Keşfet

27. Bölüm: ¶İNCİR••

KARAMEL DÜŞLER 🔥🤍

27. Bölüm: ¶İNCİR••

Beni utandırıp huzursuz edecek ne bi imada bulundu nede bi harekette. Sadece birkaç kez laf arasında yemekten sonrasında gittiğimiz gece kulübünde nasıl eğlendiğimizi anlattı.

Eğlenceli bir çocuk, her gördüğü kıza yavşayan ya da önüne gelen fırsatları değerlendiren alçağın teki değil.

İnsanları nasıl kırmadan uyaracağını da iyi biliyor;“Belki günün birinde başbaşa gideriz, tabii bu sefer bu kadar çok içmene izin vermem. Sonra sarhoşolup başıma işaçıyorsun.”derken yerin dibine girmedim, utanmadım da sadece ona güvenebileceğimi düşündüm.

Özel konuları bir kez olsun açmadı ne eski sevgililerimizden konuştuk ne Eylemden ne Sarptan nede arabadaki öpücükten. Sadece birbirimizden söz ettik bide gözlerini biden bir saniyeliğine olsun ayırmayan İncir den.

İnciri Savaş, dört yıl önce sokakta bulmuş. Ufacık, terk edilmiş yavru kedi, gençlik hastalığı başta olmak üzere pek çok hastalığın üstesinden gelmiş.

Savaş açısından çoook tatlı, sevimli ve zararsız bir kedi, benim açımdansa tam aksi, ürkütücü ve korkunç. İnciri, sekiz kiloluk devasa kedi olarak adlandırıyorum, sim siyah tüylerinin içersin de bilye misali parlayan sap sarı gözleri fazlasıyla ürkütücü duruyor.

Savaş’a âşık olduğuna, beni kıskandığınaysa eminim, birkaç kez bana pati atıp nazalana nazlana sahibinin kucağına zıpladı, başını sahibinin çenesine sürterken ikisinin birbirine ne kadar çok benzediğini düşündüm.

Benzer sarı gözler ve aynı asil bakış…

İzlediğim manzara hoşuma gitti, kedisinin boynunun altını kaşırken bir yandan da bana espiriler yapan adam, bugün yemekte arkadaşlarının yanında kendini kasan adamdan çok farklıydı.

Savaş, en doğal haliyle karşımda oturmuş kahvesini yudumlarken, bana birini hatırlattı. Sevgi dolu bakışları, merhametli yanıyla bana babamı hatırlattı.

Geçen zamanda kaç fincan kahve içtiğimizi sayamadım, uykusuzluktan, birazcık ta akşamdan kalmanın verdiği mahmurlukla başımın düşmeye başladığı anda, Savaş kolundaki saate bakıp;” Çok geç olmuş… Artık uyuyalım.”Deyip, mutfaktan çıktı.

Ayaklanıp onun peşinde yürüdüm, odasına girdiğimi anladığımda koridorun başında durup gelmesini beklerken duvarda asılı olan tabloları inceledim. Çok geçmeden Savaş elinde battaniye, yastık ve çarşafla çıka geldi.

Özensizce katladığı pijama takımını elime tutuşturup, banyonun kapısını açtı.” Sen burada giyin.”Deyip kusmuk lekeleriyle kaplı bluzuma baktı.“Üzerinden çıkanları da makinaya at. Bende salondaki kanepeye yatağınıhazırlayım.”Dedikten sonra birkaç adım geriye gidip beni tepeden tırnağa süzüp.

Kendi kendine mırıldandı“Boyu düşündüğümden daha kısaymış, içerideki kanepeye sığar.”

Farkında olmadan suratımı astım.‘Kısa.’dedi.‘Düşündüğümden daha kısa.’dedi. Belki Savaşta selvi boylu kızlardan hoşlanan okulun havalı çocuklarındandır.

Bu durumda beni arkadaşı olarak görüyor olabilir, belki de o kadar saf görünüyorum ki beni korumaya çalışıyor da olabilir.

Pijama takımını göğsüme bastırıp, banyoya dan içeri girerken;” Tamam!”dedim.

----------‐--------------------

DEVAMI GELECEK

---------------------------------

BÖLÜM SONU

Savaş ❤️ İncir mi ?

Savaş 🤍 inci mi?

yoksa

Atilla Pars 🤍 inci mi?

yada

Atilla Pars 🩷 Rüya mı ?

Yorumlar

  • Emir Polat Yüksel: Bu sahne senin gelişimini gösteriyor ama daha fazlası olabilir
  • Zeynep Avcı: Ya bu kediyi pek sevmiyorum gibi görünüyor ama başka çaresi yok aslında
  • Meloş: inciri bir kaybetme var hem onu kaybedersen kendini de kaybedersin
  • Eren Ali Dağ: savaş tarihe not düşmeyi unutmamalı sonra pişman oluruz hep birlikte