23. Bölüm : ¶İLK YEMEK °°°

2 SAAT SONRA
Yurttan çıktığımda buluşma saatimizin epey geçtiğini fark ettim. Kaldırım kenarına doğru yürürken gördüğüm ilk boş taksiye el kaldırdım.
Şoföre gideceğimiz yeri tarif ederken, Savaş’ı, Simgeyle baş başa bırakmamak için bu yemek saçmalığına dahil olduğumdan sebep kendime kızdım.
Her şeye en önden koşan Rüya’ya küfürler yağdırdım. Sosyal arkadaşımın bu akşamki yemeğe katılmayası tuttu. Ne vardı sanki ‘bende akşam size dahil olurum.’ dese ölür müydü? Ya da Savaş Bey yemeği iptal etse, dünyanın sonu mu gelirdi?
Başımı taksinin camına yaslayıp akan hayatı izlerken, suçu insanlara yıktığım için kendime bir kez daha kızdım. İnsanları suçlamaktan vazgeç İnci, hatalı olan sensin.
Savaş’ı arkadaşından kıskandığın için yemeğe tıpış tıpış gidiyorsun. Hatalısın İnci, baştan sonra hatalısın…Daha bu sabah yağmurun altında bir başkasıyla bakışan sen değil miydin? Dün gece rüyanda Pars’ı görmedin mi? nereden çıktı Savaş merakı… nerden çıktı…
Aklımı, mantığımı ve tabii kendimi sorgularken taksi söz konusu olan restoranın olduğu sokağın başına yanaştı. Araçtan inip uzun cadde boyunca Simgeyi aradı gözlerim, yolun karşısında öpüşen çift olduğun kaldırımın az ilerisinde tartışarak yürüyen ikili, gerimde dönüş alamadığı için taksiciyle kavga eden adam.
Sokak kalabalıktı ancak simge hala ortalıkta yoktu. Derken telefonuma gelen mesaj sesiyle irkildim, arkadaşım yolda olduğunu biraz gecikeceğini ve kendisini beklememi yazmış. Trafiğe kapalı arnavut kaldırımıyla döşeli olan sokakta biraz yürüyüp banklardan tekine oturdum.
Kalabalık cadden geçen her bir yüzü simge gelene dek teker teker inceledim ve nihayet caddenin başında az önce benim taksiden indiğim yerde Simge göründü. Ateş kırmızısı, vücut hatlarını belli eden dap dar, memelerinin yarısını açıkta bırakan, transparan tüllü elbisesinin içinde bana doğru yürüyen kızı, bir karış açık ağızla izledim.
Ellerimden tutup beni ayaklandırmaya çalışan kıza;” Ben kaçırdım mı yoksa, düğüne mi gidiyoruz?”diye sordum. Simge elbisesiyle aynı renge sahip kızıl saçları savurduktan sonra gözlerini devirerek,” Tatlım herkes senin gibi özensiz olmak zorunda değil.”deyince başımı önüme eğip kendime baktım.
Mini Jean etek, kahverengi büstiyer ve ayağımdaki topuklu ayakkabıyla akşam yemeğine uygun olduğuma emindim.
Arnavut kaldırımında bata çıka yemek yiyeceğimiz restorana doğru ilerleyen arkadaşımın peşinden yürürken, gece boyunca Simgeyi pataklamamak için kendime şans diledim.
Yol boyunca Simge hayallerini süsleyen erkekten uzun uzun bahsetti. Siyah saçlı, beyaz tenli, renkli gözlü, uzun boylu, atletik vücutlu, yakışıklı ve dinlemediğim diğer özelliklerin hepsi restoranın önünce bizi bekleyen Savaş’ı görünce birden vücut bulmuş gibi oldu. Yutkunup koşar adım Savaş’a doğru ilerleyen arkadaşıma baktım.
Dudağımdan belli belirsiz bir küfür dökülürken.” Siktir… “Simge’nin yol boyunca beynime enişte adayım olarak kodladığı kişinin Savaş’ın ta kendisi olduğuna emin oldum.
Bi an için ikisi tokalaşırken, kaçıp gitmek istedim. Arkamı dönüp koşarak uzaklara gitmek ve bir daha onların olduğu yerde bulunmamak. Simge, kendi tabiriyle evleneceği adama kavuşur bende… bende… bende ne yapabilirim ki? Oturur derslerime konsantre olurum.
Kendi kendime mırıldanırken;”Evet en doğrusu bu…Aşk skandallıyla uğraşmak senlik değil İnci…”birkaç adım geriye gittim.
İkisi çok koyu bir sohbetin orta yerinde, benim yanlarından ayrıldığımı fark edeceklerini sanmıyorum, Sokağın kalabalığına karışıp gözden kaybolduğumda benim yokluğumu belki fark ederler.
Eğer şanslıysam arkadaşım endişelenip beni arar ve ona;“Acil işim çıktı size iyi eğlenceler.”derim. Simge’nin üsteleyeceğini, beyaz atlı prensiyle geçirdiği akşam yemeğinde aklına geleceğimi sanmıyorum.
Savaş’a gelirsek… Benim gibi nemrut bir kızla geçireceği kasvetli dakikaları, Simge gibi tatlı güler yüzlü bir kızla geçireceği eğlenceli dakikalara tercih eder.
Geriye doğru bir kısa adım attım, bir kısa adım daha ve bir kısa adım daha, tam arkamı dönüp gidecekken, Savaş başını çevirip doğruca bana baktı.
Planımım suya düştüğünü Savaşla göz göze geldiğimde anladım. Gitmeye, daha doğrusu kaçmaya çalıştığımı anlamazdan gelip el salladı, sonra tatlı tatlı gülümsedi.
____________________
DEVAMI GELECEK
_____________________
BÖLÜM SONU