14. Bölüm : ¶ ŞEKERLEME °°°

Çimen gözleri artık soğuk görünmüyor, dudağının kenarındaysa derin gülümseme çizgileri belirmeye başlamıştı. Eminim oda yaptığı acemi oğlanlık için içten içe kendine gülüyordur.
Avucumdaki parayı karakterimle tamamen zıt olan, bordo cüzdanımın içine yerleştirip fermuarını usul usul çekerken, yanımda duran adam, bana doğru dönüp başını sağa doğru yatırdı.
Dudağına yayılan geniş gülümseme eşliğinde gözlerini kıstı, ağzını açıp tek kelime etmedi ama bakışlarından,’ Beni böyle mi reddedeceksin.”diye sorduğu anlaşılıyordu.
Dişlerimi sıkıp kahkaha atmamak için insan üstü caba sarf ederken, omuzlarımı trip atan kız arkadaş misali salladım. Karşımda duran adam iç çekip gözlerini kırpıştırdı, ardından tezgâha yönelip soğumaya yüz tutan çayların olduğu tepsiyi alıp kalabalığa karıştı.
Bu gerçek anlamda birbirimizi gördüğümüz, daha doğrusu sessiz konuşmalarımızı paylaştığımız ilk andı.
Ben, bütün bu duygu değişimlerini birkaç dakika içinde yaşarken, Simge tanıdıklarıyla selamlaşıyor, bir türlü hazırlanmayan kahvelerimiz için kavga ediyordu.
Otomattan yükselen uyarı sesinin ardından, eksik kalan 1 lirayı attım. 74 numarasının olduğu raftaki rengarenk şekerleme paketi makinadan düşerken, kızıl saçlı arkadaşım kahvelerimizi hazırlatmanın gururuyla yanıma yaklaşıp bol şekerli kahvemi bana uzatıtı, yeni yeni alışmaya başladığım imalı bakışlarının eşliğinde.“Şekerlemeleri kapmışsın. Pardon, şeker gibi çocuğu kapmışsın.”Dedi.
Paketi arkadaşımın tuttuğu tepsiye bıraktıktan sora, masamızın olduğu yöne doğru yürürken, “Simgeeee, benimle uğraşma.”Dedim.
----------
Bu mevsimde soğuk kahve içmek mantıksızmış, aldığım ilk yudumun peşine bardağı sertçe masaya bıraktım, Rüya hala pür dikkat not çıkarıyor, Simge telefonuyla uğraşıyor, bense hakkım olmayan şekerlemeleri bir güzel yiyorum.
İtiraf ediyorum, o fena çocuk limon- Çilek aromalı şekerlemeyi seçtiğinde,“Tercihi berbat!”diye düşünmüştüm ama ne yalan söyleyeyim lezzeti bir harikaymış. Pakete elimi sokup kalan son iki şekerlemeden tekini aldım, şekeri damağıma yapıştırıp dış yüzeyindeki çikolatayı, içindeki sulu şekere ulaşana dek emdim. Ekşimsi, çilek tadı damağıma yayıldığında arkadaşım başını kitabın dan kaldırıp boş paketi eline aldı.
Rüya, paketin dış yüzeyinde yazıyı okuduktan sonra,” Bunun tadı bu kadar güzel miymiş?” deyip sonuncusunu almak için elini pakete daldırdı. Ekşi tadın etkisiyle suratını buruşturup;” Sen ekşi sever miydin ya?” diye sordu.
‘Hayır, kesinlikle ekşi tatları sevmem, bol çikolatalı tatlara bayılırım, bu benim yediğim ilk limon aramalı şeker ve sanırım artık seviyorum.’Diye düşünürken, Simge benim yerime cevap vermeye başlayınca bıkkınlıkla alnımı masaya dayadım.“Sevmekte laf mı İnci ekşi tatlara bayılır. Hele ki 190 boylarında, kumral, atletik vücutlu, seksi bakışlı…”seksi bakışlı mı? o uyuz kız, üzerine bastıra bastıra seksi bakışlı mı dedi?
Simge, övgülerine anormal bir şekilde devam edince, başımı masadan kaldırdım. Yanımdaki kız, kızmaya başladığımı anlayınca gizemli prensimin özelliğini usturuplu bir dille “Yani güzel bakışlı, hoş anlamında söyledim.”Diyerek çevirdi sonra yönünü Rüya’ya çevirip;“Anla işte Rüyaaaa, İnci âşık oldu. Bu şekerlemelerde sevgili adayının hediyesi.”Deyip, omuzuma vurdu.
Bedenim keyifle gülen arkadaşımın kolları arasında sarsılırken, Simge gülerek,” İçimizde en hızlı çıkanın sen olduğuna inanamıyorum. Ben, bütün teklifler Rüyaya gelir diye beklerken bizim minnoş kız kaşla göz arasında sevgili yapmış.”Aklından geçenleri birer birer sıralarken Rüya’nın yanındaki boş sandalyeye oturdu.
Rüya’nın bana yönelen donuk bakışlarının altında, arkadaşıma“Saçmalama Simge öyle Bir şey yok! Sevgili falan değiliz. Bi kaç gündür denk geliyoruz hepsi bu.”Dedim.“Kimse kimseye o kadar kısa sürede âşık olamaz, hem belki de- “Hızımı alamayıp belki de sevgilisi vardır, diyecekken prensimin sevgilisinin olma ihtimali karşısında nutkum tutuldu.
Yaşıtlarına nazaran dikkat çeken bu genç adamın sevgilisi olma ihtimalinin aklıma gelmediğine inanmıyorum. Başımı önüme eğip kendi kendime mırıldanırken,"Ya sevgilisi varsa?"kimseye bakmadığı gerçeğiyle yüzleşip sırtımı sandalyeye yasladım. ‘Kesin sevgilisi var yoksa neden insanların suratına bakmasın ki? Ama az önce benimle flört etti… Bir dakika bu benim yorumum olabilir. Belki de amacı flört değildi, ben öyle anladım.’ Tüm ihtimaller aklımda sıralanırken, Rüya’nın sorusuyla başımı kaldırdım.” Kim? adı ne?” sorunun etkisiyle kafeteryanın ilerisindeki boşluğa baka kaldım.
Kim olduğunu, adının ne olduğunu bilmiyorum...
Gözümün önünden insanlar birer birer geçerken adını bile bilmediğim ve yüksek ihtimal kız arkadaşı olan biri için sızlayan kalbime kızdım.
Camı açıp, temiz son bahar havasını içime çektim, girdiğim acınası ruh halinden çıkıp gülümseyebilmek için kendimi zorladım ve en neşeli halimle;” Kimse değil, Simge’nin hayal gücü.” Dedim.
Gün boyu yapmadığım tek şey yapmak için önümde duran defteri araladım. Anlaşılması güç el yazımla dolu olan sayfaları yırtıp avuç içimde buruştururken Simge,“Şimdi not geçirmenin zamanı mı İnci? Okul beni boğmaya başladı, hadi yemek yemeye gidelim, oradan da ayrılırız.”Dedi.
Arkadaşlarımın tamamlanan notlarını önüme çekip, kırmızı dolma kalemle temiz sayfaya başlık düşerken,“Biriktirmeden temize geçireyim, siz isterseniz gidin yarın notlarınızı getiririm.”Dedim.
_________________-_-__________
DEVAMI GELECEK
__________________-_-_________
BÖLÜM SONU
Ah minik tatlı İnci... İlk aşkını nede güzel anlatıyorsun 🤍🤍🤍
Peki gizemli prensimizi nasılbuldunuz???
Yorumlarda buluşalım...
SEVGİYLE KALIN
AŞKLA YAŞAYIN
İNCİL
kişisel instagram adresim: @incil01