Keşfet

BÖLÜM 2: YENİ BAŞLANGIÇ

Kaptanın Gölgesinde

Yüzüme çarpan sert, tuzlu ve buz gibi soğuk su damlalarıyla sıçrayarak uyandım.

İlk hissettiğim şey korkunç bir mide bulantısı ve altımdaki zeminin sürekli beşik gibi sallanmasıydı. Gözlerimi açmaya çalıştım ama başım çatlayacak gibi ağrıyordu. Kulaklarımda uğultulu ahşap gıcırtıları, rüzgarın uğultusu ve dalga sesleri vardı.

"Neredeyim ben?" diye mırıldanmak istedim ama ağzımdan çıkan ses bana ait değildi. Çok daha ince, çok daha naif ve titrek bir sesti bu.

Hızla doğruldum. Altımda yattığım yer benim sıcak yatağım değil, eski bir çuvaldan yapılmış şilteydi. Etrafıma bakındım. Taş duvarlı odam gitmiş, yerine meşalelerle aydınlatılan, tavanından kurutulmuş etler sarkan, devasa ahşap fıçılarla dolu dar bir kiler gelmişti. Havada yoğun bir rutubet ve soğan kokusu vardı.

Büyük bir panikle ayağa fırladım. Üzerimde kendi kıyafetlerim yoktu; lekeli, kaba kumaştan dikilmiş eski bir üst vardı. Köşedeki içi su dolu metal kovanın başına koşup suya yansıyan yüzüme baktım.

Nefesim boğazımda tıkandı.

Suya yansıyan yüz Ada’ya, yani bana ait değildi. Beğenerek okuduğum o satırlardaki kızıl saçlı aşçı kızın bedenindeydim. Bembeyaz tenli, okyanus mavisi gözleri olan, alev gibi kızıl saçlı bir kız... Ama garip olan, ben hiçbir şey yapmadığım halde bu kızın gözlerinden sicim gibi yaşlar boşanıyordu. Beden hıçkıra hıçkıra ağlıyordu ve bunu durduramıyordum. Bu yeni beden, orijinal hikayede anlatıldığı gibi aşırı sulugöz ve duygusaldı. Kızın yani kitapta ki ismi Ece olan en büyük kötü huyu ise; çok duygusal, hep ağlıyor

"Hey! Ece! Yine ne zırlıyorsun orada?"

Duyduğum sesle irkilerek arkama döndüm. Kilerin kapısında duran kızı gördüğümde kalbim duracak gibi oldu. Kitapta, bu sulugöz aşçı kıza mutfakta yardım eden, onun her ağlamasında arkasını toplayan o sadık yan karakter tam karşımdaydı: Bilge

Bilge, elindeki patates çuvalını yere bırakıp yanıma koştu. Endişeyle omuzlarımdan tuttu. "Sürekli ağlamaktan helak oldun kızım. Hadi, sil göz yaşlarını. Eğer Yaman senin yine odanın köşesinde zırladığını görürse Kaptan’a söyler. Kaptan Doruk'un öfkesini biliyorsun, ikimizi de bu gemiden aşağı fırlatır!"

Karşımda canlı kanlı duran Bilge bakarken hıçkırıklarımın arasından yutkundum. Ben Ada'ydım. Ece'nin bedeninde ama ruhu benim.

Zihnimdeki saat hızla işlemeye başladı Bilge'nin kurduğu o cümle beni kendime getirdi: Kaptan Doruk.

Eğer kitap orijinalindeki gibi ilerliyorsa, şu an kitabın başlangıcında olmalıydı.Yani, çok sevdiğim Doruk Kaptan'ın arkasından hançerlenerek öldürülmesine sadece üç bölüm kalmıştı.

Yorumlar

  • Kaan Duman: Ah evinin sıcaklığını ararken kendini böyle bir karışıklıkta bulmak acı
  • Aslı Okur: bilge sana nasıl yardım edeceğini biliyor gibi ama kaptan ne yapsa ondan çekinmek gerekiyor
  • Damla Çınar: Keşke döneminde başka bir yerde olsaydın böyle bir yerde değil
  • Elif Levent: Çok zor bir durumdasın Kendini kaybetme ama acaba neler olacak
  • Ebru Genç: bu sahne öyle etkileyici ki uyandığında hissettiğin korku çok gerçek iyi ki hikaye buradan başlıyor
  • Emre Efe: Bu sahne heyecan verici olsa da durum sıkıntılı ilerleyecek
  • DJ Slot: Bu filmin gerçekliğinden çıkma imkanın yok gibi
  • Belgin Peker: Dikkat et ece!
  • Ebru Rüzgar: O taş duvarlar kötü duygu veriyor gerçekten