Keşfet

uyanış 🖤

KARANLIĞIN İÇİNDE AŞK.

uyanış 🖤

Can gitmişti.

Can gitmişti… Beni bırakıp gitmişti. Ne bir mektup, ne bir mesaj… Öylece gitmişti.

Aklım bomboştu. Ne düşüneceğimi, ne yapacağımı bilmiyordum.

Sinan ve Kerim yanımda duruyor, bana destek olmaya çalışıyordu.

Sinan: Melek, gidelim.

Bağırdım, çağırdım… Sonra gözlerim kapandı.

Gözlerimi açtığımda hastanedeydim.

Kerim: Melek, sakin ol tamam mı?

Melek: Nasıl yapar bunu bana? En azından yazabilirdi. Bu kadar zor mu?

Sesim titriyordu. Can’ın arkasından gitmeye çalışırken onu kaybetmiştim. Üstelik neden gittiğini bile tam olarak bilmiyordum.

Kaç gün okula gitmedim, bilmiyordum.

Kaç gün hiçbir şey yemedim, onu da bilmiyordum.

Sinan ve Kerim her gün yanıma geliyordu. Psikiyatriye gidiyordum. Ama ben tamamen dağılmıştım.

Günler geçtikçe hastaneler neredeyse evim olmuştu.

Sinan ve Kerim ise artık sadece arkadaşlarım değil, en yakınlarım olmuştu. Her zaman yanımdaydılar.

Bir gece telefonum çaldı.

Ekrana baktım.

Özel Numara.

Telefonu açtım.

Melek: Alo?

Sessizlik…

Melek: Alo?

Yine ses yoktu.

Melek: Can… sen misin?

Cevap gelmedi.

Ama o sessizliğin Can’a ait olduğunu adım kadar emindim.

Bir anda içimde biriken her şey patladı.

Ona söylendim. Kızdım. Ağladım. Geçirdiğimiz her şeyi anlattım. Onsuz geçen günlerimi, onu ne kadar özlediğimi, bana bunu nasıl yapabildiğini…

Karşı taraftan sadece ağlama sesi geliyordu.

Sonra hafif bir nefes sesi…

Melek: Can… konuş. Ne olur konuş.

Yine sessizlik.

Melek: Can, sesini duymak istiyorum…

Telefon kapandı.

Ekrana öylece baktım.

O gece anladım…

Can hayattaydı.

Ama neden benimle konuşmuyordu?

Ve neden sadece sessizce arıyordu?