Ucubeler 👀

Yanlarına gittim.
Bir adam baygındı ve onu taşıyorlardı.
Sinan bana bakınca bir anda durdu.
— Melek, sana ne oluyor? Tır tır titriyorsun.
Can kaşlarını çattı.
— Arabadan niye indin ayrıca?
Melek korkuyla onlara baktı.
— Korkuyorum.
Can derin bir nefes aldı.
— Demiştim. İnatçısın sen. Burası senlik değil.
Adamı arabaya attılar ve hepimiz bindik.
Tam yola çıkacakken yine bir silah sesi duyuldu.
PAT!
Kerim irkilerek:
— Ne oluyor ya?
Melek korkuyla:
— Gidelim, hadi! Korkuyorum.
Can ona dönüp sakin bir sesle:
— Tamam, sakin.
Sonra elimi tuttu.
CAN ELİMİ TUTTU.
Tam o sırada telefonum çalmaya başladı.
Arda arıyordu.
Sinan şaşkınlıkla:
— Telefonunuzu sessize almadınız mı Allah aşkına?
Melek mahcup bir şekilde:
— Pardon.
Hemen telefonu kapattım.
Can bana bakıp:
— Engelle bence. Hep arar.
Sadece sinirli bir şekilde baktım.
Yol boyunca fazla konuşmadık.
Bir süre sonra adamı bir depoya götürüp içeri bıraktılar.
Kerim telefonunu çıkarıp:
— Millet, çekiyorum. Buraya bakın, anı kalsın.
Hepimiz kameraya döndük.
Tam fotoğraf çekildiği anda hepimizin yüzünde aynı şaşkın ifade vardı.
Sinan:
— Gidelim. Bu yarın uyanır.
Yola çıktık.
Eve geldiğimde hepsine teşekkür ettim.
Kerim gülerek:
— Kız, ne demek! Ne zaman istersen kaçırırız adam.
Hepimiz kahkaha attık.
Sonra onlar gittiler.
Ben de bir süre sonra telefonuma baktım.
Bir bildirim vardı.
Yeni grup: Ucubeler
Grubun içinde:
Can
Kerim
Sinan
Melek
Can:
— Bu ne?
Kerim:
— Grup ismi nasıl?
Sinan:
— Saçma. Ucube sensin.
Melek:
— Niye açıldı bu grup?
Kerim:
— E artık ortağız. Yarın adamın yanına gidiyoruz.
Can hemen karşı çıktı.
— Ortak değiliz. Melek’in uzak durması gerek.
Melek:
— Yooo.
Sinan:
— Durun, sakin. Okulda görüşürüz nede olsa.
Kerim:
— Evettt, relax. Görüşmek üzere.
Melek:
— Görüşüzz.
Can:
— Tamam.
Melek:
— Odunsun.
Can:
— Olabilir.
Sinan ve Kerim:
— YETERRR!
Telefonu kapatıp eve girdim.
Arda evdeydi.
Beni görür görmez:
— Aradım, bakmadın. Ben de buraya geldim.
Annem de meraklı gözlerle bana baktı.
— Kızım, neredeydin sen?
Melek gülümseyerek:
— Anne, merak etme. Biraz dolaştım.
Arda hemen araya girdi.
— Telefonuna bakmadın.
Melek:
— Sesteydi.
Arda:
— Hmm…
Melek kaşlarını kaldırdı.
— Trip?
Arda:
— Ne alaka?
Melek:
— Peki Güler?
Bir süre yemek yedik ve vakit geçirdik.
Sonra odama çıktım.
Rutinimi yaptım, üzerimi değiştirip yatağıma uzandım.
Günün bütün yorgunluğu üzerime çökmüştü.
Gözlerimi kapattım.
Ama bugün yaşananlar hâlâ aklımdaydı.
Özellikle de…
Can’ın elimi tuttuğu o an.