Çizilen Sınırlar
Ertesi sabah gökyüzü,bir gün öncesinin gri havasını tamamen dağıtmış, yerini pırıl pırıl bir güneşe bırakmıştı.Ceren Ece'nin hazırladığı sandviçten büyük bir ısırık alıp evden çıkarken içindeki neşe katlanarak büyüyordu.Fırındaki o karşılaşmadan sonra bugün okulda ne olacağını deli gibi merak ediyordu.
Sınıfın kapısını açtığında gözleri direkt cam kenarındaki 12 numaralı sıraya kaydı. Aras oradaydı. Dün akşam fırında unlar içinde çalışan o çocuk gitmiş, yine siyah kapüşonun altına saklanan, kulaklıklarını takmış gölge çocuk geri gelmişti.Dün gece fırından çıkarken yüzünde beliren o gizli gülümsemeden eser yotu; okul maskesini yeniden takmıştı.
Ceren hiç çekinmeden sıraya doğru yürüdü,çantasını masaya bıraktı ve neşeyle oturdu. Aras'ın dün akşamki " Beni mi takip ediyorsun?" Sorusuna nazire yapmak ister gibi muzipçe güldü: " Günaydın ajan! Merak etme bugün seni takip etmedim, tamamen yasal yollarla sınıfa geldim." dedi.
Aras kulaklığının tekini yavaşça çıkardı.Ceren onun gözlerine baktığında, dün okuldaki o katı, tamamen yabancı bakış yoktu.Yine mesafeliydi ama bu kez bakışlarında çok hafif, neredeyse fark edilmeyecek bir yumuşama vardı.Sadece derin bir nefes alıp," Günaydın,"dedi.
Sadece tek bir kelimeydi. Ama bu, Aras'ın okulda birine verdiği ilk ve en uzun selamdı.
Ceren aldığı bu yanıttan sonra Zafer kazanmış bir komutan gibi gülümsedi. Aras tam kulaklığını geri takacakken hoca sınıfa girdi ve elindeki kalın ders kitaplarını masaya bıraktı.
" Evet gençler, bugün zorlu bir konuya başlıyoruz. Sayfa 45'i açın ve yanınızdaki sıra arkadaşınızla ortak bir analiz hazırlamaya başlayın," dedi hoca. Aras donakaldı.Ceren ise elini çenesine yaslayıp Aras'a.doğru döndü, gözlerini kırpıştırarak sordu: " Evet sıra arkadaşım, analize kiminle başlıyoruz?"
Aras, Ceren'in parıldayan gözlerine ve yüzündeki o muzip tebessüme bakarken kelimenin tam anlamıyla köşeye sıkışmış hissetti.Hayatı boyunca okul projelerini hep tek başına yürütmüş,sırasını bir sınır çizgisi gibi korumuştu.Ama şimdi hocanın otoriter sesi ve Ceren'in geri adım atmaya niyeti olmayan duruşu, tüm savunma duvarlarında koca bir delik açmıştı.
Yavaşça derin bir nefes verdi ve kulaklığının kablosunu masanın üzerine bıraktı." Görünüşe göre," dedi sesindeki o alışılmış mesafeyi korumaya çalışarak," başka seçeneğim yok."
Ceren, zaferini ilan eden küçük bir baş hareketiyle çenesini elinden ayırdı ve çantasından kalın,çizgili bir defter çıkardı. "Harika! seçeneğinin olmaması bazen en iyi başlangıçtır, Aras.Sayfa 45 demiştiniz değil mi hocam?" diye mırıldanarak kitabın sayfalarını hızla çevirmeye başladı.