini hiç düşünmezdim keşke gitmeden önce başka bir yol seçseydin
- Turan Kızılaya: Güzeller güzeli kızın iç yüzünü görebilseydin neden böyle bir hal aldığını anlayabilirdin