BÖLÜM 1: SAYFALARIN ARASINDA UYANMAK
Odamın loş ışığında, elimdeki kalın kitabın sayfalarını kaçıncı kez çevirdiğimi artık ben bile bilmiyordum. Dışarıdaki dünya akıp gidiyordu ama benim sığınağım, kalbimi tamamen hapseden bu satırlardı.
"Yine aynı son..." diye mırıldandım, parmaklarımı sayfanın üzerinde gezdirirken. Gözlerim satırların arasında hızla kayıyor, zihnim kitabın adaletsizliğine isyan ediyordu.
Doruk Kaptan. Kelimenin tam anlamıyla denizlerin fatihi, heybetli ve gaddar bir korsan lideriydi. Ama yazar ona öyle haksız, öyle ani bir son yazmıştı ki... Daha hikayenin başında, üçüncü bölümde en yakınları tarafından arkasından hançerlenerek ölüyor, koskoca gemisi ellerinden kayıp gidiyordu. Kitapta onun ölümünden sonra işlerin nasıl sarpa sardığını, mürettebatın nasıl birbirini kırdığını ezbere biliyordum. En çok da onun ölümüne, o gaddar adamın bu kadar çaresizce pusuya düşürülmesine içerliyordum. Her okuyuşumda, "Belki bu sefer bir mucize olur da yazar fikrini değiştirir" diye umut ediyordum. Mantıksızdı ama bu hikaye benim tek gerçeğimdi. Bu kitabı okudukça sanki gerçek gibi bazen üzülüyordum ve ağlıyordum.
Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Başucu lambasının loş sarı ışığı altında göz kapaklarım kurşun gibi ağırlaşmaya başladı. Kitabın kapak tasarımındaki o devasa ahşap gemi ve pusula görseli, gözlerimi kapatmadan önce gördüğüm son şey oldu. Başım yavaşça yastığa düştü, açık kalan kitap göğsümün üzerinde yükselip alçaldı. Zihnim karanlığa gömülürken içimden geçen son düşünce, "Keşke seni kurtarabilseydim, Doruk..." oldu.
--🦋🦋--
Yorumlar
- Büşra Baran: Kitap ı ezbere biliyor
- Aleyna Mumlu: Gözlerin satırların arasında kayarken senin bu üzülüşün beni çok etkiliyor
- Haticenur: doruka yazık olmuş valla hayatını yazan yazar pek adaletli değil
- Ahmet Demir: Keşke uykuya dalmadan önce dorukun kurtuluşuna dair birkaç sayfa daha okuyabilseydin
- Büşra Baran: Elimden geldiğince
- Çikolata: Hemen yeni bölümünü atıyorsun