🌌 Yıldızların Altında🖤

Arda’nın davranışlarını garip buluyordum ama her neyse deyip lavaboya girdim.
Tam o anda elektrikler gitti.
Göz gözü görmüyordu. Karanlıktan nefret ediyordum. Panikle bağırmaya başladım.
— Kimse var mı? Hey!
Kapı kilitliydi. Dışarıdan Arda ve Can’ın seslerini duyuyordum.
— Melek! Melek!
Daha yüksek sesle bağırdım.
— Buradayım!
Bir anda Can kapıyı tekmeleyerek açtı.
Arda hemen yanıma geldi.
— İyi misin?
Can sakin bir şekilde bana baktı.
— Sakin ol Melek, tamam. Gel, çıkalım.
Can’la birlikte okuldan çıktık.
Arabaya bindikten sonra Can bana baktı.
— Daha iyi misin?
— Karanlıktan nefret ediyorum.
Can hafifçe tebessüm etti.
— Tamam, korkma. Kapıyı kim kilitledi?
— Bilmem ki...
Can bir anda durup boşluğa baktı. Sonra hiçbir şey söylemeden gaza bastı.
Arkamızdan Arda’nın sesi geliyordu.
— Melek!
Can telefonunu çıkarıp sessize aldı.
— Durmaz şimdi.
— Nereye gidiyoruz?
Can bana baktı.
— Dağda güzel manzaralı bir villamız var. Gider biraz stres atarız.
Başımı salladım.
Geldiğimiz yer gerçekten harikaydı. Toprak kokusu, temiz hava, yemyeşil doğa ve karşıdaki muhteşem manzara...
Bir süre oturup bolca sohbet ettik.
Akşam olduğunda gökyüzü yıldızlarla dolmuştu. Yıldızlar tepemizde öylesine net görünüyordu ki sanki elimizi uzatsak dokunabilecektik.
— Keşke yıldızlara dokunabilsek... Daha yakından izleyebilsek.
Can ise yıldızlara değil, sadece bana bakıyordu.
— Ne öyle bakıyorsun?
Can hafifçe gülümsedi.
— Yıldızları sevdiğini bilmiyordum.
Çantamdan defterimi çıkarıp ona çizimlerimi gösterdim. Aylar, yıldızlar, gezegenler...
Can çizimlere dikkatlice baktı.
— Çok güzel çiziyorsun.
Tebessüm ettim.
Bir süre daha oturduk. Sonra saate baktım.
— Gitmem gerek, geç oldu.
Can ayağa kalktı.
— Tamam, hadi kalkalım.
Yola çıktık.
Bir süre sonra önümüzde beyaz, küçük bir şey belirdi. Can tam çarpacakken frene bastı.
Kalbim küt küt atıyordu.
Arabadan indik.
Karşımızda minicik bir köpek yavrusu vardı. Bembeyaz tüyleri ve masmavi gözleri vardı. Boynunda tasması vardı ama etrafta sahibi görünmüyordu.
— Caaaan! Çok tatlııı!
Can köpeğe baktı.
— Evet... Ne işi var ki burada? Sahibine de rastlamadık.
Köpeği kucağıma aldım.
— Alalım mııı?
Can önce düşündü.
— Bilmem...
Sonra köpeğe baktı ve gülümsedi.
— Olur.
Arabaya bindik ve ona mama almaya gittik. Eksiklerini de aldıktan sonra eve geldik.
— Görüşürüz.
— Görüşürüz.
Can gittikten sonra bütün akşam köpekle ilgilendim.
O gece fark ettim ki Can artık bana sadece iyi gelmiyordu...
Can’a o kadar alışmıştım ki onsuz nasıl olacağını artık bilmiyordum.