Keşfet

BÖLÜM 3

KANLI EV

O adamın evi sanki ana baba günüydü. Adım atacak yer yoktu. Bu yüzden de akşama kadar beklemek zorunda kaldılar ve akşam olunca da içeriye alındılar.

Karşılarına çıkan bu kişi saçı sakalı ağarmış pirifâni bir adamdı ve yüzünden adeta nur akıyordu.

Yaşlı adam, genç adamı karşısına alarak ona:

       ‘Evlat, anlat bakalım neler oldu’

Onun sorusu üzerine genç adam başından geçen her şeyi anlattı. Anlatması bitince ihtiyar adam:

       ‘Sen o kuyuya hacetini yaptığın zaman büyük bir ihtimalle şerli bir varlığa denk gelmiş ve onu öldürmüş. Onlarda senden intikam almak istemişler. Şimdi ben onlarla konuşur senden ne istediklerini sorarım. Yalnız onlarla konuşurken sakın korkmayın. Ne derlerse desinler kulak asmayın ve şimdi çizeceğim çizgiden çıkmayın’ dedi ve odanın ortasında bulunan halıyı kaldırdı. Ardından oraya kocaman bir çizgi çizdi.

Yaşlı adam çizgi çizmeyi bitirdikten sonra genç adam ve onunla gelen kişiyi çizginin içine girmelerini söyledi. Genç adam ve diğeri çizgiden içeriye girince bir takım bitkiler çıkarıp onları yaktı. Onlardan duman çıkmaya başlayınca Arapçaya benzeyen sözler söyledi.

O sözlerini bitirir bitirmez deprem oluyormuş gibi her taraf sallanmaya başladı. Sallantı bittikten sonra etrafta kahkaha sesleri duyuldu. Ardından siyah, dumansı bir varlık çıktı ve yaşlı adamın karşına geçti.

Onu gören yaşlı adam bağırarak:

       ‘Ey Canın oğlu! Ne istiyorsun bu Âdemoğullarından?’ diye bir soru sordu. Bu soru üzerine o şerli varlık.

       ‘O benim evladımı öldürdü. Bende onu öldüreceğim’ dedi kalpleri titreten bir sesle.

       ‘Ey Canın oğlu! Bilmiş ol ki Allah Teala insanoğlunu her şeyden üstün yaratmıştır. O yüzden ona hiçbir şey yapamazsın. Yapmana da izin vermem. Ya şimdi çeker gidersin, ya da seni şuracıkta yakar yok ederim’ dedi yaşlı adam tehdit edercesine.

Şerli varlık bu tehdit karşısında iyice sinirlenerek:

       ‘Bizim elimizden kimse kurtulamaz, sen bile kurtulamazsın’ dedi yaşlı adama sinirle bakarak.

       ‘Seni son kez uyarıyorum. Bu Ademoğlunu rahat bırak, yoksa seni yakar yok ederim’ dedi onun tehdidine karşı.

Şerli varlık yaşlı adamın sözlerinden sonra öyle bir bağırdı ki adeta yer yerinden oynadı. Başta yaşlı adam olmak üzere orada bulunan herkes yere kapaklandı.

Yaşlı adam yere kapaklandıktan sonra boğulur gibi ses çıkarıyordu. Yüzü sapsarı kesilmişti. O sıra genç adamla gelen diğer kişi yüksek sesle Ayetel kürsiyi okumaya başladı. O bitince Felak ve Nas surelerini okudu, ardından Saffat Suresini. Okuması bitince yaşlı adam kendine geldi ve ayağa kalktı. kalkar kalkmaz Arapça sözler söylemeye başladı. O söylerken şerli varlık ve onunla beraber gelenler çığlık atıyorlardı. Az sonra çığlıklar bitti ve şerli varlıklar ortadan kayboldu.

Şerli varlıklar ortadan kaybolunca yaşlı adam onlara çemberden çıkın dedi. Onlar, yaşlı adamın sözlerinden sonra çemberden çıkınca genç adam ona:

       ‘Hocam bitti mi?’ dedi endişeli bir sesle.

       ‘Evet, bitti’ dedi yaşlı adam ‘En ufak bir ihmalde onlar yine peşine düşerler. O yüzden bundan sonra dikkatli ol’

       ‘Allah senden razı olsun hocam’ dedi genç adam, ardından cebinden bir miktar para çıkarıp hocaya uzattı. Bunun üzerine hoca parayı geri çevirerek ona:

       ‘Bu işleri Allah rızası için yapıyoruz’ dedi ve genç adama dönerek ‘Senden Allah razı olsun. O ayetleri okumasaydın onlar hepimizi yok etmeden rahat durmayacaklardı’

Yaşlı adam, işleri bitince muska yazarak genç adama verdi ve banyo hariç hiçbir zaman çıkarmamasını tembihledi. Ardından onları yola vurdu. Genç adam ve yanında gelen kişi el sallayarak oradan uzaklaştılar.

SON