28. Bölüm : ¶BEYAZ EV°°°

Kapının kilidini iki kez çevirip etrafa göz gezdirdim.
Evin geneline hâkim olan beyaz rengi burada da yoğunlukta, yerdeki tüylü gri kilimini de saymazsak banyoda renk namına tek şey, Savaş’ın lacivert saplı, şarjı diş fırçası.
Lavabonun altındaki dolabı açıp sıra sıra dizili olan temizlik malzemelerine baktım, duşa kabinin hemen karşı duvarındaki raflarda dizili olan hasır sepetlerin çekip içlerindeki özenle katlanmış havlulara baktım. Kirli sepeti boş, aynada tek bir su lekesi, yerlerde ufacık toz birikintisi dahi yok.
Sonra birden mutfak ve salon aklıma geldi, koridor, evin girişi…
Banyoya, hâkim olan temizliğin evin geneline yayılmış vaziyette, bekar bir erkeğe nazaran ev çok temiz ya Savaş çok titiz ya da evi belirli aralıklarla temizleniyor.
Aklımdan,‘Umarım Savaş, temizlik hastalığına sahip o sıkıntılı tiplerden değildir.’Diye geçirirken, evin kapısı uzun uzun çaldı. Saat neredeyse sabahın dördü. Bu saatte kapısına kim gelebilir ki?
Eski sevgilisi olabilir mi? Belki de anne babası…
Siktir, ya savaş düşündüğüm gibi iyi birisi değilse. Lanet olsun, her türlü boku yedim. Banyonun içerisinde üzerimde Savaşın lacivert pijamasıyla dolaşırken, dış kapının açılma sesi geldi.
Evin içerisinde peş peşe yürüyen iki kişinin adım sesleri dinlerken korkudan öleceğimi sandım. “Neden kapıyı bu kadar geç açtın?”konuşan kişinin sesi Savaş’a o kadar çok benziyordu ki bi an için Savaşın konuştuğunu sandım, ardından ardın dan, davetsiz misafire nazaran daha naif çıkan ses yükseldi.” Müsait değilim, ne var? Neden geldin?”diye sordu Savaş.
Yabancının ayakkabının tabanından çıkan topuk sesi olduğum yere doğru yaklaşırken, adam kısık sesle; “Hiiiiç abimin evine gelmek için…” dedikten sonra ses tonun yükseltip; “Pardon, kendi evime gelmek için senden izin almam gerektiğini bilmiyordum.” dedi.
Hadi be! Savaş tek çocuk değil miydi diye düşünürken, adım sesleri banyonun kapısında son buldu.“Sana buraya gelme demiştim!”Savaş’ın sesi kardeşiyle aynı oranda yükselirken kapının ardından uzaklaştım.
“Paraya ihtiyacım var!”
“Daha iki gün önce sana para gönderdim…”
“Tahmin edersin ki üniversiteye başlayan insanların paraya daha çok ihtiyacı oluyor ve ben senden hakkım olanı istiyorum! Daha fazlasını değil!”
“Yatak odamda, komodinin üstünden cüzdanımı getir.”Savaşın karşısındaki kişi konuşa konuşa yatak odasının olduğu yere doğru ilerlerken Savaş ona tek kelime etmedi, “Banyonun kapısında beklemene gerek yok! Kıymetli kız arkadaşınla tanışmaya niyetim yok!” Gerisi sessizlik.
İkisi hiç konuşmadı, sadece dış kapının kapanma sesi gelmeden hemen önce Savaş’ın;” Pamir dikkatli ol ve birşeye ihtiyacın olduğunda önce beni ara.”Dediğini duydum.
Banyonun kapısını aralayıp ağır adımlarla koridor boyunca ilerledim. Savaş dış kapının önünde öylece dikiliyordu.
“Savaş…”ona seslendiğimi duyunca bana baktı.
“Sana yalan söylemedim İnci, tek çocuğum, kardeşim yok! Gelen çocuk, Pamir… Onunla birkaç yıl önce tanıştık, kimsesiz…”deyip sustu.
Yüzünden onun için ne kadar üzüldüğü okunuyordu, aklını toparlayıp,“Bazen ona yardım ederim. Aslında iyi birisidir ama, ergenlik işte bu aralar biraz asileşti. Normal tabi üniversiteye başladı, kimsesiz olduğu için arkadaşlarının arasında kendi eksik hissediyordur.”Deyip bana yaklaştı.
Önce ne diyeceğimi bilemedim, sonra ortamdaki kasveti dağıtmak için, gülümseyerek;“Üniversiteye yeni başlayanlar senin için ergen mi oluyor?”dedim.
Karşımdaki adam elleriyle suratını kapatıp utanmışçasına başını önüne eğdi.“Hayır tabi ki de o biraz çocuk ruhlu ve…”deyip ellerini araladı, şimdi gözleri hüzünle değil merakla bakıyor.“…ve eminim senden küçüktür.”Deyip yemek boyunca alamadığı cevabı belki bu kez duyarım umuduyla tekrar sordu.“Kaç yaşındasın sen?”omuzumu sallayıp, sorusuna yine cevapsız bıraktım.
Salondan içeri adım attığımda Savaş’ın benim için hazırladığı yatakla karşılaştım. Kanepenin üzerine özensizce atılan bordo battaniyeyi kenara itekleyip kendime oturacak yer açarken, “Yaşımı söylemeyeceğim boşuna sorup durma.” Dedim.
Benim için yaş çokta önemli değil ama karşımdaki adam aramızda dört yaş olduğunu bilse eminim kalp krizi geçirir. 17-18 yaşındaki genç bireylerden çocuklarmış gibi bahsettiği için bu hisse kapıldım.
Kanepenin içine bağdaş kurup, kapının girişinde beni izleyen adama baktım.”-eeee bana söylemeyi atladığın başka Bir şey var mı? Birkaç gün sonra hiç bilmediğim bir kardeşin ortaya çıkmaz demi?”
Savaş ufak çaplı bi kahkaha atıp orta sehpanın köşesine oturdu.
Ciddi olamaz, benden daha ne saklamış olabilir ki? diye düşünürken, karşımdaki adam boğazındaki gıcığı götürüp,“Şey… Bi tane kuzenim var, aslında uzaktan kuzenim, yani babalarımız kuzen…”deyip anlatamadığı için kendine kızıp ofladı.
“Her neyse işte onunla aynı çatı altında kardeşgibi büyüdük ama kardeşim sayılmayacağı için söyleme gereği duymadım.”Deyip ciddi bir yüz ifadesiyle bana baktı.
Oturduğum yerde dikleşip ona doğru eğildim. Suratlarımız karşılıklıyken;“Savaş, şaka yapıyorsun dimi?” diye sordum.
Karşımdaki adam bakışlarını dudaklarımdan kaçırıp başını iki yana sallayarak;” Çok ciddiyim, o da bizim fakültede okuyor, yarın karşılaşırsaksizi tanıştırırım.”Dediğinde nedense Savaş’ın ailesinden biriyle tanışacağım için heyecanlandım.
Ayaklanıp salonun diğer ucuna giden adamı izledim. Savaş, ışığı kapatmadan hemen önce;“İyi geceler, odam koridorun sonunda, birşeye ihtiyacın olursa kapımı tıklatırsın…”dedikten sonra duraksadı,“Ya da düşündüm de odama uğrama… Yani kendi evinmişgibi takıl işte. “Deyip, cevap vermemi beklemeden kapıyı kapattı.
O gitmesiyle yatağın içine girip yorganı kafama kadar çektim. Tanrım, bu gece hayatımın en uzun gecesi olacak… bir yabancının evindeyim, üstelik bu yabancı benden hoşlandığını açıkça belli ediyor.
Yatağın içinde debelenirken kendimin
duyabileceği bir ses tonuyla;” lanet olsun… hayır İnci… ondan etkilenmiş olamazsın… ondan etkilenmedim, ondan hoşlanmıyorum…”dedikten sonra, dudaklarımı birbirine bastırıp ağzıma geleni dışa vurmamaya çalıştım.
Neden bu kadar yakışıklı ki…
BÖLÜM SONU
___________________
DEVAMI GELECEK
kimler buraya kadar beni takip etti ?
sessiz okuyucu sana sesleniyorum orada olduğunu biliyorum birşeyler söyle ki karakterlerim sevilip sevilmediğini anlasın 🤍🪽
Yorumlar
- Ahmet Demir: Ne kadar da garip bir durum umarım bu iş kötüye gitmez
- Ege Yıldız: savaşın ailesini tanımak ilginç olabilir dikkatli ol yani @incil
- Sevgi Korkmaz: savaş ciddi mi yoksa biraz fazla mı koyu? merak ediyorum