PEKİ ŞİMDİ NE OLACAKTI ?🖤

Güzel bir gün geçirdik ve beni eve bıraktılar. Galiba artık Can’a bir şeyler hissediyorum. Yarın için çok heyecanlıydım.
Uyudum.
Biri beni arıyordu. Telefonun sesine uyandım ve hemen telefonu açtım.
Melek: Alo?
Sinan: Melek, üzgünüm ama kötü bir haberim var.
Melek: Ne oldu? Endişelendirdin beni.
Sinan: Can…
Melek: Ne oldu? İyi mi?
Sinan: Can gidiyor. Gömdüğümüz adamı buldular. Suçlu olarak onun el izi çıktı. Gitmezse içeri girecek.
Şok oldum. Konuşamadım. Adeta dilimi yutmuştum. Her şey rüya gibiydi. Sanki bu rüyadan hiç uyanmayacakmışım gibi… Bütün olanları unutmuştum.
Kerim: Melek, orada mısın?
Kerim: Melek…
Kendimde değildim. Öylece durup boş boş bakıyordum.
Sinan: Melek, geliyoruz. Sakin ol…
Dört beş dakika sonra geldiler. Eşofmanlarımla arabaya bindim.
Melek: Sinan, Kerim… Ne olacak bundan sonra? Ne yapacağız? Şu an Can nerede? Yanına gitmem lazım.
Kerim: Yarım saate yola çıkacak.
Melek: Bekleyin!
İçeri koşa koşa gittim. Anneme gitmem gerektiğini anlattım. Onsuz yapamazdım. Onu bu halde yalnız bırakamazdım.
Annem uzun bir kararsızlıktan sonra pes etti. Hemen bir bavul hazırladı ve benimle arabaya geldi.
Sinan: Melek, bu ne?
Melek: Havaalanına çabuk! Yetişelim. Ben de gideceğim. Onu bırakamam.
Kerim: Oh be! Hadi Sinan, hızlı!
En hızlı şekilde havaalanına vardık. Can uçağa biniyordu. Yer doluydu. Arkasından bağırdım, çağırdım ama duymadı. Hepimiz teker teker aradık ama telefonuna bakmadı.
Peki şimdi ne olacaktı ?