Keşfet

23. Bölüm: Kardeşler Arasında

🩸 KATİL ARAMIZDA.

KATİL ARAMIZDA

23. Bölüm: Kardeşler Arasında

Elif eve geldiğinde salondan gelen sesleri duydu. Aras, Ege ve Zeynep koltukta oturuyordu. Aylin mutfaktaydı, Kemal ise televizyonun karşısında sessizce duruyordu.

Elif çantasını girişe bıraktı.

“Ne oldu? Hepiniz neden böyle oturuyorsunuz?”

Zeynep ona baktı.

“Abla, doğru mu?”

Elif kaşlarını çattı.

“Ne doğru mu?”

“Seninle Defne'nin bebekken karıştırıldığınız…”

Elif bir an durdu. Demek kardeşleri de öğrenmişti.

“Evet,” dedi. “DNA testi bunu doğruladı.”

Ege şaşkınlıkla doğruldu.

“Yani Defne bizim biyolojik kardeşimiz mi?”

“Evet. Görünen o.”

Aras ellerini birbirine kenetledi.

“Peki, bu nasıl olmuş? Hastanede kimse fark etmemiş mi?”

“Bilmiyorum, Aras. Polis hâlâ araştırıyor.”

Zeynep'in gözleri dolmuştu.

“Peki sen artık bizim kardeşimiz değil misin?”

Elif hemen yanına oturdu.

“Öyle bir şey yok. Ben yine senin ablanım.”

“Ama biyolojik olarak…”

“Zeynep, ben seninle büyüdüm. İlkokula başladığın günü hatırlıyorum, hastalandığında sabaha kadar yanında oturduğumu da. Bunlar değişmedi ki.”

Zeynep ablasına sarıldı.

“Ben sadece her şey değişecek diye korktum.”

Elif onun saçlarını okşadı.

“Her şey bir anda değişmek zorunda değil.”

Ege hâlâ düşünceliydi.

“Peki, Defne ne hissediyor? Onun için de kolay değildir.”

“Değil,” dedi Elif. “O da kafası karışık bir hâlde.”

Aras ayağa kalkıp birkaç adım attı.

“Bunu yapan kişinin bulunması gerekiyor. İki aileyi de ilgilendiren bir şey bu.”

Kemal konuşmaya katıldı.

“Polis zaten araştırıyor. Siz de kafanıza göre birilerini suçlamayın.”

Aras babasına döndü.

“Kimseyi suçlamıyorum baba. Sadece nasıl olduğunu öğrenmek istiyorum.”

Kemal bir an sustu.

“Haklısın. Ama bunu sakin bir şekilde yapmalıyız.”

Elif babasının yüzüne baktı. Kemal konuşmayı bitirmişti ama sanki söylemek istediği başka bir şey vardı. Elif üzerine gitmedi.

O gün evde herkesin aklında aynı soru vardı. Fakat kimsenin elinde cevap yoktu.

Karaca Evi

Defne, Deniz ve Mert'in de salonda olduğunu görünce duraksadı. Babası Orhan pencerenin yanında duruyordu. Annesi ise koltuğa oturmuş, ellerini dizlerinde birleştirmişti.

Deniz kardeşine döndü.

“Defne, bunu senden duymak istiyorum. DNA sonucu gerçekten böyle mi?”

Defne başını salladı.

“Evet. Polis, Elif'le bebekken yer değiştirdiğimizi söyledi.”

Mert şaşkınlıkla başını iki yana salladı.

“İnanamıyorum. İnsan kendi ailesiyle ilgili böyle bir şeyi nasıl bilmez?”

“Ben de bilmiyordum,” dedi Defne. “Sanki bilerek saklamışım gibi konuşmayın.”

Mert hemen itiraz etti.

“Öyle demek istemedim.”

“Biliyorum. Ama ben de sizin kadar şaşkınım.”

Deniz, Orhan'a döndü.

“Baba, senin bu konuda bildiğin bir şey var mı?”

Orhan yüzünü oğluna çevirdi.

“Hayır. Ben de sonucu sizinle birlikte öğrendim.”

“Peki, Defne hastaneye gitmek istediğinde neden bu kadar karşı çıktın?”

Orhan'ın yüzü gerildi.

“Karşı çıkmadım. Sadece eski belgelerden yanlış sonuç çıkarmasından endişelendim.”

Deniz başını salladı.

“Baba, bu sefer gerçekten ne söyleyeceğimi bilmiyorum.”

“Ben de bilmiyorum, Deniz. Sanıyor musun ki benim için kolay?”

Mert araya girdi.

“Tamam, ikiniz de sakin olun. Şu an birbirimizle tartışarak bir şey öğrenemeyiz.”

Defne bir süre sessiz kaldıktan sonra konuştu.

“Ben sizden vazgeçmek istemiyorum. Siz benim kardeşlerimsiniz. Ama biyolojik ailemin kim olduğunu da öğrenmek istiyorum.”

Deniz'in yüzü yumuşadı.

“Bunu istemen çok normal. Bizim sana bakışımız değişmez.”

Mert de başını salladı.

“Evet. Yalnızca biraz zamana ihtiyacımız var.”

Defne derin bir nefes aldı. En azından kardeşlerinin onu suçlamadığını biliyordu.

Sonra babasına baktı.

“Baba, senden de tek istediğim bu konuda bana dürüst olman.”

Orhan gözlerini kızından kaçırmadı.

“Bildiğim bir şey olursa söylerim.”

Defne bu cevabın kendisini rahatlatmadığını fark etti. Yine de o an tartışmayı sürdürmedi.

İki Kızın Konuşması

Akşam Elif ve Defne telefonda görüştüler.

“Bizim evde herkes öğrendi,” dedi Elif. “Zeynep çok üzüldü. Artık onun ablası olmayacağımı sanmış.”

Defne içini çekti.

“Benimkiler de önce inanamadı. Deniz babamla tartıştı ama sonra sakinleştiler.”

“Bana kızmadılar. Sadece ne yapacaklarını bilmiyorlar.”

“Biz de bilmiyoruz zaten.”

Elif bir süre sustu.

“Defne, seninle aramızın değişmesini istemiyorum.”

“Ben de istemiyorum. Ama her şey biraz garip geliyor. Mesela senin ailenle aynı sofraya oturmayı düşünüyorum. Sonra kendi evimi düşünüyorum. İkisi de benim hayatımın bir parçası.”

“Bence hemen karar vermek zorunda değiliz.”

Defne hafifçe güldü.

“İlk defa aynı fikirdeyiz.”

Elif de güldü.

“Biz zaten çoğu zaman aynı fikirdeyiz.”

Bir süre okuldan ve ertesi gün yapacaklarından konuştular. Konu yeniden ailelerine geldiğinde ikisi de aynı şeyi düşünüyordu: Gerçeği öğrenmek istiyorlardı ama bu süreçte sevdikleri insanları kaybetmek istemiyorlardı.

Akşamın Sonunda

Elif odasına çıkarken Aras kapının önünde onu durdurdu.

“Bir şey sorabilir miyim?”

“Sor.”

“Defne'yle görüşmeye devam edeceksin, değil mi?”

Elif şaşkınlıkla ona baktı.

“Tabii ki. Neden etmeyeyim?”

Aras omuz silkti.

“Bilmiyorum. Herkesin kafası karışık. Belki bir süre uzak durmak istersin diye düşündüm.”

Elif başını iki yana salladı.

“Defne'nin hiçbir suçu yok. Ben de ondan uzaklaşmak istemiyorum.”

Aras başını salladı.

“İyi. Çünkü onun da yalnız kalmasını istemem.”

Elif gülümsedi.

“Bunu ona kendin de söyleyebilirsin.”

Aras hafifçe gülümsedi.

“Belki söylerim.”

Elif odasına girdiğinde kendisini biraz daha iyi hissediyordu. Herkesin kafası karışmış olsa da kardeşleri onu anlamaya çalışıyordu.

Karaca evinde ise Deniz, babasının çalışma odasına uğradı. Kapı aralıktı. Orhan masasında oturuyordu.

“Baba, yatmadan önce bir şey söylemek istiyorum.”

Orhan başını kaldırdı.

“Söyle.”

“Defne'nin biyolojik ailesini merak etmesini anlıyorum. Onu bu konuda yalnız bırakmayacağım. Ama senin de ona destek olmanı istiyorum.”

Orhan bir süre oğluna baktı.

“Ben de onun iyiliğini istiyorum.”

“Öyleyse bunu ona göster.”

Deniz daha fazla bir şey söylemeden odadan çıktı.

Orhan yalnız kaldığında masasının çekmecesine baktı. İçinde hâlâ kimseye göstermediği eski zarf duruyordu.

Elini çekmeceye uzattı ama açmadı.

Bir süre sonra ışığı kapatıp odadan çıktı.

O gece iki evde de kardeşler birbirleriyle konuşmuş, birbirlerini anlamaya çalışmıştı. Aralarında sorular ve kırgınlıklar vardı ama hiçbiri diğerini hayatından çıkarmak istemiyordu.

Yine de ailelerin bilmediği bir şey vardı: Bu olay yalnızca eski bir hastane kaydından ibaret olmayabilirdi.

Ve geçmişte yaşananları gerçekten bilen kişi, henüz konuşmaya hazır değildi.