İLK KARŞILAŞMA

İlk karşılaşma..
Uzun bir tatilin ardından okulun ilk günü gelmişti.
Melek, odasında son hazırlıklarını yaparken aynanın karşısında saçlarını düzeltti. Çantasını omzuna takıp aşağı indiğinde ev her zamanki gibi cıvıl cıvıldı.
Annesi mutfaktan seslendi.
— Melek, gel kahvaltı etmeden gitme!
Melek kapıya doğru ilerlerken gülerek cevap verdi.
— Görüşürüz anne!
Annesinin ve babasının yanağına birer öpücük kondurduktan sonra kapıdan çıktı.
Bisikletine bindi. Kulaklığını taktı ve en sevdiği şarkılardan birini açtı.
Adamlar — Sarılırım Birine.
Şarkıya eşlik ederek okulun yolunu tuttu.
Okulun önüne geldiğinde bisikletten indi. Kulaklığını çıkardı ve birkaç saniye okul binasına baktı.
Yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
— Seni hiç özlemedim.
Sonra gülerek okulun içine girdi.
Tam sınıfa yönelmişti ki öğretmenin sesi koridorda yankılandı.
— Geç kaldın!
Melek kapının önünde durdu.
— Kusura bakmayın hocam ya… Bir daha olmayacak.
Öğretmen başını iki yana salladı.
— Hadi, yerine geç.
Melek çantasını açıp kitaplarını çıkarmaya başladı.
Tam o sırada sınıfın kapısı yeniden açıldı.
İçeri Can girdi.
Saçları dağınıktı. Üniforması üzerinde olmasına rağmen sanki sabah yataktan yeni kalkmış gibiydi. Buna rağmen sınıfa girer girmez bütün dikkatler onun üzerinde toplandı.
Kızlar birbirlerine bakıp kulaktan kulağa konuşmaya başladı.
Öğretmen Can'a döndü.
— Can! Bu bir daha olmasın. Geç yerine.
Can sadece gülümsedi.
— Tamam hocam.
Sonra sınıfta boş olan yere baktı.
Melek'in yanındaki masa.
Hiçbir şey söylemeden gidip oraya oturdu.
Melek ona şöyle bir baktı.
Sonra hafifçe kendi kendine söylendi:
— Ah… Ne cringe ama.
Can bunu duydu.
Başını yavaşça ona çevirdi.
Melek'e birkaç saniye baktı.
Sonra hiçbir şey olmamış gibi önüne döndü.
Teneffüs zili çaldığında Melek hemen sınıftan çıktı.
Kulaklığını yeniden taktı. Bir elinde kalemi, diğerinde defteri vardı.
Merdivenlerden inerken şarkısını dinliyor, bir yandan da defterine bir şeyler çiziyordu.
Etrafındaki hiçbir şeyle ilgilenmiyordu.
Ta ki ayağı merdivenin kenarına takılana kadar.
— Aaa!
Melek dengesini kaybetti.
Tam düşecekken karşısındaki kişiye çarptı.
Bir saniye sonra ikisi de merdivenlerin yanında yere kapaklandı.
Sınıfın ve koridorun sesi bir anda kesildi.
Herkes onlara bakıyordu.
Melek başını kaldırdı.
Karşısında Can vardı.
Can da ona bakıyordu.
Birkaç saniyelik sessizliğin ardından Can başını kaldırıp etrafa baktı.
Bakışları sertleşti.
Öyle bir bakıştı ki az önce konuşan herkes bir anda sustu.
Koridor tamamen sessizliğe gömüldü.
Can tekrar Melek'e döndü.
İlk kez birbirlerine bu kadar yakından bakıyorlardı.
Ve ikisi de henüz bilmiyordu…
Bu karşılaşmanın hayatlarını ne kadar değiştireceğini.