6. Bölüm: ¶İLK KARŞILAŞMA°°°

Öğle arasından sonraki dersler yeni arkadaşım sayesinde bir çırpıda akıp gitti.
Kulağa garip gelecek ama bu benim miladım, yani yeni tanıştığım biriyle vakit öldürebilmek gerçekten benim miladım. Benim kısa ömrümdeki tek dostum Sarptı, aynı şekilde Sarpında tek arkadaşı bendim. Elbette çevremizde çok fazla insan vardı ancak zaman, en samimi olduğun kişinin yanında daha hızlı geçer, gün sonunda yaptığınız sohbetin tadı damağınızda kalır ya… işte o kişi benim için Sarptı.
İlk kez, ilk kez Sarp dışında birisini kendime yakın hissediyorum, düşünce tarzımız, yaşayışımız, hayata bakış açımız birbirine benziyor. Rüya, benim zor zamanlarımda destekçim olabilir. Üzüldüğümde ağlamak için yaslanacağım bir omuz, sırlarımı en önemlisin kendimi açabileceğim ömürlük bir dost…
Tıpkı Ayfer Teyzeyle Annem gibi…
Ders bitimi kafeteryanın en ücra köşesinde yeni arkadaşımla oturmuş havadan sudan konuşurken aklımdan geçenler bunlardı. Sonra aniden Bir şey oldu, Rüya’nın geldik geleli etrafı izleyen gözleri ilk kez tek noktada sabit kaldı.
Başımı çevirip camdan dışarıya baktım, dikkatini çekenin ne olduğunu çözmeye çalıştım. Gördüğüm tek şey insan kalabalığı oldu.Arkadaşımın bakışları sertleşip, koşar adım çıkışa doğru yürürken ona yetişmeye çalışan zavallı İnciden bi haberdi.
Adımlarımı büyütüp, gözden kaybolan arkadaşıma ulaşabilmek için öğrenci kalabalığını iteklemeye başladım.
Kafeteryanın sinir bozucu, rengi solmuş ahşap kapısına yaklaştığımda nefesim soluduğum temiz havayla kesildi.
Olduğum yerde durdum…
Tüm sesler bir anda yok oldu... Mideme giren krampa inat, yüzüme yayılan aptal gülümsemeyle bahar kokusunu içime çektim.
Sonbaharı severim, yağmurun hemen peşine yayılan o toprak kokusu var ya, işte ben o kokuya aşığım.
Halbuki dışarıya bir damla yağmur dahi düşmedi, peki bu kokunun kaynağı ne?
Bana doğru yürüyen çocuk mu? O olmalı… o olmasa neden yanımdan geçip giderken kokusunu tekrardan içime çekeyim ki?
Bırakmayı unuttuğum nefesi usul usul verirken, kendimle ilgili bilmediğim bir şeyi fark edip gülümsedim.
Ben, yeşil rengini pek sevmezdim… itiraf ediyorum, yeşil renginin hiçbir tonunu sevmem.
Sevmediğimi sanıyormuşum, halbuki yeşilin tek bir tonu benim yüreğimi ısıtıp gözlerimi dolduracak kadar sıcakmış…
Yanımdan geçip giden bahar kokulu çocuğun gözlerinin yeşili bu dünya üzerindeki âşık olduğum tek renk olabilir.
Tıpkı toprak kokusu gibi….
__________________________
DEVAMI GELECEK
__________________________
BÖLÜM SONU
Bu aşıklarımızın ilk karşılaşması 🤩🤩