Zıtlıkların Uyumu
Ceren, Aras'ın konuyu kapatma çabasına gülümsedi ama bu kez geri çekilmedi.Aralarındaki bu keskin zıtlık,projenin ilk dakikalarından itibaren kendini tamamen belli etmişti.Ceren ne kadar renkli, dışa dönük ve hayatı sorgulayan biriyse;Aras o kadar monokrom, içine kapanık ve gerçekçiydi.Biri hayata tüm pencerelerini açmışken, diğeri kapısına kilit üstüne kilit vurmuştu.
Ceren, önündeki analiz kağıdına büyük harflerle " ZITLIKLARIN UYUMU" yazdı ve altını iki kez çizdi.
Aras kağıda bakıp kaşlarını çattı." Bu da ne?" diye sordu, sesinde hafif bir bıkkınlık vardı.
"Hocanın verdiği analiz başlıklarında böyle bir şey yok."
"Hocanın başlıklarında yok ama bu metnin tam kalbinde var," dedi Ceren,gözlerini Aras'a dikerek. "Metindeki karakterleri inceliyorum. Biri sürekli karanlıkta kalmayı seçiyor,diğeri ise inatla ona ışık tutmaya çalışıyor.Tıpkı bizim gibi.Fark ettin mi bilmiyorum ama biz tam anlamıyla bir zıtlıklar abidesiyiz,Aras."
Aras kalemi masaya bıraktı ve arkasına yaslanarak kollarını göğsünde bağladı." Zıt kutuplar birbirini çeker saçmalığına inanıyorsan, yanılıyorsun Ceren . Gerçek hayatta zıtlıklar sadece çatışma yaratır.Biri siyah,biri beyazsa ortada sadece gri bir karmaşa kalır."
" İşte yanıldığın yer tam olarak burası," diyerek öne doğru eğildi Ceren. Gözlerindeki heyecan parıltısı hiç sönmemişti." Siyah ve beyaz yan yana geldiğinde birbirini yok etmez, aksine birbirini belirginleştirir.Sen beyaz bir kağıdın üzerine beyaz kalemle yazamazsın,
Aras. Seni görünür kılmak için siyah bir mürekkebe ihtiyacın var. Belki de senin bu mutsuzluğunun ve yalnızlığının sebebi, hayatında seni dengeleyecek o zıt rengin eksikliğidir."
Aras bu sözler karşısında bir an afalladı. Ceren'in zıtlıklar üzerinde kurduğu bu mantık,onun savunma mekanizmasını sarsmıştı. Ceren'in neşesi ve hayata tutunuşu,kendi içindeki o karanlık ve mutsuz odada tuhaf bir şekilde yankılanıyordu. Ondan tamamen uzaklaşmak,kuralları yıkan bu kıza ters bir cevap vermek istiyordu ama içten içe bu enerjinin ona iyi geldiğini, onu sarsıp uyandırdığını da inkar edemiyordu.
" Ben halimden memnunum," diyebildi sadece Aras , sesi bu kez her zamankinden daha kısık ve savunmasız çıkmıştı.
Ceren kalemi tekrar Aras'ın eline tutuşturdu. Parmakları anlık olarak birbirine değdiğinde, Aras'ın içini ani bir sıcaklık kapladı."memnun değilsin, sadece alışmışsın," dedi Ceren yumuşak bir sesle." Şimdi şu gri karmaşayı bırakalım da, siyah ve beyazın bu analizde nasıl harika bir iş çıkaracağını hocaya gösterelim. Ne dersin, sıra arkadaşım?"
Aras elindeki kaleme, ardından Ceren'in kararlı yüzüne baktı. İlk defa, bu zıtlığın içinde kaybolmak yerine, onun nereye varacağını merak etmeye başlamıştı.