“İtiraf” ❤️

Ev sessizleşti. Can yanıma geldi.
Can: Melek, üzülme. Gerçek arkadaş olsa sana bu kötülüğü yapmazdı, inan ki.
Sinan: İlk kez Can’dan insanca konuşmalar duyuyorum.
Kerim: Aşk oldu, aşk!
Can: Oldu...
Şaşkınca Can’a baktım. Resmen itiraf etmişti. Yani... itiraf etmiş gibiydi ama kabul etmişti.
Melek: Beni seviyor musun?
Sinan: Kızım, sevmese ne işi olur seninle?
Kerim: Haklı.
Can: Susun bi! Gel, bahçede konuşalım.
Kerim ve Sinan arkamızdan gülmeye başladılar.
Bahçeye çıktık.
Melek: Ciddi misin? İçeride dediklerin...
Can: Evet.
Bir an sustu.
Can: Ben de ilk zamanlar inanmadım. Benden uzak durduğun zaman o kadar garip hissettim ki... Ne olduğunu ben bile anlamadım.
Melek: Korkmuştum diyebiliriz.
Can bana baktı.
Can: Benim yanımda korkma.
Gülümsedim.
Sonra çocukların yanına beraber gittik. Sofrayı kurduk, oturup yemek yedik. Sohbet ettik, güldük, birbirimize takıldık.
Ne kadar gülsem de içim hâlâ buruktu.
Arda benim en yakın arkadaşımdı... Öyle sanmıştım.
Tam o sırada telefonum çaldı.
Melek: Alo?
Annem: Kızım, gel artık. Geç oldu.
Melek: Tamam anne, gelicem. Okuldan arkadaşlarımlayım.
Annem: Kim onlar kızım?
Melek: Anne... Kerim, Can...
Annem bir anda sesini kısıp fısıldayarak konuştu.
Annem: Getirsinler seni. Onlar da gelsin, tanıyalım. Ne çok erkek arkadaşın var senin ya!
Melek: Anne kapatıyorum. Tamam, oldu.
Telefonu kapattım. Yüzüme sahte bir gülümseme yerleştirdim.
Hepsi bana bakıyordu.
Can: Tamam, geliriz ya. Sıkıntı değil. Hadi beyler.
Sinan: Gidelim teyzeye. Kendimi tanıtayım. Kadın haklı.
Kerim: Yani...
Güldüm.
Melek: Sağ olun.
Arabaya bindik ve yola koyulduk.