Kameradaki Gölge 🖤👀

Telefonum çaldı. Karşı karşıyaydık, aramızda sadece birkaç metre vardı. Ekrana baktım.
Özel numara.
Tereddüt ederek açtım.
Özel Numara: “CAN’DAN UZAK DUR! YOKSA SONUÇLARI KÖTÜ OLUR!”
Bunu söyledikten sonra telefonu kapattı ve koşarak uzaklaşmaya başladı.
Can hemen arkasından koştu ama onu yakalayamadı.
Çocukların yanına dönüp olanları anlattık.
Sinan: “Artık yanımızdan ayrılmıyorsun.”
Kerim: “+1.”
Can bana imalı ve sinirli bir şekilde baktı.
Melek: “Tamam ya…”
Tam o sırada Arda geldi. Konuştuklarımızı duymuş olacak ki direkt yanıma geldi.
Arda: “Melek, ben sana Can’dan uzak dur demedim mi? Bu herif pisliğin teki!”
Can bunu duyunca Arda’nın üzerine yürüdü.
Can: “Sen bir daha benim hakkımda konuşsana!”
Bir anda birbirlerine girdiler. Sinan, Kerim ve ben zor ayırdık.
Melek: “Bir durun artık! Bizim bu kişiyi bulmamız lazım. Sınıftan biri olacak. Mektubu o atmış. Hiçbirimiz görmedi mi?”
Sinan: “Nasıl fark etmedik bilmiyorum.”
Arda: “Ben görsem zaten sorardım.”
Can: “Kerim, bulacağız!”
Can beni bir kenara çekti.
Can: “Kameralara bakalım. Kapıyı kilitleyen kişiyi de buluruz. Nasıl aklımıza gelmedi?”
Hemen koşa koşa Kerim ve Sinan’ın yanına gittik ve planı anlattık.
Onlar dışarıda göz kulak olup bizi oyalayacaktı. Biz de güvenlik kameralarının görüntülerine bakacaktık.
Bilgisayarın başına geçtik. Sisteme girmek sandığımızdan daha zordu ama sonunda görüntülere ulaşmayı başardık.
Saatlerce geriye doğru baktık.
Sonra bir görüntüde biri belirdi.
Can bir anda durdu.
Can: “Bir saniye… Bu…”
Görüntüyü yakınlaştırdık.
İkimiz de donup kaldık.
Melek: “Bu… ARDA.”
Can ekrana bakakaldı.
Nasıl olabilirdi?
Arda mıydı?
Mektubu atan kişi gerçekten Arda mıydı?
Kameradan görüntüsünü telefonuma çektim.
Artık Arda’dan hesap sormaya gidecektim.