Keşfet

“Karışan Duygular”🖤

KARANLIĞIN İÇİNDE AŞK.

“Karışan Duygular”🖤

Uyandığım gibi saçımı iki yandan açık şekilde topladım. Kırmızı, fırfırlı elbisemi giydim, makyajımı yapıp kahvaltımı ettikten sonra evden çıktım.

Kapıda Can vardı.

Can: Aslında yolum bu taraftandı, bari Melek’i de alayım dedim.

Kahkaha attım.

Melek: Aa, yolun bu taraftandı demek… Ben öyle hatırlamıyorum ama.

Can gülerek başını salladı.

Can: Hadi gidelim. Çok güzel olmuşsun bu arada.

Arabaya binecekken ona dönüp saçlarımı savurdum.

Melek: Ben her zaman güzelim.

Sonra arabaya bindim.

Can: Ay Allah! 😁

Yolda şarkı dinleyerek okula geldik.

Arabadan indiğimizde Mert ve Sinan, Can’ın etrafını sarıp şaşkın şaşkın onunla dalga geçmeye başladılar.

Ben ise gülümseyerek okula girdim.

Sınıfa girdiğimde olduğum yerde kaldım.

ARDA VARDI.

Melek: Arda?!

Arda gülümsedi.

Arda: Melekçim… Artık buradayım. Sıra arkadaşın olarak.

Güldüm ve yanına oturdum.

Tam o sırada Can içeri girdi.

Suratı bir anda düştü.

Birkaç adım atıp Arda’nın başında durdu.

Can: Orası benim yerim!

Arda hiç istifini bozmadı.

Arda: Artık değil.

Can bana sert bir bakış attı.

Can: Melek… Orada mı oturacaksın, yoksa?

Can’ın bakışından ne demek istediğini anlamıştım.

Melek: Tamam, kalktım.

Başka sıraya geçtim.

Arda bunu dert edecek biri değildi ama nedense bana tuhaf tuhaf bakışlar atıyordu.

Ders başladı.

Bir süre sonra teneffüs oldu. Bahçede kızlarla sohbet ederken Kerim yanımıza geldi.

Kerim: Merhaba kızlar. Ben Kerim. Bu da Melek, yengem olur. Yanınıza oturmamı ister misiniz?

Kızlar birbirlerine bakıp gülmeye başladılar.

Tam o sırada Sinan geldi.

Sinan: Gel Kerim, gel kardeşim.

Kerim’in yakasından tutup onu zorla götürdü.

Ben de gülerek lavaboya gitmek için oradan ayrıldım.

Geri dönerken Arda karşıma çıktı.

Arda: Melek!

Melek: Efendim?

Tam o sırada Arda’nın sesi yükseldi.

Arda: O çocuktan hani uzak duracaktın! Resmen hep onunlasın. Okula birlikte gelmeler, dışarı çıkmalar… Annenlere kadar gitmişsiniz. Aranızdaki her neyse saçma sapan!

Bir an sustum.

Melek: Öyle biriydi… ama artık eskisi gibi değil. Kendimi onun yanında özel hissediyorum.

Arda başını iki yana salladı.

Arda: Olamaz. Öyle bir şey düşünme bile!

Kaşlarımı kaldırdım.

Melek: Arda, sana ciddi olmak hiç yakışmıyor.

Kahkaha atmaya başladım.

Ama Arda hiç gülmedi.

Bana ters ters baktı ve hiçbir şey söylemeden çekip gitti.

Arkasından bakakaldım.

Ne oluyor buna?

Artık Arda’nın bu halini gerçekten anlamıyordum.