Keşfet

21. Bölüm: Gerçek Ortaya Çıkıyor

🩸 KATİL ARAMIZDA.

KATİL ARAMIZDA

21. Bölüm: Gerçek Ortaya Çıkıyor

Elif, gece boyunca doğru düzgün uyuyamamıştı. Defne’yle konuştukları şeyler aklından çıkmıyordu. İki doğum belgesindeki tuhaflıklar, ailelerinin sorular karşısındaki tavırları ve yıllar öncesine ait DNA testi…

Bütün bunların bir açıklaması olmalıydı.

Sabah kahvaltıda annesiyle babasının karşısına oturduğunda daha fazla beklemek istemedi.

“Bugün Defne’yle hastaneye gideceğiz.”

Aylin elindeki çay bardağını masaya bıraktı.

“Yine mi bu konu, Elif?”

“Anne, doğum belgelerimizde bir sürü tutarsızlık var. Sadece nedenini öğrenmek istiyoruz.”

Kemal gazetesini katladı.

“Hastane eski kayıtları hemen bulamayabilir. Önce bir araştırmak gerekiyor.”

Elif babasına döndü.

“Baba, kaç gündür aynı şeyi söylüyorsun. Bir gün de birlikte gidip soralım.”

Kemal kızının yüzüne baktı. Bir şey söyleyecek gibi oldu ama vazgeçti.

“Peki. Önce hastaneden bilgi alın. Sonra ne yapacağımıza karar veririz.”

Elif bu cevabın yeterli olmadığını düşünüyordu. Yine de tartışmayı uzatmadı. Kahvaltısını bitirip çantasını aldı.

Defne de evden çıkmaya hazırlanıyordu. Kapıdan ayrılmadan önce babasının yanına gitti.

“Baba, Elif’le hastaneye gidiyoruz.”

Orhan başını kaldırdı.

“Ne yapacaksınız orada?”

“Doğum kayıtlarımızı inceleteceğiz. Belki yıllar önceki DNA testiyle ilgili de bir şey öğrenebiliriz.”

Orhan’ın yüzü gerildi.

“Böyle şeyler için öylece gidip bilgi alamazsınız.”

“Biliyorum. Gerekirse resmî başvuru yaparız.”

“Defne, bu konuyu biraz zamana bırak.”

Defne sabırsızca nefes verdi.

“Her sorduğumda bunu söylüyorsun. Ben artık beklemek istemiyorum.”

Orhan cevap vermedi.

Defne kapıya yöneldiğinde babasının arkasından seslendiğini duydu.

“Beni aramadan hiçbir belge imzalama.”

Defne durup ona baktı.

“Ne belgesi, baba? Sadece bilgi almaya gidiyorum.”

Orhan bir an sustu.

“Yanlış bir işlem yapılmasın diye söylüyorum.”

Defne bir şey demeden evden çıktı. Babasının bu kadar endişelenmesine anlam veremiyordu.

Elif ve Defne hastanenin kayıt birimine vardıklarında yanlarında bulunan belgeleri görevliye gösterdiler.

Görevli, iki doğum belgesini dikkatlice inceledi.

“Bunlar eski kayıtlar. Bazı belgeler dijital ortama aktarılmış, bazılarıysa arşivde tutuluyor. Fakat kişisel kayıtlarla ilgili bilgi verebilmemiz için gerekli izinlerin alınması gerekiyor.”

Elif telefonundaki fotoğrafı açtı.

“Bu numarayla ilgili bir şey öğrenebilir miyiz? Belgede sonradan düzeltme yapılmış gibi görünüyor.”

Görevli ekrana ve ardından belgenin fotoğrafına baktı.

“Buradan kesin bir şey söyleyemem. Numaranın neden değiştirildiğini anlamak için asıl kaydı incelememiz gerekir.”

Defne çantasından kendi belgesini çıkardı.

“Benim belgemde de benzer bir durum var.”

Görevli iki fotoğrafı yan yana koydu. Bir süre karşılaştırdıktan sonra başını kaldırdı.

“Bunların aynı olayla bağlantılı olduğunu söylemek için yeterli bilgi yok. Ama ikisi için de ayrı inceleme talebinde bulunabilirsiniz.”

Defne hayal kırıklığıyla arkasına yaslandı.

“Yani yine bekleyeceğiz.”

“Size yanlış bilgi vermektense kayıtları kontrol etmemiz daha doğru olur.”

Elif görevliye teşekkür etti. Tam kalkacakları sırada telefonu çaldı.

Arayan Başkomiser Murat Demir’di.

“Elif Hanım, siz ve Defne Hanım bugün müsait misiniz?”

“Evet. Bir şey mi oldu?”

“Eski hastane kayıtlarıyla ilgili yeni bir sonuç aldık. Sizinle ve ailelerinizle görüşmemiz gerekiyor.”

Elif’in yüzü ciddileşti.

“DNA testiyle mi ilgili?”

Murat kısa bir sessizliğin ardından cevap verdi.

“Evet. Karakola gelebilir misiniz?”

Elif, Defne’ye döndü.

“Galiba bir şey buldular.”

Karakola gittiklerinde Murat ve Komiser Selin onları görüşme odasında karşıladı. Aylin, Kemal, Orhan ve Defne’nin annesi de oradaydı.

Defne oturur oturmaz sordu:

“DNA testinin sonucu mu çıktı?”

Selin önündeki dosyayı açtı.

“Eski laboratuvar kayıtlarını yeniden inceledik. İlk başta bulduğumuz belgeler eksikti. Şimdi ulaştığımız kayıtlar sayesinde DNA karşılaştırmasının sonucu doğrulandı.”

Aylin’in elleri birbirine kenetlendi. Kemal başını önüne eğdi. Orhan ise sessizce dosyaya bakıyordu.

Elif dayanamadı.

“Ne yazıyor sonuçta?”

Murat doğrudan cevap verdi.

“Test, iki bebeğin biyolojik anne ve babalarıyla eşleşmelerinin, hastane kayıtlarında gösterilen ailelerle uyuşmadığını ortaya koyuyor. Diğer belgelerle birlikte değerlendirdiğimizde, sizin bebekken yanlış ailelere teslim edildiğiniz anlaşılıyor.”

Defne birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemedi.

Sonra başını iki yana salladı.

“Yani… Elif’le ben mi?”

Selin başını hafifçe salladı.

“Eldeki DNA sonucu ve kayıtlar bunu gösteriyor. Ancak olayın nasıl gerçekleştiğini ve kimin sorumlu olduğunu hâlâ araştırıyoruz.”

Elif annesine döndü.

“Anne, bu doğru mu?”

Aylin’in gözleri dolmuştu.

“Ben… Böyle bir şey olabileceğini bilmiyordum.”

Elif’in sesi titredi.

“Bunca yıl beni büyüttün. Bana annelik yaptın. Benim annem sensin. Ama şimdi öğrendiğim şeyi de anlamak zorundayım.”

Aylin kızının elini tuttu.

“Biliyorum, kızım.”

Elif annesinin elini bırakmadı. Onu suçlamak istemiyordu. Fakat kafasındaki sorular da bir anda kaybolmuyordu.

Defne ise babasına bakıyordu.

“Baba, sen biliyor muydun?”

Orhan hemen cevap vermedi.

Defne’nin gözleri doldu.

“Bir şey söyle.”

“Bu sonucu ben de sizinle birlikte öğreniyorum,” dedi Orhan sonunda.

“Peki, neden hastaneye gitmemizi istemedin?”

Orhan sandalyesinde doğruldu.

“Çünkü eski kayıtların yanlış anlaşılmasından korkuyordum.”

Defne acı bir şekilde güldü.

“Yanlış anlaşılmasından mı? Meğer bütün hayatımızı etkileyen bir şey varmış.”

“Defne, şimdi sakin olmalısın.”

“Bana ne hissetmem gerektiğini söyleme!”

Defne’nin sesi odada yankılandı. Elif yanına oturup elini tuttu.

Murat konuşmaya devam etti.

“Şunu birbirinden ayırmamız gerekiyor. DNA sonucu, biyolojik ailelerle ilgili durumu ortaya koyuyor. Ancak bebeklerin neden yer değiştirdiğini, bunun bir hata mı yoksa kasıtlı bir işlem mi olduğunu henüz bilmiyoruz.”

Selin dosyadan başka bir belge çıkardı.

“Eski teslim defterinde değiştirilmiş bir kayıt numarası var. Ayrıca DNA sonucunun bir kişiye elden teslim edildiğini gösteren bir not bulduk. Fakat teslim alan kişinin adı okunmuyor.”

Kemal başını kaldırdı.

“Yani biri sonucu almış olabilir ama kim olduğunu bilmiyorsunuz?”

“Doğru,” dedi Selin. “O kişinin kim olduğunu ve sonucu gerçekten alıp almadığını doğrulamaya çalışıyoruz.”

Orhan’ın yüzü gerildi ama konuşmadı.

Murat, ailelere dönerek devam etti:

“Şu anda kimseyi suçlamıyoruz. Elimizdeki belgelerin tamamını incelemeden bir sonuca varamayız.”

Defne gözlerini sildi.

“Peki, biyolojik ailelerimizin kim olduğunu ne zaman öğreneceğiz?”

“Bunu belirlemek için kayıtları doğrulamamız ve gerekirse ek incelemeler yapmamız gerekiyor,” dedi Murat. “Size kesin olmayan bir bilgi vermek istemiyoruz.”

Karakoldan çıktıklarında Elif ve Defne bir süre bahçedeki bankta oturdu.

Defne ellerini dizlerinin üzerinde birleştirmişti.

“Ben ne yapacağımı bilmiyorum.”

Elif ona baktı.

“Ben de bilmiyorum.”

“Yıllardır aynı evde yaşadım. Annemle babamın beni nasıl büyüttüğünü biliyorum. Şimdi öğrendiğim şey yüzünden onlara yabancılaşmak istemiyorum. Ama bir yandan da kendi ailemi merak ediyorum.”

Elif başını salladı.

“Bu ikisi birbirine engel değil. Seni büyüten aileni sevmeye devam edebilirsin. Biyolojik aileni de merak edebilirsin.”

Defne gözlerini sildi.

“Ya biri bunu yıllardır biliyorsa?”

Elif bir süre düşündü.

“Bilmiyorum. Ama polis de bunu araştırıyor. Biz tahminlerle birbirimizi üzmeyelim.”

Defne başını Elif’in omzuna yaslamadı, Elif de ona uzun öğütler vermedi. İkisi yalnızca bir süre sessizce oturdu. Bazen söylenecek bir şey bulmak, yaşananları anlamaktan daha zordu.

Akşam Elif eve döndüğünde Aylin salonda onu bekliyordu.

“Bir şeyler yemek ister misin?” diye sordu.

“İstemiyorum, anne.”

Aylin kızının karşısına oturdu.

“Bana kızgın mısın?”

Elif hemen cevap vermedi.

“Sana kızgın değilim. Sadece kafam karışık.”

Aylin’in gözleri doldu.

“Ben seni ilk kucağıma aldığım günü hatırlıyorum. Küçücük bir bebekti