İmkânsız İkili 🎢🖤

Can yataktan yere düştü.
Can: Noluyo, noluyo! Birden si...!
Melek: Can! Koy onu yerine! — diye bağırdım.
Can: Noldu?
Melek: Ne işin var burada?
Can: Dalmışım...
Bir süre birbirimize baktık.
Can: Bu yüzden bağırılır mı ya?
Melek: Pislik!
Can gülümsedi.
Can: Öyle miymiş, Melek Hanım?
Aşağı indim, kahvaltımı yaptım.
Melek: Beni eve bırak. Giyinmem gerek, aynı eşyalarla gidemem.
Can: Ararım, alsınlar sana bir şeyler.
5-10 dakika sonra gelen kıyafetlerden mini elbiseyi giydim. Saçlarımı açık bıraktım.
Can arabada beni bekliyordu. Hazırlanıp yanına gittim ve yola çıktık.
Okula geldiğimizde gergindim. Can bunu hemen anladı ve elimi tuttu.
Birlikte okula girdik.
Herkes bize bakıyordu.
Derslerimizi gördük. Okul çıkışında çocuklarla beraber sohbet ettik ve normal bir günmüş gibi davrandık.
Sonra herkes evine dağıldı.
Arda'yı aradım ve eve gidip üstümü değiştirdim. Rahat bir eşofman takımı giydim. Kulaklığımı taktım, defterimi ve kalemimi aldım.
Arda beni kapıda bekliyordu.
Tam o sırada Can aradı.
Can: Aşağıdayım.
Bu ikilinin bir arada olması imkânsızdı.
Aşağı indim.
Melek: Lunaparka ne dersiniz?
Arda hemen:
Arda: Olur.
Can ise boş boş baktı. Belli ki istemiyordu.
Ama onu zorla ikna ettim.
Sonunda gittik. Sinan ve Kerim de geldi.
Lunaparka vardığımızda Kerim etrafa bakıp:
Kerim: Korku tüneline ne dersiniz?
Melek: Ben almayayım...
Can güldü.
Arda: Melek, hadi binelim ya.
Can birden duraksadı.
Melek: Of, hadi tamam.
Arda'yla ilerlerken arkamızdan bir bağırma sesi geldi.
Can: Geliyorum!
Hep beraber bindik.
O gün benim için unutulmazdı. Bütün aletlere bindik, güldük, eğlendik...
Tabii Arda'yla Can'ın birbirine girmesini saymazsak.
Akşam olduğunda vedalaştık.
Melek: Görüşürüz.
Hepsi: Görüşürüz.
Tam ayrılacakken Can bana döndü.
Can: Melek, biraz sahilde yürüyelim mi?
Arda uzaktan başını iki yana sallıyordu.
Sessizce “Hayır” diyordu.
Ama ben...
Hayır diyemedim.