Keşfet

9. Nevin Karahan

Karahanlı

Neva yaklaşık yarım saattir tek kelime etmeden belgeleri inceliyordu.

Kartal ise karşısındaki koltukta oturmuş, önündeki dosyaya bakıyor gibi görünse de aslında göz ucuyla onu takip ediyordu.

Neva bir belgeyi eline aldı.

Sonra diğerini.

Bir süre sonra kalemi masaya bıraktı.

"Burada bir şey var."

Kartal başını kaldırdı.

"Ne?"

Neva dosyadaki iki belgeyi yan yana koydu.

"Şu şirket."

Parmağını ilk belgenin üzerine bastırdı.

"Arven Yapı."

Sonra ikinci belgeyi gösterdi.

"Bu da Arven Danışmanlık."

Kartal dosyaya baktı.

"İkisi de aynı gruba bağlı."

"Hayır."

Neva başını iki yana salladı.

"Resmiyette öyle görünüyor. Ama şirket kayıtlarına baktığında ortakları farklı."

Kartal öne doğru eğildi.

"Devam et."

"Arven Yapı'nın yüzde kırk dokuzluk hissesi bir yatırım şirketine ait. Yatırım şirketinin hissedarları arasında ise başka bir şirket var."

"Hangisi?"

Neva belgeyi çevirdi.

"Mirza Finans."

Kartal'ın yüzündeki ifade değişti.

"Bu isim tanıdık."

"Tanıdık olması normal."

Neva başka bir belge çıkardı.

"Çünkü Mirza Finans, son iki yılda Karahan Holding'e bağlı üç şirkete toplamda yedi farklı ödeme yapmış."

Kartal kaşlarını çattı.

"Yedi?"

"Evet."

"Benim haberim yok."

Neva başını kaldırdı.

"Zaten olması gereken de bu."

Kartal birkaç saniye sustu.

"Ne demek istiyorsun?"

"Bu ödemeler doğrudan yapılmamış."

Neva belgeleri sıraladı.

"Önce danışmanlık bedeli olarak çıkıyor. Sonra başka bir şirkete aktarılıyor. Oradan da yatırım fonuna."

Kartal belgelerin üzerine baktı.

"Paranın kaynağını gizlemek için."

"Büyük ihtimalle."

"Büyük ihtimalle mi?"

Neva ona baktı.

"Ben henüz mahkemede değilim. Kanıt olmadan kesin konuşmam."

Kartal'ın dudaklarının kenarı belli belirsiz kıvrıldı.

"Bu yüzden seni istedim."

Neva kalemini elinden bıraktı.

"Beni istemen cümlesini biraz daha dikkatli kullan."

Kartal bir an durdu.

Neva'nın bakışındaki uyarıyı görünce hafifçe başını eğdi.

"Dosya için."

"Daha iyi."

"Not aldım."

Neva istemsizce gülümsedi.

Sonra tekrar belgelere döndü.

"Bir şey daha var."

Kartal'ın gülümsemesi kayboldu.

"Ne?"

"Bu transferlerin tamamı aynı tarihlere denk geliyor."

"Ne zamana?"

Neva parmağıyla tarihleri gösterdi.

"Karahan Holding yönetim kurulunun kritik kararlarından hemen önce."

Kartal'ın bakışları sertleşti.

"Yani?"

"Yani biri içeriden bilgi almış olabilir."

Odanın havası bir anda değişti.

Kartal ayağa kalktı.

"Kararların tarihlerini kontrol et."

Neva dosyaya baktı.

"Hangilerini?"

"Son iki yıldaki bütün büyük satın almaları."

"Bu saatler sürer."

"Vaktimiz var."

Neva başını kaldırdı.

"Senin vaktin olabilir. Benim öğle yemeğim var."

Kartal ona baktı.

"Ciddisin."

"Çok."

"Önce dosya."

"Sonra yemek."

"Anlaştık."

Neva tekrar belgelerin başına eğildi.

Birkaç dakika daha geçti.

Sonra aniden durdu.

"Bulduk."

Kartal hemen yanına geldi.

"Ne?"

Neva belgeyi ona uzattı.

"Bu."

Kartal sayfaya baktı.

"Ne olmuş?"

"Bu ödeme."

Parmağını satıra koydu.

"Yönetim kurulu toplantısından üç gün önce yapılmış."

Kartal'ın gözleri satırda gezindi.

"Ve?"

"Toplantıda alınan karar neydi?"

Kartal düşündü.

"İstanbul dışındaki lojistik şirketinin satın alınması."

Neva başını salladı.

"Satın alma kararından üç gün önce bu şirkete yüklü miktarda para aktarılmış."

Kartal'ın yüzü gerildi.

"Sonra?"

"Sonra şirket satıldı."

"Karahan Holding'e."

"Evet."

Kartal belgeyi eline aldı.

"Bu tesadüf olabilir."

"Olabilir."

Neva ayağa kalktı.

"Ama aynı şey yedi kez olmuş."

Kartal sustu.

Neva ona yaklaştı.

"Bence artık tesadüf diyemeyiz."

Kartal gözlerini dosyadan kaldırıp Neva'ya baktı.

İlk kez onu sadece bu işe dahil ettiği için değil, karşısında duran kişinin ne kadar hızlı düşündüğünü fark ettiği için sessiz kaldı.

Neva bakışlarını kaçırmadan devam etti.

"Dağhan'ın şirketi satın almaya çalıştığını düşünmüyorum."

"Ne düşünüyorsun?"

"Şirketleri satın almadan önce içeriden zayıflatıyor."

Kartal'ın kaşları çatıldı.

"Sonra?"

"Sonra uygun kişilere sattırıyor."

"Peki bizim şirketler?"

Neva'nın sesi alçaldı.

"Belki de Karahan Holding'in içine para sokarak sizi içeriden kontrol etmeye çalışıyor."

Kartal bir şey söylemedi.

Çünkü bu ihtimal, Cemal'in söyledikleriyle fazlasıyla örtüşüyordu.

Neva onun sessizliğini fark etti.

"Sen bunu daha önce düşündün."

Kartal gözlerini ona çevirdi.

"Evet."

"Ne zamandır?"

"Bir süredir."

"Ve bana söylemedin."

Kartal birkaç saniye sustu.

"Çünkü emin değildim."

Neva başını salladı.

"Bu kabul edilebilir."

Kartal şaşırdı.

"Öyle mi?"

"Evet."

"Az önce her şeyi söylemem gerektiğini söylemedin mi?"

"Her şeyi değil."

Neva dosyayı kapattı.

"Beni ilgilendiren şeyleri."

Kartal'ın gözleri istemsizce kilitli çekmeceye kaydı.

Neva bunu fark etmedi.

"Bu dosya beni ilgilendiriyor."

"Fazlasıyla."

"Öyleyse birlikte çalışacağız."

Kartal başını salladı.

"Birlikte."

Neva çantasını aldı.

"Ben şimdi yemek yiyeceğim."

Kartal saate baktı.

"Bir saat bile olmadı."

"Avukatların çalışma sistemi farklıdır."

"Nasıl?"

"Önce kahve, sonra yemek, sonra dünyayı kurtarma."

Kartal ilk kez açıkça gülümsedi.

"Dünyayı kurtardığını düşünmen hoşuma gitti."

"Ben kendimi çok ciddiye alıyorum."

"Fark ettim."

Neva kapıya yöneldi.

Tam çıkacakken Kartal'ın sesi arkasından geldi.

"Neva."

Neva döndü.

"Efendim?"

Kartal birkaç saniye ona baktı.

Bir an için söylemek istedi.

Sana gelen zarfı biliyorum.

Seni izleyen biri olduğunu biliyorum.

Dün gece evinin önünde çekilmiş fotoğrafın bende.

Ama hiçbirini söylemedi.

"Akşam yalnız çıkma."

Neva kaşlarını çattı.

"Yine mi?"

"Bu kez tartışmıyorum."

"Ben de tartışmıyorum."

"Güzel."

Neva kapıyı açtı.

"Çünkü acıktım."

Kapı kapandı.

Kartal odada yalnız kaldı.

Bakışları yavaşça kilitli çekmeceye döndü.

Bir süre yerinden kıpırdamadı.

Sonra çekmeceye doğru yürüdü.

Anahtarı çıkardı.

Ama kilidi açmadı.

Elini çekmecenin üzerinde birkaç saniye tuttu.

Telefonu çaldı.

Kartal arayan numaraya baktı.

Sancar.

"Ne var?"

Sancar'ın sesi diğer taraftan geldi.

"Bir şey bulduk."

Kartal'ın yüzü anında ciddileşti.

"Ne?"

"Dün gece Neva'nın evinin karşısında duran araç var ya..."

Kartal'ın bakışları sertleşti.

"Evet."

"Plaka sahte."

Kartal sustu.

"Kim kullanıyormuş?"

"Henüz bilmiyoruz."

"Bulun."

"Uğraşıyoruz."

Kartal telefonu kulağından biraz uzaklaştırdı.

"Hayır."

Sancar sustu.

Kartal'ın sesi daha soğuk çıktı.

"Uğraşmayın."

"Ne?"

"Bulun."

Kısa bir sessizlik oldu.

"Anladım."

Telefon kapandı.

Kartal yeniden çekmeceye baktı.

İçerideki zarf artık sadece bir tehdit değildi.

Bir başlangıçtı.

Ve Kartal, Neva'nın bu başlangıcın tam ortasında olduğunu artık çok iyi biliyordu.

Aradan birkaç gün geçmişti.

Karahan Holding'in yoğunluğu, Neva'nın tahmin ettiğinden çok daha yorucuydu.

Her sabah aynı saatlerde geliyor, Kartal'ın ofisindeki dosyaların başına oturuyor, akşam olduğunda ise gün boyunca fark etmediği baş ağrısını ancak binadan çıkarken hissediyordu.

Ama bir şey değişmişti.

Artık Neva, Kartal'ın ofisine girdiğinde kendisini misafir gibi hissetmiyordu.

Masasının üzerinde kendine ait bir kahve bardağı vardı.

Dosyaları istediğinde kimse ona "Kartal Bey'e soralım" demiyordu.

Hatta Sancar bile onu gördüğünde artık kapıda durup,

"Avukat Hanım, bugün kaç kişiyi kovdunuz?" diye soruyordu.

Neva da her seferinde aynı cevabı veriyordu.

"Henüz kimseyi. Ama gün uzun."

O sabah da Kartal'ın ofisinde karşılıklı oturmuşlardı.

Neva bilgisayar ekranına bakarken bir dosyayı çevirdi.

"Şu şirketin ortaklık yapısını tekrar kontrol ettim."

Kartal gözlerini belgelerden ayırmadan sordu.

"Bir şey çıktı mı?"

"Çıktı."

"Ne?"

"Senin sinirini bozacak bir şey."

Kartal başını kaldırdı.

"Sabah sabah iyi haber veremez misin?"

"Hayır."

"Denemeni rica ediyorum."

Neva gülümsedi.

"Şu an deniyorum."

Kartal ona birkaç saniye baktı.

"Başarısız oldun."

"Ben hukukçuyum. Mutluluk dağıtmıyorum."

Kartal tekrar dosyasına döndü.

"Fark ettim."

Neva tam cevap verecekti ki kapı çalındı.

İkisi de aynı anda başını kaldırdı.

Kapı açılmadan önce d