Karanlığa Atılan İlk Adım
Okul çıkışı kütüphane, Ceren'in hayal ettiği o derin ve gizemli yüzleşme sahnesinden çok uzak bir başlangıca sahne oldu.Kütüphanenin o ağır,sessiz havası ve tozlu kitap kokusu, birazdan yaşanacak küçük çaplı felaketin habercisi gibiydi.
Aras, kütüphanenin en arkasındaki en loş masayı seçmiş,kalın gözlüklerini takmış ve sessizce çalışmaya başlamıştı Önündeki bembeyaz analiz kağıtlarına dalmış, dünyayı tamamen unutmuş gibiydi.Ceren ise elinde iki büyük karton bardak dolusu sıcak çikolatayla masaya doğru âdeta bir festival neşesiyle yaklaşıyordu.İçindeki o durdurulamaz enerjiyle Aras'ın kasvetli havasını dağıtmaya kararlıydı.
"Analiz dehasına enerji takviyesi getirdim!"diye fısıldadı Ceren neşeyle.Tam bardağı Aras'ın önüne bırakacaktı ki, ayağı masanın kırık ayağına takıldı.
Ceren dengesini kaybetmemek için refleksle masaya tutundu ama elindeki bardaklardan biri havada ters bir falso atarak tam Aras'ın önündeki bembeyaz, titizlikle hazırlanmış analiz kağıtlarının üzerine döküldü.
Aras,üzerine gelen çikolata dalgasından son anda geri çekilerek kurtuldu ama önündeki kağıtlar saniyeler içinde kahverengi bir göle döndü. Kütüphanenin o mutlak sessizliğinde Ceren'in panik dolu nefesi yankılandı.
"Eyvah! çok özür dilerim, gerçekten bilerek olmadı!" diyerek çantasından apar topar makyaj mendillerini çıkardı Ceren.Panikle Aras'ın elindeki kalemi kapıp masayı silmeye çalıştı ama ıslak mendiller kahverengi sıvıyla birleşince masanın üzerinde âdeta çamurdan bir sanat eseri oluştu.
Aras, ellerini havada tutmuş, yüzünde "Neden ben?" der gibi bir ifadeyle Ceren'in bu kaotik temizlik çabasını izliyordu.O ciddi,mesafeli ve gizemli çocuk gitmiş, yerine şaşkınlıktan donakalmış bir Aras gelmişti.
"Sakin ol... Lütfen dur," dedi Aras , ses tonunu kütüphanecinin duymaması için bastırmaya çalışarak. Ceren'in elindeki mendili yavaşça aldı. " Temizlemeye çalıştıkça metnin 'derinliğini' gerçekten çamura buluyorsun."
Ceren elindeki çamurlu mendille kalakaldı, yüzüne küçük bir çikolata damlası sıçramıştı.Aras'ın o aşılmaz duvarları, bu sakarlık karşısında ne yapacağını bilemez bir şaşkınlığa yenik düşmüştü.Aras, Ceren'in burnunun ucundaki çikolata lekesine baktı.Dudaklarının kenarı,günlerdir ilk defa ,çok hafifçe yukarı doğru kıvrıldı.
" Zıtlıklar demiştin ya," dedi Aras, sesindeki o buzu bu kez tamamen eriterek." Beyaz kağıdın üzerine siyah mürekkep gerekir demiştin.Ama bence sıcak çikolatayı kastetmiyordun.
Ceren,Aras'ın bu esprisi üzerine şaşkınlıkla gözlerini açtı.Aras'ın mutsuzluğunu çözmek için büyük felsefi planlar yaparken,bir bardak sıcak çikolatayla onun yüzünü güldürmeyi başarmıştı." Şey..." dedi Ceren mahcup bir gülümsemeyle, " En azından artık tamamen gri bir karmaşayız."
Kütüphanedeki o şaşkınlık ve hafif tebessüm anı,koridorun ucundan yankılanan sert topuk sesleriyle anında bölündü.Kütüphane görevlisi Melahat Hanım, gözlüğünün üstünden fırlayan şimşeklerle masaya doğru âdeta bir savaş gemisi gibi yaklaşıyordu.
"Neler oluyor burada?!" diye fısıldadı ama fısıltısı kütüphanedeki herkesin dönüp bakmasına yetmişti.Masadaki kahverengi gölü ve çamurlu mendilleri görünce eli kalbine gitti."Sıcak çikolata mı? Kütüphanede?! Derhal burayı temizleyip dışarı çıkıyorsunuz! İkiniz de!"
Aras hızla ayağa kalkıp sırt çantasını tek omuzuna taktı.Ceren ise mahcup bir şekilde," çok özür dileriz hocam, tamamen kazaydı..." diye mırıldanarak çantasını topladı.
Kendilerini okulun bahçesine attıklarında, akşamüstünün serin rüzgarı yüzlerine vurdu.Ceren suçluluk duygusuyla Aras'a baktı." Gerçekten çok özür dilerim. Hem analiz kağıtların mahvoldu hem de kütüphaneden kovulduk. Benim yüzümden."
Aras çantasının askısını düzeltti.Yüzünde az önceki o karanlık, mutsuz ifadeden eser yoktu. Aksine, uzun zamandır yaşamadığı bu absürt durum onu tuhaf bir şekilde canlandırmıştı.
" Önemli değil," dedi Aras, bahçe kapısına doğru yürürken. " Zaten oranın havası çok basıktı.Ama ödev hâlâ bitmedi ve yarına yetişmesi gerekiyor."
Ceren gözlerini parlatarak hemen Aras'ın yanına yaklaştı." O zaman pes etmek yok! Bu zıt renklerin analizi bir şekilde tamamlanacak.Nerede devam ediyoruz?"
Aras duraksadı, bir süre düşündü. Normalde hiç kimseyi kendi özel alanına davet etmezdi ama Ceren'in bu durdurulamaz enerjisi ve bugünkü sıcak çikolata felaketi tüm kurallarını esnetmişti." Benim evim yakın," dedi kısık bir sesle." Sessizdir. İstersen orada bitirebiliriz."
Ceren şaşkınlıktan küçük dilini yutacaktı.Okulun en mesafeli, en ulaşılamaz çocuğunun evine gidiyordu.Aras'ın o mutsuzluğunun gizlendiği kaleye, duvarların tam arkasına geçmek üzereydi.