BÖLÜM 1
Bölüm 1
Recep, okumayı çok sevmesine rağmen, ilkokuldan sonra ayrılmak zorunda kalmıştı. Nedeni ise ailesinin fakir olmasından ve oldukça hasta olmasından dolayıydı. Babası, mevsimlik işçi olduğu için ailesini geçindirecek kadar kazanamıyordu. O yüzden de oğlunu ilkokuldan sonra okutamamıştı.
O, ilkokuldan sonra ailesine katkı olması için ailesi ile birlikte tarlada çalışıyordu, ama isteyerek çalışmıyordu. Çünkü aklı fikri okumaktaydı. Bu şekilde babasıyla iki yıl çalıştıktan sonra eline kalemi alıp işadamlarına, kendisini okutmanları için mektup yazdı. Mektubu yazdıktan iki ay sonra kendisine bir işadamı tarafından cevap geldi. İş adamı kendisini ve ailesini görmek istediğini yazmıştı.
Yazıyı okuyup cevap veren iş adamı, hemen harekete geçerek çocuğun ailesini buldu. Bulduktan sonra onlara:
‘Oğlunuz mektubunda, okumak istediğini, fakat ailesinin imkânsızlığından dolayı okuyamadığını, bu yüzdende çok üzüldüğünü yazmış. Mektubu okuduğum zaman çok duygulandım. Müsaadeniz olursa onu okutmak istiyorum’ dediğinde çocuğun babası:
‘Beyim, Allah Teâlâ sizden razı olsun, ama oğlumu gönderemem’ dedi, sıkılgan bir ifadeyle.
Çocuğun babasının sözlerinden sonra, işadamı şaşkına dönmüştü. Talih kuşu, ayaklarına kadar geldiği halde, o geri çevirmişti. Bundan dolayı da şaşkındı.
‘Ama neden neden göndermiyorsunuz oğlunuzu. Az önce dediğim gibi, oğlunuz okulunu bitirene kadar, size yardım edeceğim. Hem sizde gelir yanında kalırsınız’ diye serzenişte bulundu iş adamı.
İşadamını dinleyen çocuğun babası:
‘Çünkü çocuğumuz hasta. Hem hasta olduğu ve fakir olduğumuz için onu okula gönderemedik Ayrıca doktora gidecek paramız olmadığı içinde onu doktora bile götüremiyoruz. Öyle kötü durumda ki yürüyecek hali bile yok. O yüzden sizinle gönderemem’
Hasta olduğunu duyan iş adamı üzülmüştü. Üzüldüğünü her ne kadar göstermezse de, gözlerinden ne halde olduğu belli oluyordu.
‘Demek, çocuğunuz çok hasta ha!’ dedi iş adamı, üzgün bir şekilde. ‘Onu hiç mi doktora götürmediniz?’ dedi annesine dönerek.
‘Götüremedik beyim’ dedi çocuğun annesi ‘hem götürsek bile ilacım parasını nasıl ödeyeceğiz’
Çocuğun annesinin sözü bitince, babası yüzü asık bir şekilde:
‘Biz karnımızı bile tam olarak doyuramazken ilaç paralarını nasıl ödeyelim’
Onlar aralarında konuşurken evin içinden hırıltılı sesler geldi. Sesler kesildikten sonra da pat diye bir ses geldi.
O sesi duyan çocuğun annesi, ellerini dizlerine vurarak:
‘Oğlum, oğlum elden gidiyor’ dedikten sonra ağlamaklı bir şekilde içeriye koştu.
O, içeriye girdiğinde oğlu yerde yatıyordu ve ağzından köpükler geliyordu. Gözleri de kaymış tamamen beyazlaşmıştı. Dili de içeriye kaçmıştı ve bundan dolayı da boğulmak üzereydi.
Annesi, oğlunun dilinin içeriye kaçtığını görünce boğulmaması için eli ile dilini dışarıya çıkardı.
‘Kuzum kuzum, hep bu şekilde mi hayatın devam edecek. Senin derdine bir çare bulamayacak mıyız?’ dedi annesi oğlunun üzerine yaslanarak.
O, içeride ağıt yakarken dışarıda da babası işadamına dert yanıyordu.
‘Beyim, oğlum gözlerimin önünde eriyip gidiyor ve ben de hiçbir şey yapamıyorum. Gördüğünüz gibi, elimizde avucumuzda bir şey olmadığı için onu da tedavi ettiremiyoruz’ dedi, derinden bir ah çekerek.
Onu dinleyen iş adamı:
‘Müsaade ederseniz çocuğunuzun tedavi olması için yardımcı olayım’ dedi şefkatli bir şekilde.
Yorumlar
- Murat Canpolat: yorumunuz için teşekkür ederim
- Murat Canpolat: yorumun için telekkür ederim
- Murat Canpolat: Teşeklür ederim
- İkbal Sürücü: Kalemine sağlık
- Şevnur Binici: Hani kardes sanırım 2 bölümde Bekliyor olucam 👏👏👏 Çocuğa çok üzüldüm ya